İşte gördük. Hukuk, adalet işleyebiliyor. Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığını yapıyor ve "Ben hukuk devleti ilkesini kollamak için and içtim" diyebiliyor.
Andıma ihanet edemem...
Sözümden dönemem...
Hukuğun dışına çıkamam...
Dolasıyla din devleti getirmek için planlar, programlar, propagandalar içinde olup yönetim biçimini şeriatçılığa dünüştürmek isteyen örgütlere girmiş olsa bile memuru hükümet kararnamesiyle işinden atamazsın.
Hukuka aykırı olur...
Cumhurbaşkanı; memuru kolay yoldan ihraç etme kararnamesini imzalamayıp Hükümet'e geri yollayarak; şeriatçı memuru kadrolardan ayıklamak istemekte haklısın. Ama bunun için kararname değil, kanun gerekli. Kanunu çıkartın deyiverdi.
Cumhurbaşkanımız...
Hukuk dersi verdi...
Cumhurbaşkanı dediğin böyle olmalı. Size günlerce yazmıştım: Ülkemizde yeni bir dip dalga patladı. Bu dip dalga sayesinde eski köhnemiş, kötü, verimsiz, adaletsiz, hukuksuz düzen gidiyor.
Bir umut deresi oluştu...
Yavaş yavaş nehre dönüşüyor.
Cumhurbaşkanı Sezer'in son kararı da bu umut deresine yeni bir tas su akıtmak değilse nedir?
Umut deresi büyüyor...
Bundan önceki Cumhurbaşkanımız da; yeğenleri ile ilgili skandallar patladığı zaman adaletin işlemesinde ısrarcı olsaydı umut deremiz bugün karamsarlık ırmağını boğmuş olacaktı.
Demirel'in yeğenlerinin...
Ne marifetleri var?
Nasıl oluyor da Türkiye'de ilk kez hayali ihracat denilen bir model bularak, devletin parasını sövüşlemenin ilk başlatıcısı da (Yahya Demirel) ve off-shore adı verilen yüksek faizle para toplayıp, sonra bu paraları bir takım tabela şirketlere kredi olarak aktarmış göstererek aslında çuvallara doldurup kendi özel hesaplarına geçirmenin ilk uygulayıcısı da (Murat Demirel) Cumhurbaşkanı yeğenleri oluyor.
Kaderin tesadüfü mü?
Yeğenlerin marifeti mi?
Tek düzen: İki yeğen!
Küçük grup bağları, eş, dost, akraba, ahbap. Hem hayali ihracatın ilk başlatıcısı hem off-shore usülü banka içi boşaltmanının ilk uygulayıcısı da uzunca süre Başbakanlık ve bir dönem de Cumhurbaşkanlığı yapmış Süleyman Demirel'in yeğenleri oluyor?
Yani bu kadar mı olur?
Tesadüfün bu kadarı...
Hangi tip ülkelerde olur?
Yahya Demirel'in 30 yıl önce başlattığı hayali ihracat modeli devlet parası sövüşleme modeli çok hızla yayıldı. 30 yıldır hiç kesintisiz sürdü. Şu günlerde adına " Paraşüt öperasyonu. Balina operasyonu. Deve operasyonu" diye isimler takılan soruşturmalarda da korkunç rakamlar dile getiriliyor.
1.5 katrilyonluk...
Hayali ihracat...
Üstelik bu da kesin değilmiş...
Gazeteciler ilgili kişiye; "İzmir'deki son hayali ihracatın boyutu nereye kadar uzanır, kaç katrilyona çıkar?" diye soruyorlar. Yetkili de; "hayalimizi aşar" diye cevap veriyor.
Yeğen Yahya'nın başlattığı...
Hayali ihracatın boyutu...
Hayalleri aşan noktaya gelmiş...
Ve tesadüfe bakın ki, hayali ihracatla ünlenen yeğen Yahya gözden düşerken, off-shore bankacılığının önde gelen yaratıcılarından biri de diğer yeğen Murat oluyor.
Bir yeğen gözden düşüyor.
Diğer yeğen ortaya çıkıyor.
Off-shore bankacılığıyla yüksek faiz vaad edilerek toplanan ve sonra battı diye devletin kucağına bırakılan bankaların getirdiği fatura 4.5 milyar dolar.
Bu yükü devlet ödeyecek...
Merkez Bankası, Hazine; 50 dolara, 100 dolara bile yüksek faizle hesap açtırılmasını oturup seyredecek. Banka şube müdürleri ile müşteri temsilcisi kızların: "Size off-shore hesabı açalım. Hem faizler çok cazip, hem vergisi yok. Bankamızın adıyla ve logosuyla yurt dışında kurulmuş off-shore bankamıza bu paraları yatırmış gösterelim. Vergi kaçıralım" diye öğütler versinler.
Maliye Bakanlığı da...
Bunları hiç duymamış olsun...
Sonra da Cumhurbaşkanı yeğeni yeni bankacı; arkadaşlarıyla beraber yurt dışında tabela şirketler kurup, bu şirketlere off-shore yoluyla toplanan paraları kredi olarak plase etsin. Aslında paraları çuvalla kendi özel hesaplarına aktarsın. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Maliye Bakanı, Merkez Bankası, Hazine herkes olanın bitenin farkında olmasına rağmen oturup seyretsin.
Sonra banka battı olsun...
Yüksek faizle banka içini doldur.
Sonra banka içini boşalt...
Bankayı batır zengin ol...
Para yatıran off-shorzedeleri; "aklınız nerdeydi niçin bu kadar yüksek faizlere kanıp, paranızı çürük bankalara yatırdınız" diye insanları suçla.
Tek düzen; İki yeğen!
Yani bu bir tesadüf mü?