Sahipleri tarafından içleri oyulan sekiz bankaya devlet el koydu. Hazine garantili olduğu için hesabı olanlar yanmadılar.
Soygunun ceremesini milletçe ödüyoruz.
Kazık az-buz değil, 8 milyar dolar kadar.
Yani turizmden bir yılda sağlayacağımızı umduğumuz parayı, bankalarını ve müşterilerini soyan adamların günahını ödemek uğruna peşin olarak harcadık.
Milletçe "Elle gelen düğün bayram" afyonu yuttuğumuz için isyan çıkmıyor.
Beklenen büyük İstanbul depreminde 10 milyon insanın yaşamını garantiye alacak yatırımlar için 7 milyar dolar lâzım.
Devlet İstanbul'a "yok" dediği bu parayı soyulan bankaların kasasına şıp diye koyuyor.
Ne millet devlete, ne de devlet soygunculara hesap soruyor.
Bu bankaların Kıbrıs'taki "off-shore" uzantıları da batıyor. Ama orada garanti yok. 5 bine yakın insanın 1 milyar doları uçup gidiyor.
İnsanlar perişan, çaresiz, öfkeli..
Eski Cumhurbaşkanı Demirel'in 29 yaşındaki yeğeni Murat Demirel de bu bankalardan birinin (Egebank'ın) sahibi..
Şu anda Sivas'ta bedelli askerlik yapıyor.
Off-shore hesapta parası batan eski bir uzman çavuş Serdar Alptekin, sandıktan asker elbisesini çıkarıp giyiyor, kışlaya girip Murat Demirel'in yolunu kesiyor.
"Paralarımızı sen batırdın. Bütün bankazedeler adına seni öldüreceğim" deyip bıçağı kalçasına saplıyor.
Süleyman Demirel olayı öğrenince "fevkalâde" üzülüyor. "Murat epey zamandır hedef gösteriliyordu.. Buna 'oh olsun' denirse Türkiye'de çok kötü şeyler olur" diyor.
Kimse Murat Demirel'i hedef göstermedi.
Medya haber vererek görevini yaptı.
Görevini yapmayan devlettir.
Hesap soracak yerde, onu askerlik görevini 28 günde tamamlamasını sağlayacak ayrıcalıktan yararlandırdı. Zarar gören mağdurların hakkını korumadığı gibi mağdurların gazabına karşı onu da korumadı.
İntikam, insani bir duygudur.
Devlet de suçlulara cezalarını mağdurları vermesin diye vardır. Adalet bu yüzden mülkün, yani devletin temeli sayılmıştır.
Zarar gören insanlar suçlulara hak ettikleri cezaların verildiğine inanmazsa ne yapar:
Gözü dönenler cezayı kendi verir, aklını koruyabilenler de devlete küser.
Mağdurlardan biri, kendini kanun yerine koyacak kadar oynatmış.
Demirel "Çok kötü şeyler olur" diyor.
Bundan daha kötü ne olur?