kapat

08.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Dönüşü muhteşem oldu
Bauhaus'un genç Genel Müdürü Erol Yelmer, yurtdışında yaşadığı dönemin ardından en büyük sorunun Türkiye'ye dönme kararı olmak olduğunu söylüyor. Yelmer, "Biraz da cesur bir kararla döndüm. İyi ki geri gelmişim" diyor

Genç yaşta oldukça iyi bir kariyer çizgisini yakalamış. Türkiye'nin yüksek inişler ve çıkışlar gösteren grafiğine rağmen, o hep istikrarı korumuş. Hiç kaybetmemiş. Adımlarını sağlam atmış. Boşluğa basmadan, tökezlemeden ilerlemiş. Sıkı okullarda okumuş. Erol Yelmer, şimdi Türkiye'de büyük ataklar yapmaya hazırlanan yapı market Bauhaus'un başında. Şirketin genel müdürlük görevini yürütüyor. Yelmer, 15 Ağustos 1962 İstanbul doğumlu. Babası avukat. Annesi de Alman. İki kültürün ortak paydasında yetişmiş. Viyana İşletme Fakültesi mezunu. Lisans ve lisanüstü programını da Viyana'da tamamlamış. Okulun ardından Viyana'da Metro grubuna girmiş ve Türkiye sorumlusu olarak 1988-1995 arasında görev yapmış. Metro'nun Türkiye çapında altı mağazasının kurulmasının ardından, Bauhaus'tan gelen transfer teklifine sıcak bakmış ve 1995'in Eylül'ünden bu yana bu şirketteki genel müdürlük görevine devam ediyor. Yelmer ile marketçiliği, geleceğe dönük projelerini konuştuk.

* Bauhaus'a gelişiniz nasıl oldu?

Ben satıştan sorumlu koordinatörlüğe atandığım zaman, iki ay Münih'te bu alanda eğitim almam yönünde istek geldi, kabul ettim. Eğitimin sonunda bir telefon aldım. Bir insan kaynakları firması üzerinden temas kurulmak istendiği, bu işi isteyip istemeyeceğim soruluyordu. Yeniliklere açık olduğum için genel müdürlük sıfatıyla bu görevi kabul ettim. Eğitimimi tamamladıktan ve İstanbul'a geldikten kısa bir süre sonra bu görüşmeler Bauhaus'a geçmemle sona erdi. Tabii şirketin üst düzey yöneticileriyle Almanya'da birçok görüşme yaptım. Ben de Bauhaus'u sırtlayıp Türkiye'ye götürmeye karar verdim.

* Hayalinizde hep Türkiye mi vardı?

Bauhaus olarak evet, hep Türkiye vardı. Şimdi Avrupa'da yaşadığınızda hep şu çelişki vardır: Dönsem mi kalsam mı? Oranın birtakım sosyal imkanları vardır. Belli fiks bir maaşı vardır. Doktoru hastanesi her türlü hizmeti vardır. Fakat belli bir zaman sonra, bunlar yetmemeye başlıyor. Türkiye'de Erol Yelmer olarak çok daha fazla işler başarabileceğimi hissettim. Vatandaşı olduğum bu ülkeye geri dönüp, yeni baştan başlamayı tercih ettim.

* Şirketinizde uyguladığınız yönetim anlayışı nedir?

Bauhaus'ta yabancı idareci yok. En büyük avantajı da bu. Yaptığımız anlaşmanın metninde de bu var. Bauhaus, yönetimi gittiği ülkenin insanlarına teslim ediyor. Başarımızın altında da Türkiye'yi, Türkleri, Türk insanının alışveriş özelliklerini, pazarlamayı, konuşmayı bilen bir Türk ekibi olmamız yatıyor.

* Neden Türkiye'ye yatırım ihtiyacı duydunuz?

Avrupa'da marketler, kendileriyle yarışır hale geldi. Bu yüzden 1990'ların ortasından itibaren yeni bir furya başladı. Yatırımlar, Doğu Bloku ülkeleri ve Türkiye'ye kaydı. Ülkemizde 65 milyonluk bir potansiyel var. Türkiye'yi incelediklerinde görmüşler ki pazar çok bakir. Nostaljik küçük marketler var. Rekabet ortamı yok. Pazarı, iklimini, avantajını kullanmalıyız denilmiş. Bu avantajı görüp o zaman Carrefour'un sahibi olduğu, arsayı satın almışız ve 2 Şubat 1996 tarihinde Bauhaus'u faaliyete geçirmişiz.

* Türk pazarına girmekte geç kaldığınızı düşünüyor musunuz?

Doğru zamanda, doğru yerde işe başlanıldı. Metro, Migros derken büyük marketler de Türk pazarına girmeye başladı. Siyasi, ekonomik istikrar sözkonusu olunca ve büyükler de burada iş yapmaya başlayınca, bizim pazara girebileceğimiz anlaşıldı.

* Aradığınızı buldunuz mu?

Evet, umduğumuzu bulduk. Türkiye'de 12 aylık bir pazar araştırması yapıldı. Kendi bünyemizde araştırma gruplarımız, pazar araştırmaları yapan şirketlerimiz var. Araştırma sonuçlarından çok daha iyi bir noktadayız şu an.

* Yeni mağaza planınızda ne var?

Ekimde Beylikdüzü'ndeki mağazamızı açtık. Aralıkta da Bayrampaşa'daki yeni mağazamızı açacağız. Ama şu hususun altını çizmeliyim. İstanbul çok farklı bir yer, bir ülke. Bugün Avrupa'da 10 milyon nüfusu olmayan birçok devlet var. Bu bakımdan İstanbul'da çok hızlı bir büyüme trendi yaşanıyor. Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa'ya gitmek istiyoruz.

* Ürün gamınız ne durumda?

70 bin kalem ürün satıyoruz. Türkiye'ye geldiğimiz 1996'da yüzde 50 iç piyasa, yüzde 50 dış piyasadan mal geliyordu. Geçen dört yılda Türkiye'de bu konudaki üretim o kadar gelişme gösterdi ki, şu anda hadise yüzde 30 yüzde 70 oranında Türkiye'nin lehine döndü.

Büyük bir nalbur dükkanıyız
* Sektöre girişiniz bilinçli bir tercih miydi?

Yok hayır, üniversiteden mezun olduğum gün Avusturya'daki belli başlı şirketler birer stand açarak mezunlarla doğrudan irtibata geçerler. Orada da Metro şirketi Türkiye projesini gündeme aldığı için, Türk öğrencilerle temasa geçti. Ben de orada işe başladım. Mezunduk ama marketçiliği bilmiyorduk. Onu aldığım eğitim sonrasında öğrendim. Mali işler, idari işler, satın alma gibi işleri Viyana Metro bünyesinde öğrendim. Daha sonra Türkiye'de sürekli kalıp kalmayacağım soruldu. Bende Metro kadrosuna dahil oldum.

* Perakende sektörünün büyüklüğü ne kadar?

İlk zamanlar Metro dediğimizde, yeraltı metrosu diye anlıyorlardı. Bu işin ne olduğunu, Metro'nun ne anlama geldiğini anlattık. O zaman bir Migros vardı, başka bir şey yoktu. Onlarla beraber bizim Almanya'daki Metro'nun Avrupa'daki gücünü de tanıtarak Türkiye'de çok kolay start aldığımızı söyleyebilirim. Türkiye'de bugün 750 milyon marklık bir pazar var. Almanya'dan baktığınızda ise 30 milyar marklık bir dilim görüyorsunuz. Türkiye'de şu anda minimum 5 milyar marklık bir pasta var. Biz şimdilik pastanın 750 milyon marklık kısmını ancak kullanabiliyoruz. Biz Türkiye pazarındaki hedeflerimizi de tutturduk. Yüzde 10 reel büyüme sözü vermiştik, bu rakamın üzerinde bir büyüme sağlamayı başardık.

HAYRULLAH MAHMUD


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır