kapat

10.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Ses ve öfke

Bu başlığı William Faulkner'in romanından ödünç aldım.

Çünkü dün akşam Açıkhava Tiyatrosu'nda yaşadıklarımıza tam uyuyor.

Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan bunca acının ve iki taraftaki öfkeli çığlıkların üstü müthiş bir sesle örtülüyor.

Ses acıya baskın çıkıyor.

Haris Aleksiyu, o inanılmaz sesi ve kişiliğiyle dinleyicilerini büyülüyor, bulutların ötesine uçuruyor.

Ege'nin dipsiz noktaları kadar derin hüzünlere dalıp, Olimpos dağı kadar yüce sevinçlere yelken açıyor.

Binlerce kişi büyülenmiş gibi sahnedeki kadının serçe parmağının hareketiyle hop oturup hop kalkıyor.

Çünkü bir ses simyacısı duruyor orada.

Bir primadonna söylüyor.

***

Yanımda oturan Sezen Aksu, birlikte konser verdiği, müzik akrabalığı kurduğu Haris'i dinlerken yerinde duramıyor.

Ne kadar da birbirine benziyor bu iki İzmirli.

Elleri bile aynı.

Jack London der ki: "Herkesin içinde bir yaşam mayası vardır ama bazı insanlarınki daha fazla kabarır."

Haris de Sezen de böyle insanlar.

***

Konserden sonra soyunma odasına gittiğimizde Haris'le Sezen, onları müzikal olarak tanıştırma ve bir araya getirme gayretlerimi hatırlatıyorlar.

Demek ki bu müzikal ortaklığa, karınca kararınca etkimiz olmuş.

20 yıl önce başlayan, iki sanatçıyı buluşturma çabası boşa gitmemiş. Meyve veriyor.

Ayrıca, ne yalan söyleyeyim; kadir kıymet bilinmemesine ve dirsek yemeye öyle alışmışız ki iki sanatçının da bunu anması hoş bir sürpriz oluyor.

***

Depremden sonraki Türk-Yunan yakınlaşması ortaya bir çok müzik buluşması çıkardı.

Bazı Yunanlı sanatçılar da Türkiye'de pazarlanmaya başlandı.

Bir çoğunun adı kendi ülkesinde bile duyulmamış.

Ama Aleksiyu öyle değil.

Ülkenin en büyük yıldızlardından biri.

Yunan müziği denilince akla, büyük besteciler Mikis Theodorakis ve Manos Hacıdakis, yorumcular arasında da Maria Faranduri, Haris Aleksiyu ve Yorgo Dallaras geliyor.

(Bu arada Thedorakis'in bir ses sanatçısı değil de 20. yüzyılın büyük bir bestecisi olduğunu hala anlamayanlar var. Hani filmlerin yıldızlarına bakıp, yönetmenin önemini kavramayanlar gibi.)

***

Aleksiyu'yu tanıyalı 20 yıl olmuş. Birlikte çalışmalar, Palma de Mallorca'da deniz üstüne kurulan sahnede verdiğimiz konser, İstanbul'da Sabah'ın beşinci yıldönümüne gelip şarkılarımı söyleyişi ve dostlukla geçen koskoca 20 yıl.

Büyükannesinin Türkçe "ayna güzeli" diyerek sevdiği Haris Aleksiyu, müthiş bir solist.

Akdeniz'in sesi.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır