kapat

10.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Büyükada'da hafta sonu

BÜYÜKADA'yı ne kadar özlemişim!.. Bir haftasonu tatili bu özlemi gidermeye yetmedi. Adanın keyfini çıkarmanın yanısıra kimi olaylara ve sorunlara da tanık oldum. İşte bir ada izlenimleri derlemesi...

Adanın kimi kronik sorunları geçen yıldan bu yana değişmemiş. Deniz otobüslerinden çıkar çıkmaz karşınıza gelen, eski Nizam Plajı'nın yerinde yükselmiş ve bir türlü tamamlanamayan beton yığını hala öyle duruyor. Biraz daha eskiyince, tarihi kalıntı diye turistlere gösterecekler anlaşılan...

O güzelim iskelenin onarımı da hala arpa boyu yol almış ve bitecek gibi gözükmüyor.

Buna karşılık havanın temizliği, bir yürüyüşte karşınıza çıkan çoğu bakımlı eski yapıların güzelliği, oldukça çözülmüşe benzeyen çöp sorununun verdiği temiz görüntü izlenimi, burada kalmaya, hatta yaşamaya değer...

Geçen yine kendimizi kıyıdaki Gafur Bey'in Birtat Lokantası'na attık. Hıncal Uluç'un da katkısıyla burası artık adanın en gözde yemek mekanı... Bir Cumartesi gecesi Birtat adam almıyor.

Kazıklanmadan güzel bir yemek yiyince nedenini anlıyorsunuz. Sahibi yeri büyütmüş: Yandaki Kapri Restoran'ın yerini de almış...

Adayı bilenler bilir, Kapri Restoran yıllarca Türk turizmine büyük hizmet vermiş bir yerdi. Ama sahibi sevgili Tüluğ Bey, acentelerle kurduğu ilişkiyi adalılarla kuramadı ve buraya yerli müşteriyi çekemedi. Sonunda pes edip yerini kiraya vermiş.

Seni çok arayacak ve özleyeceğiz, Tüluğ Bey... Ama merak etme, mekanın iyi ellerde...

Çelik Bey'le bir Pazar
PAZAR akşamüstü Turing'in adadaki kültür merkezine bir çay içmeye gittik. Ve sürprizlerin en güzeli, sevgili Çelik Gülersoy'la karşılaşıp uzun uzun söyleştik.

Çelik Bey'i ne kadar özlemişim... Onu gerçek bir dost, bir ağabey gibi gördüğümü yeniden hissettim.

Yine ağzından bal damlayarak bize olağanüstü şeyler anlattı, kurumun bastırdığı nefis bir de Büyükada albümü armağan etti.

Evet, Çelik Bey İstanbul'u terkediyor. Ama adaya ya da kente küskün olduğundan değil, sağlık nedenleriyle... Romatizmaları rutubete izin vermediği ve mutlaka sıcak iklim istediği için...

Bir süre Saros Körfezi'nde deneyecek. Yoksa Çelik Bey adanın yeni başkanından memnun.

Aralarında uygar ve yapıcı bir ilişki olduğunu söylüyor. Adaya bir kültür ve sanat havası getiren ve önemli bir de İstanbul kitaplığı içeren köşkle ilişkili sorunlar, geçen dönemle birlikte son bulmuş...

Ve bir haber: Yavaş da gitse Çelik Bey'e göre iyi giden iskele restorasyonu bitince, birinci kattaki geniş mekanın işletmesi Turing'e önerilmiş. O da bunu istiyor, ama bunun Adalar için önerdiği turistik atılım hamlesiyle birlikte yapılması gereğini düşünüyor.

Velhasıl Çelik Bey kolay kolay Büyükada'dan kopacak gibi gözükmüyor.

Adadaki köşk, tıpkı Fenerbahçe ve Yeşil Ev gibi, onu İstanbul'a sımsıkı bağlayan şeylerden biri. O ayrılsa da bu kente sık sık geri dönecek.

Aya Hıristos zorda
PAZAR günü Ortadoksların önemli bir bayramına, 'metamorfosis'e denk geliyordu. Biz de kalktık, Hıristo tepesindeki Aya Hıristo Kilisesi'ne gittik. Ortadoksların kendilerine özgü görkemli törenlerini görmek için...

Kilise açıktı, ama tören yoktu. Kubbe ve tonozlardaki derin çatlaklar ve dökülmüş sıvalar dikkatimi çekti. Bekçi Yani, bana bunların depremde olduğunu, ama bir yıldır onarım için hiçbir şey yapılmadığını söyledi.

Sonra yaşlı Yani Bey'le birlikte Dr. Zare Karakaş'ı andık. Bu tarihi kilisenin başpapazı, tarihçisi, koruyucusu ve herşeyi, aynı zamanda çok iyi bir psikolog olan sevgili Karakaş Bey... Dört yıl önce aniden hayata veda etmiş ve adadaki dostlarını öksüz bırakmıştı. Yani haklıydı: O hayatta olsaydı, bu kilise böyle kalmazdı. Yine de gerekli ellerin buraya uzanmasını ve Türkiye'deki tüm dinlerden tüm mabetlerin aynı dikkat ve özenle korunmasını dilerdim.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır