Global Menkul Kıymetler, 1998 yılının sonunda portföy yönetimi birimini bünyesinden ayırarak Global Portföy yönetimi şirketini kurdu. Böylelikle şirket, sadece aracılık hizmeti verme misyonunun çerçevesini genişletti. Global Portföy'ün müşterileri, geçen yıl en çok kazanan yatırımcılar arasında yer aldı. Global Portföy Genel Müdürü Tahsin Benser ile portföy yönetimi ve Türkiye'nin ekonomik performansı üzerine konuştuk.
t Şu anda Türkiye'nin ekonomik performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'nin bugünlerde bir ameliyat masasında olduğunu düşünüyorum. Merkez Bankası, kur politikasını sabitlemekle anestezi yaptı. Ameliyatın diğer bölümlerinde de önemli başarılar elde edildi, cerrahi tedbirler alındı. Mali sistemin rehabilitasyonu, sosyal güvenlik sistemi ve özellikle emeklilik konusunda atılan adımlar, tarım sübvansiyonlarında IMF taahhütlerine uyulması gibi konular ise olayın neşter kısmı ki, bu konularda somut adımlar atıldı.
* Burada eksik ya da artılarımız neler?
Türkiye'nin en büyük şanssızlığı, insanının ve Türk şirketlerinin yüksek enflasyon nedeniyle risksiz gelire alışması. İnsanların zahmetsiz ve risksiz para kazanma alışkanlıkları bankaları da etkiledi. Örneğin insanlar repoyu bilir hale geldi, repoya güvenir oldu. Yurtdışında insanlar reponun ne olduğunu dahi bilmezler. Sadece nakit rakamlarının altındaki bir alt kalemdir. Ama şu anki ekonomik konjonktürde bankalar reponun kaldırılmasını tartışır oldular. Çok farkına varamıyoruz, ama başka bir rotaya girdik.
* Şu ana kadarki performansı nasıl buluyorsunuz?
Anestezi başarılı. Gecikmeler olsa da şu anda girilmiş olan yol doğru. İngiltere, bizim şu anda atlattığımız süreci 25 yılda atlattı. Şu anda faiz dışı fazladan sözediliyor, ama önemli olan sürdürülebilir bir bütçe gelişimi sağlamak. Örneğin bu yıl bütçede gelir kalemleri arasında yer alan özelleştirme sürdürülebilir bir gelir kalemi değil. Daha farklı ve yeni gelirler bulunması gerektiğini düşünüyorum.
* Hangi sektörleri cazip görüyorsunuz?
Bence enerji ve üretime dönük sektörler, yatırımcı açısından orta vadede daha anlamlı. Çünkü görülen o ki, Türkiye özellikle enerji ve üretim konusunda 20-30 sene içinde, bulunduğu bölgede İsrail'le birlikte bir liderlik paylaşacak. Telekom ve medya da rekabet düşüklüğü nedeniyle cazip sektörler. İnternetteki potansiyelin de İsrail'deki kadar olmasa da cezbedici olduğunu düşünüyorum.
Biz tüm yatırım enstrümanlarının dikkate alıyoruz. Yatırım yaptığımız alanlar hisse senedi ve sabit getirisi olan enstrümanlar. Başka oyuncuların olmadığı alanlarda şirketlerin değerini bulmaya çalışıyoruz. "Başkası bizim aldığımız fiyatın daha üzerinde alır mı?" sorusuna yanıt bulmaya çalışıyoruz. Türkiye'de reponun anlamının nakit içindeki kalemlerle eşdeğer bir hale geleceğini düşünüyorum. Paritedeki kabusun da sona ereceğini öngörüyoruz. Ama bence en önemli göstergelerden biri insanların dövizden çıkış oranları. İnsanlar dövizi sigorta olarak görmekten vazgeçtikleri gün portföy yatırımlarının önü daha da açılacak.
* Borsanın şu anki performansını nasıl buluyorsunuz?
Borsada yılbaşındaki büyük çıkışla birlikte bütün insanlar faizdeki düşüşten kaybettiği parayı borsadan ya da yatırım fonlarından bulabileceğini sandı ve bu alana yöneldi. Ancak gerek borsa gerek yatırım fonları tepeden sonra düşüşe döndüğü için hayal kırıklığına neden oldu. Ama fon yatırımcılarının geleceğini parlak görüyorum. Benim anlayışımda, portföyün yatırımcıya göre değişmesi anlamlı. 55 yaşındaki bir yatırımcı ile 30 yaşındaki bir yatırımcının arasında büyük fark var. Beklentileri, alabilecekleri riskler çok farklı. Bizde şu anda bireysel yatırımcı önde. Ama kurumsal yatırımcının da yılsonuna kadar atağa geçeceğini düşünüyoruz.
AÇIL SEZEN