kapat
21.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

iste yatirim
 

MHP, Derviş kompleksini bırakıyor


Önce son 10 günün olaylarını kısaca hatırlayalım. Reform yasalarındaki yaklaşım farklılığı ve IMF'in talepleri Türkiye'yi ciddi bir hükümet krizinin eşiğinden döndürdü.
MHP'li bakanlar bir gece yarısı durum değerlendirmesi yaptılar. Konu tabii ki Telekom ve Devlet Bakanı Kemal Derviş'in tutumu idi. Telekom'da yönetim değişikliğinin IMF'ten sağlanacak kredinin ön şartı haline getirilmesi MHP'yi çok rahatsız etti. Partinin ekonomi uzmanı bir bakanı, "Böylesi detay bir konunun pazarlık sürecine dahil edilmesi kabul edilemez, ama bu gerekçeyle koalisyonun bozulmasını halka izah edemeyiz" dedi. Değerlendirme, "Haklısınız" tespitiyle sonuçlandı. Peki, MHP bundan sonra ekonomi ile ilgili karar alma sürecinde nasıl bir yol izleyecek. Kurmay kadrodan edindiğim ipuçları şöyle:

* Herşeyden önce Derviş kompleksine girilmeyecek ve kavga ediyor görüntüsü verilmeyecek.

* Partinin vitrini ekonominin çeşitli alanlarındaki uzman isimlerin işbirliğine açılacak.

* DPT strateji üreten program risklerini önceden uyaran bir merkez olacak.

* BDDK, Hazine ve Merkez Bankası bürokratlarıyla diyalog geliştirilecek.

Bütün bunlara neden gerek duyulduğuna gelince... İki net gerekçe var; bir uyumlu görünümlü kitlesel parti olma, iki, bir yıl içinde gündeme gelebilecek seçime hazırlık.

Derviş'in daha ekonomik program açıklanmadan siyasi mesajlar vermesi de "Kalıcı siyasi aktör olma" gerekçesine bağlanıyor. Seçim ekonomisi uygulanabilecek alanlar daraltıldığı, musluklar kontrol altına alındığı için program açısından kaygı duyulmuyor. Bu nedenle yeni ekonomik düzenin gökdelen olarak dikileceği siyasi zeminin de değiştirilip sağlamlaştırılması gerektiğinin herkes farkında.

BDDK'da yeni dönem
Günlerdir merakla beklenen Bankalar Yasası Değişikliği nihayet TBMM'den vize aldı. Ancak tasarıda, dikkatli gözlerden kaçmayan bir fıkra vardı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun, bürokratik kimlik ve uyum geliştiremediğinin en tipik göstergesiydi bu düzenleme. "Kamu kurum ve kuruluşlarının personeli iken BDDK'da görev alanlar, istekleri halinde geldikleri kurumlarda durumlarına uygun bir göreve atanırlar" hükmü aslında ciddi bir bölünmeyi giderme amacına hizmet ediyordu. Çünkü BDDK'da üç kategori eleman bulunuyordu. Bankacılar, hazineciler ve işgalciler. İşgal kuvvetleri artık köyüne dönüyor. Bunlar kimler mi? Tabii ki Zekeriya Temizel döneminde Kurum'a gelen maliye kökenli bürokratlar. Bu arada hatırlamakta fayda var, BDDK sözde idari ve mali özerkliği olan bir yapıda kurulmuştu. Daha 15 ay dolmadan özerklik ruhu çarmıha gerildi. İsteyen hükümetin, istediği zamanda, herhangi bir kanunda değişiklik yaparken, kendisine uygun bir BDDK yaratmasının da yolu açılmış oldu.

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır