|
|
Ücretlerin korunması
İşçi ile işveren arasında akdedilen ve çalışma hayatında her iki tarafın da uyması gerekleri kuralları belirleyen hizmet sözleşmesinde karşılıklı edimlerin ifası esastır. Hizmet sözleşmesinin bir tarafında işçinin edimi olarak iş görme yükümlülüğü karşımıza çıkarken, diğer tarafında ise işverenin ücret ödeme yükümlülüğü yer almaktadır. Akdedilen sözleşmenin ifa edilmesi ve Anayasamızla güvence altına alınan sosyal devlet ilkesinin gereklerinin yerine getirilebilmesi adına, ülke ekonomisine azımsanamayacak katkılarda bulunan işçilerin emeklerinin karşılığının tam olarak verilebilmesi İş Kanunu ile güvence altına alınmıştır.
İş Kanunu'nda ücretin güvencesi olarak yer verilen düzenlemeler kısaca aşağıdaki gibidir :
a.İşçi ücretinin ödenmesinin şartları
İş Kanunu mad. 26 hükmü uyarınca işçi ücreti en geç ayda bir ödenecek olup, bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve eşit verimle çalışan kadın ve erkek işçilere sadece cinsiyet ayrılığı nedeniyle farklı ücret verilemez. Ayrıca, hizmet akitlerinin sona ermesinde işçinin asıl ücretinin tam olarak ödenmesi yasal bir zorunluluktur.
b.İşçi ücretlerinin haczi, başkasına devir ve temliki
İş Kanunu mad. 28'e göre işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, başkasına devir veya temlik olunamaz. İşçinin herşeyden önce yaşama hakkını güvence altına almayı hedefleyen söz konusu maddenin diğer cümleleri ile kanun koyucu işçinin kendisinin yanı sıra, bakmakla yükümlü olduğu aile üyelerini de korumak istemiştir. Bu cümleler uyarınca; aile üyeleri için hakimin takdir edeceği miktar da haczedilemez, devir veya temlik edilemez. Ancak yukarıda yer verilen sınırlamalar işçinin nafaka alacaklılarını ilgilendirmeyecektir.
c.Kamu tüzel kişileri ile özel sektöre ilişkin yükümlülükler
İş Kanunu mad. 29 uyarınca kamu tüzel kişileri ile özel kanunla kurulan banka ve kuruluşlar; müteahhide verdikleri her türlü işte, müteahhide ödenecek her istihkaktan önce işyerinde çalışan işçilerden müteahhitce ücreti ödenmeyenleri tespit ederler. İşyerinde işçilerce görülebilecek yerlere asılan ilanların yardımı ile ücreti ödenmeyen işçilerin varlığının saptanması halinde adı geçen kuruluşlar, müteahhitten alacakları bordrolara göre ilgili ücretleri müteahhitlerin istihkaklarından keserler. Ancak kamu tüzel kişileri ile özel sektöre yüklenen bu yükümlülüğün üst sınırı, işçilerin ücret alacaklarının 3 aylık tutarıdır.
d.Zarar Karşılığı Kesinti
İş Kanunu mad. 31'e göre toplu iş sözleşmesi veya hizmet akdi ile işverene, işçinin işyerinde sebebiyet verebileceği muhtemel zararların karşılığı olarak ücretinin bir kısmını geçici olarak alıkoyabilme hakkı tanınabilecektir. Ancak bu kesinti miktarı on haftada eşit taksitlerle kesilmek üzere işçinin on günlük ücretinden fazla olamaz.
e.Ücret Kesintisi Cezası
İş Kanunu mad. 32'ye göre işveren, toplu iş sözleşmesi veya hizmet akidlerinde gösterilen sebepler dışında işçiye ücret kesintisi cezası veremez. Kanunun mezkur düzenlemesi ile belirlilik sağlanmış ve işverenin keyfi davranışları önlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu kesintiler her halikarda işçinin bir ayda elde ettiği toplam 3 gündelikten fazla olamaz denilerek sözleşmesel özgürlük kanunen sınırlandırılmıştır.
f.Ücrette İndirim Yapılamayacağı
Her türlü işte uygulanan çalışma sürelerinin kanunen azaltılması ve kanun hükümleri gereğince işverenin yükümlülüğünün yerine getirilmesi sebebiyle ya da kanun hükümlerinden birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden kesinti yapılamaz (İş Kanunu mad. 60). Benzer şekilde, Cumartesi günlerinin sözleşmelerle kısmen veya tamamen tatil edilmesi hallerinde de işçi ücretinde indirim yapılamayacaktır (İş Kanunu mad. 38/2).
g.Ücretin Ödendiğinin Kanıtlanması
İş Kanunu mad. 31 uyarınca; işveren işçiye yaptığı her ödemenin akabinde işçiye, ödemeyi teşvik edici ve kanunda sayılan özellikleri haiz bir belge vermek veya işçinin defterine söz konusu ödemeyi kaydetmek zorundadır. Böylelikle, ödemeler işçi tarafından rahatlıkla takip edilecek ve muhtemel uyuşmazlıkların çözümü de kolaylaşacaktır.
h.Asgari Ücret Uygulaması
İş Kanunu mad. 33'te düzenlenen asgari ücret uygulaması ile işçilerin belirli bir sınırın altında ücret almaları yasaklanmış ve böylece işçilerin asgari yaşama koşulları teminat altına alınmaya çalışılmıştır.
Yukarıda yer verilen spesifik düzenlemelere ek olarak; İcra İflas Kanunu mad. 206'ca işçi ücretlerinin imtiyazlı alacak sayılması ve Borçlar Kanunu mad. 333'te düzenlenen ücretin, işçi ve ailesinin geçimi için zorunlu olan kısmının işçinin onayı olmaksızın takas ve mahsup edilemeyeceğine ilişkin hükümler de işçi ücretinin güvence altına alınmasına hizmet etmektedir. Görüldüğü üzere, başta İş Kanunu'muz olmak üzere, diğer kanun ve düzenlemelerle de işçinin en temel haklarından olan ücret korunmuş ve yaşanan herhangi bir sosyal ya da siyasi gelişmenin toplumun temel birimi olan işçileri asgari düzeyde etkilemesi sağlanmıştır.
ŞABAN ERDİKLER
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|