


MİT Çankaya'yı dinlemiş!
On yıl evvel olsa sekiz sütuna manşet olacak haberi bugün köşe yazısı yapalım...
Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanlığı döneminde, Çankaya Köşkü'nde Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yerleştirdiği dinleyiciler bulunmuş ve bunlar sökülmüş.
Kaynak çok sağlam, o dönemde Köşk'te son derece önemli bir görevi var, hemen hepiniz adını bilirsiniz ama "Adımı verme" dediği için bu isteğe uyuyorum...
Bir istihbarat teşkilatının ülkedeki yabancı misyonları dinlemesi pek haber niteliği taşımayabilir ama kendi ülkesinin en üst makamına dinleyici koyması ilginç.
Daha da ilginci, Köşk, "Bunlar (MİT) bizi de dinliyordur Allah bilir" diye Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan değil başka bir kurumdan uzman çağırıp da kontrol ettirince MİT'in dinleme aygıtlarının ortaya çıkması.
***
Bir açıdan baktığınızda istihbarat ne diye Cumhurbaşkanlığı'nı dinler ki diye düşünebilirsiniz.
Öbür açıdan da bir Cumhurbaşkanı istihbaratın kendisini dinlemesinden (yatak odasında dinleyici olmadıkça) neden rahatsız olsun?
Çankaya şu anda da dinleniyor mu bilemem...
Köşk'ün dinlenme gerekçesi nedir, onu da bilemem...
Ama Allah bizi -dinlendiğini bile bile- dinleyici olan odada başka konuşulan, dinlenmediğinden emin olunan odada başka konuşulan bir dönemden korusun!
Kamuda kadın şoför atağı
Adı artık trafik sorunu çözümleriyle birlikte anılan milletvekili Ahmet Tan'la ekran karşısında trafik konuştuk (bugün izleyebilirsiniz) çok enteresan tespitleri var...
Konu hayati olduğu için, belli başlılarını burada sıralamak istedim:
* Otomobili at zannediyoruz! Makine kullanmaya yatkın değiliz, "Deh" deyince (gaza basınca) fırlayan, "Hop" deyince (frene basınca) duran bir at sürme alışkanlığıyla otomobil kullandığımızdan dünyada frene sert basarak otomobile takla attırma rekoru da bizdeymiş.
* Kamu kurumu şoförleri kendisini vatandaş şoförden üstün gördüğü için emniyet kemeri takmamaktan başlayan, en olmayacak yerlerden u-dönüşü yapmaya kadar her türlü hakkı kendinde görüyorlarmış.
* Kadınlar çok daha medeni bir yaklaşımla trafikte dolaşıyor, erkeklerde sık görülen (ve kazaya neden olan) "saldırgan sürücü" tavrından uzak oluyorlarmış. Buradan hareketle, kamu kesiminde kullanılacak şoförlerde bundan sonra kadınların tercih edilmesi gibi bir hazırlık söz konusu.
* Nüfus sayımı yapılan bütün Türkiye'nin evde kapalı olduğu günler dahil, ölümlü kaza olmayan günümüz yok.
***
Bir öneri: Bütün Türkiye'nin eve kapanacağı 22 Ekim 2000 günü bir seferberlik olsa da yol çizgileri ve yaya geçitleri boyansa, 23 Ekim gününden itibaren şerit ve trafik ışığı ihlallerine son veren yeni bir ruh haliyle hayata başlasak!
İçinden çöplük geçen Başkent
Konulardan tahmin edebileceğiniz gibi bugün yazılar Ankara'dan yazılıyor... Havaalanı-Ankara arasındaki yoldaki çöplük de aynen duruyor!
Yabancı büyükelçi eşleri ortak eylem yapmıştı, bizde protesto etmenin pek bir işe yaramadığını onlar da artık anlamış olsalar gerek, çöplükte her şey eski hamam eski tas!
Devlet Bakanı Fikret Ünlü önemli bir projeyi gerçekleştirdi, ülkenin dört bir yanından gençleri kamplarda topladı, bunlar çevre için güzel çalışmalar yapıyorlar.
Kimse yapmayacaksa bari bu gençler veya çevreci üniversite gençliği konuya el atsa da şu çöplük manzarası oradan kalksa...
Gerçi "Başkentte çöpşehir istemiyoruz" diye oraya gitseler polis "Kimden izin aldınız ki" diye karşılarına dikilir ama akıllı bir örgütlenmeyle "Biz burayı temizleyeceğiz, kendimize yakıştırmıyoruz" deseler Valilik de izin vermemezlik etmez herhalde.