Bilişim 2000 Fuarı etkinlikleri kapsamında, İşte İnsan'ın sporsorluğunda düzenlenecek "Yeni Ekonomide İnsan Kaynakları Yönetimi" ve "Yeni Ekonomiyle Birlikte Önem Kazanan Meslekler" konulu iki konferansa konuşmacı olarak Lucent Technologies Genel Müdürü Şahin Tulga katılacak. Tulga ile yeni ekonominin insan kaynaklarında yaratacağı değişim üzerine konuştuk.
* Yeni ekonomi iş yapma ve yönetim biçimlerini nasıl etkiledi?
Yeni ekonomide güç önemli miktarda müşteriye geçiyor. Eskiden diyelim ki siz bir yayın kuruluşu olarak bir yayın yapıyor ve okuyucunuza tek yönlü olarak ulaşıyordunuz. Ancak yeni ekomide, örneğin bir web sitesinden müşterinize çift yönlü olarak ulaşabiliyorsunuz.
* Müşterilerinin değişen davranışları yöneticide nasıl bir değişim yarattı?
Gücün müşteriye geçmesinin sebeplerinden biri diğer müşterilerle ilişki içerisinde olması. Artık internet sayesinde müşteri bilgiyi aktaran ile ilgili bütün bilgileri, nakitlerin fiyatı, maliyetlerinizin ne olduğu gibi bilgileri edinebildiği için güç onun oluyor. Güç müşteriye kaydığı için ve siz de müşteriyle iletişim halinde olduğunuz için şirket içinde yöneticinin önemi azalıyor. Artık stratejik kararları yönetici vermiyor. Müşterilere soruluyor. Yeni ekonomide tek başına karar veren, karizmatik, vizyoner, dediğim dedik, herşeyi bilen yöneticinin yeri yok. Şirket dışında müşteri güç kazanırken, şirket içinde de çalışan eleman güçleniyor.
* Güçlenen bu elemanın ne gibi özellikleri olması gerekiyor?
Bu elemanın işi aslında çok zor çünkü karşısında çok farklı beğenileri olan bir müşteri kitlesi var. Her şeyden önce bu kitleyle iletişim içerisinde olması gerekecek. Bu iletişim de sadece telefon ya da internet vasıtasıyla olmayacak, müşteriyle yüz yüze gelip onlarla sosyalleşmesi de gerekecek. Mutlaka sosyal bir insan olması gerekecek. Bu kadar değişik türde müşteriyi memnun etmek için çok da yaratıcı olması gerekecek. Kendi firmasının çıkarını gözetirken, müşterinin de çıkarını gözetmesi gerekecek. İlişkileri her iki tarafın da kazandığı noktalara getirmek zorunda.
* Peki yöneticinin profili nasıl değişiyor?
Yönetici herşeyden önce elemanlarını serbest bırakabilmeli. Ama tabii bu kontrolsüzlük anlamına gelmiyor. Yöneticinin iyi ölçüm yapması gerekiyor. Sensorlarını yani ölçüm aletlerini nereye koyacağını iyi tayin etmesi gerekiyor. Elemanıyla ilgili bilgiyi bu sensorlar sayesinde müşterilerinden gelen tepkilerle alacak.
* Yönetici elemanlarını elinde tutmak için nasıl bir ortam nasıl yaratılacak?
Dinamik olmak zorunda. Elemanlar çok para kazanmak istiyor. Prim sistemleri bugünkünden çok farklı olmalı artık gerçek bir prim sistemi uygulamasına geçmek gerekiyor. Bundan başka karın paylaşılması, hisse senetlerinin dağıtılması, hisse senedi opsiyonlarının verilmesi gibi Türkiye'de alışık olmadığımız sistemlerin de bir an evvel uygulamaya koyulması gerekiyor. İş sahipleri ve yöneticiler şunu kabul etmeliler ki artık elemanlarına, birer ortak gibi bakmak durumundalar. Artık elemanlarıyla eşit seviyedeler. Türkiye bu profillere maalesef bugün çok uzak.
* Türk firmalarındaki geleneksel yaklaşımlı yöneticiler yeni trendlere nasıl adapte olmalı?
İlk aşamada müşteriyle yakınlaşma çabasına girmeliler. Bir e-posta adresi yaratmalılar. Ve müşteriyle bu vasıtayla birebir iletişime girebilmeli, hiç olmazsa gelen e-maillere cevap vermeliler. Ancak yöneticiler geleneksel tavırlarından vazgeçip değişmezlerse ya şirketleri yok olmaya mahkum olacak ya da kendileri şirketlerinden vazgeçmek zorunda kalacaklar.