
Yalnız skor
Dört gün önce Real Madrid maçında G.Saray için umutlanmıştık. St.Gallen karşısında favoriydi. Tecrübesi ve kalitesiyle iki maçı da kazanabileceğini düşünüyorduk. İlk maçı kazandı ama beklediğimizin aksine çok kötü bir futbol ortaya koydu. Maçı kaybedebilirdi de.
St.Gallen, seyirci avantajını iyi kullanmak için çok agresif ve baskılı oyun planıyla sahaya çıktı. Ama sadece kuru gürültü çıkartan ama gol atmak için yeterli kaliteye sahip olmadığı görüntüsünü veriyordu. G.Saray'ın geçmişte böyle rakiplere karşı baskıyla başlamasına alışmıştık. Ama bu defa rakibin oyununu kontrol etmek istediler. Aslında bu da oyun başında çok yadırganmamalı. Ama kontrol etmenin dışında rakibin baskısını kıracak pas alışverişini bir türlü gerektiği gibi yapamadı.
Bir de buna en güvenli oyuncusunun yaptığı hata eklenince işler karıştı. Taffarel gibi tecrübeli bir oyuncunun topun yerden kayacağını hesaplaması gerekirdi. Bu hatayı yapmamalıydı. Bundan sonra oyun sonuna kadar hiç yapmadı.
Jardel'den süper goller
Ancak sahanın kayganlığından etkilenen sadece Taffarel değildi. G.Saray'ın tüm oyuncuları, özellikle ilk yarıda St.Gallenliler'in maç öncesi suladıkları ve kayganlaştırdıkları sahadan çok etkilendiler. Maç öncesi birilerinin ikaz etmemesi ve bu kadar tecrübeli oyuncuların ısınırken bunun farkına varmamaları garip.
Oyunun ilk bölümünde saha içinde futbolcuların ve saha dışında da Lucescu'nun olumsuz diyalogları dikkat çekiciydi. Herkes bir şeyler konuşuyor. Oysa herkesin birbirine yardımcı olması gerekiyordu.
Takımı oynatacak olan ve en önemli bölge olan orta alan dün akşam yeterince aktif değildi. Bayern Turnuvası'nda çok yıpranan orta alan iyi niyetine rağmen pas alışverişi konusunda yeterli bir seviye yakalayamadı. Marcio dün akşam 4 gün önceki halinden çok uzaktı. Ama ağır olmasına rağmen arzulanan golleriyle Jardel sahneye çıktı. Tam kendine has goller attı. Neticede futbol bir sonuç oyunu. G.Saray taraftarlarını korkuttu. Ama eleme maçları için çok iyi bir skor aldı.