Bir an gözlerinizi kapatın ve 2007 yılını düşünün: "Türkiye ekonomisi sekiz yıl üst üste hızlı büyümeyi başarmış. Milli gelirimiz satın alma gücü paritesi ile 1 trilyon dolara dayanmış. Ekonominin gücü, 1999'un sonuna göre yüzde 85 daha fazla.
*Hızlı büyüme, eğitim ve sağlığa bugünküne ek olarak sekiz yıl içinde toplam 80 milyar ek yatırım harcaması yapılmasına imkan vermiş.
* İlköğretimin altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarında okuyan milyonlarca öğrenci arasından 2001 yılında seçilen 30 bin öğrenci altı yıl boyunca "Gençspor" projesi kapsamında eğitilmiş.
* Çocuklar, kendilerine verilen bilgisayar sayesinde bir merkezden kendilerine internet ile yollanan beslenme ve egsersiz programlarını izliyor.
* Cumartesi günleri, spor günleri olmuş. Binlerce ilköğretim okulunun başlıca spor dallarında takımları, sporcuları var. Başarılı genç sporcuları yetiştiren öğretmenlere özel ödüller veriliyor.
* Spor akademisinin genç mezunları tüm illerde bu programın yürültülmesinde tam zamanlı veya yarı zamanlı olarak görev alıyor.
* Binlerce,emekli öğretim üyesi, öğretmenler ve spor adamı gönüllü olarak proje için çalışıyor. 50 bin kişilik gönüllü ordusu, gençlerin hizmetinde. 60 bin üniversite öğretim üyesinden, spora meraklı 1500'ü, spor hekimliği, spor psikolojisi, biyomekanik ve ekip çalışması gibi konularda bilgi üretiyor.
* 16 yaşına kadar çalışmalarını başarılı olarak sürdüren genç yıldız adaylarının üniversite hazırlık kurs ücretlerini karşılamak üzere tıkır tıkır işleyen bir fon kurulmuş.
* 70 devlet, 30 vakıf üniversitesi, sporda başarılı olanlara burs veriyor. Gençlerin derslerindeki ve spordaki başarısı ay ay izleniyor, denetleniyor. Her yıl yapılan üniversiteler arası oyunlar, ülkenin önemli spor olaylarından sayılıyor.
* TBMM'de yıllardır bekleyen sporda sponsorluk yasası 2001'de kesinleşmiş. Firmalar, genç sporcuları aktif olarak destekliyor. Profesyonellerin ürettikleri plan ve projeler, orta vadede sportif başarı için devreye sokulmuş.
* İl özel idareleri, ilin refah düzeyine göre 10 ile 1000 başarılı genç sporcunun ailesine maddi destek sağlıyor. Desteğin devamı, çocuğun derslerindeki ve spordaki başarısına endekslenmiş.
* Federasyon genel sekreterlerinin çoğunluğu işletmecilik dallarında yüksek lisans veya doktora derecesine sahip.
* Atletizmden yüzmeye, futboldan güreşe, tenisten basketbola çok sayıda dalda Avrupa ve dünya gençler yarışmalarında şampiyonlarımız kürsüye çıkmaya başlamış..."
* Enflasyonun düşürülmesi ile 7-8 yıllık hızlı büyüme dönemi hayal olmaktan çıkacak.
* İlerki yıllarda çocuklar bugüne göre daha iyi bakılıp, beslenecek. Bu da yeni kuşağın sporda başarı ihtimalini yükseltecek.
* Örgütlenme çalışmalarında Ahmet Gülüm ve Turgay Demirel gibi sporun içinden başarılı kişiler ile bilişim dünyasının genç profesyonelleri görev alabilir.
* Kampanyaya medya büyük destek olur.
Erkekler 200 metrede olimpiyat şampiyonluğu, bayanlar 100 metrede olimpiyat ikinciliği kazanan Yunanistan'ın nüfusundan da kalabalık olan 15 milyonluk öğrenci ordumuzdan muhakkak şampiyonlar çıkacaktır.
Bu tür geniş kapsamlı bir kampanyayı yürüten ülkenin en büyük kentine olimpiyatları düzenleme hakkını kazanması hiç de zor olmaz. Olimpiyatlara gelen seyirciler turizme yeni bir ivme kazandırır. Bu topraklarda sporun 2500 yıllık geçmişi var. Aydın-Karacasu'daki Afrodisias antik kentindeki 30 bin kişilik stadyum, bu toprakların sporcu yetiştirmek açısından bereketli olduğunun en büyük kanıtı.
İstanbul Olimpiyatları, bugüne kadar düzenlenmiş en başarılı spor olayı olabilir. Yeter ki başlamakta geç kalmayalım... Yeter ki küçük dükkancılığı bırakıp büyük düşünelim...
FARUK TÜRKOĞLU