* Muhafazakar bir grup olarak biliniyorsunuz? Eczacıbaşı Grubu'ndaki dönüşümün bununla bir ilgisi var mı?
Muhafazakar bir grup olarak tanındığımızı biliyorum. Bundan ben bir rahatsızlık duymuyorum. Çünkü muhafazakar olmak demek bir takım şeyleri korumak demek. Değişmememek değil. Çünkü değişime ayak uyduramayan zaten varolamaz. Dolayısıyla değişmle muhafazakarlığın bağdaşmadığını düşünmek doğru değil. Koruyacak bir şey varsa insanlar muhafazakar olabilir. Biz de geçmişi 60 yıla yaklaşan bir grup olduğumuz için koruyacak bir çok şeyimizin olduğunu düşünüyoruz. O yüzden hızlı değişimle bu muhafazakarlığı dengelemeye çalışıyoruz.
* Yeniden yapılanmadaki temel amaç nedir?
Çok genel anlamda değişime ayak uydurmak olarak özetleyebiliriz. Geniş anlamda ise öncelikle katılımcı yönetim anlayışını geliştirerek grubun bütün birimlerinde yerleştirmek. Küresel değişim ortamında katılımcı yönetim uygulayamayan şirketlerin başarı şansı çok az. Çünkü doğru kararlara çalışan insanların katılımıyla varabiliyorsunuz. İkinci amaç da çalışan insanları motive edebilmek. Bu da ancak onlara yeni heyecanlar verebilmekle mümkün oluyor. Ancak katılım en başta, tepe yönetimin ortaya örnekler koymasıyla gerçekleşebilir. Kurallar koymakla değil. Tepe yönetimde katılımcı bir yaklaşım varsa şirkette katılımcı bir yönetim sisteminin gelişmesi daha kolay oluyor. Ortak aklı ortaya çıkarabilmek lazım.
* Ortak aklı ortaya çıkarabilmenin temel şartları nelerdir? Şirketler bunu nasıl sağlayabilir?
Akıllı kurum olabilmek önemli. Şimdi 'akıllılık' modası var. Akıllı evler, arabalar, akıllı buzdolapları tercih ediliyor. Akıllı kuruluş olmak ise ortak aklı çalıştıran mekanizmaları yürürlüğe koymakla oluyor. Tabii akıllı bireyi seçmek de çok önemli. Yetenekli insanlardan oluşan bir organizasyon oluşturmak çok önemli ama yeterli değil. Akıllı insanların toplumu olduğumuza inanıyorum. O nedenle Aziz Nesin'le aynı fikirde değilim. Ama akıllı bir toplum olabiliyor muyuz? Orada çok büyük soru işaretleri var. Ülkenin her tarafının yağmalanmasına izin veriyorsak akıllı bir toplum olduğumuz kuşku götürür. Kuruluşlarda da böyle. Akıllı bireylerden oluşmak yetmiyor, ortak akıldan yararlanabilmek, hem kurumlar hem toplumlar için son derece önemli. İşte bunu ortaya çıkarabilecek mekanizmaları yönetimin ortaya koyması lazım.
* Peki liderlerin buradaki fonksiyonu nedir?
Ortak akla ulaşmak çok önemli . Ama bu komitelerle idare anlamına gelmiyor. Gene uygulamada başarılı kişilerin yetki ve sorumluluk alması şart. Büyük işler başarmış insanların heykelleri yapılır. Bütün ülkeleri dolaşsak komitelerin heykellerine rastlamayız. Eninde sonunda, uygulamayı götürcek olan kişilerdir. Komitelerle yönetim olmaz. Fakat koordinasyon, danışma, ortak aklı çalıştırma doğruları bulma açısından, özellikle hızlı değişim sürecinde birlikte hareket etmeye olanak veren mekanizmaların çok büyük payı var diye düşünüyorum.
* Bu yönetim anlayışı grupta nasıl bir yapılanma ile ortaya çıkıyor?
Öncelikle koordinasyon kurulu dediğimiz bir icra organı oluşturduk. Kurul, topluluğun yönetim kuruluna sorumlu olarak çalışacak. Burada ben, Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak bu kurulun da başkanlığını üstleniyorum. Benim yardımcılarım Faruk Eczacıbaşı ve Sezgin Bayraktar bu kurulda da başkan yardımcılığı yapıyor. İlaç, yapı, tüketim, insan kaynakları, yatırım, finansman grubu koordinatörlerimiz de kurulda yer alıyor.
* Grup üst yönetimindeki bazı isimlerin emekli olması bu yapılanmanın bir sonucu mu?
Emeklilikler yönetim değişikliği ile aynı döneme denk geldi. Grubun Genel Koordinatörü ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sezgin Bayraktar, 1972'den beri bizimle çalışıyor. Hep en üst düzey görevleri üstlendi. Büyük başarı kazandı, kuruluşumuzun tüm başarılarında ve atılımlarında imzası oldu. Kendisinden çok şey öğrendim, en yakın profesyonel çalışma arkadaşımdır.
İlaç Grubu Koordinatörü Oktay Tulpar, 1984'ten beri topluluğumuzun ilgili olduğu tüm alanlarda üst düzey yöneticilik yaptı. Hem yapı, hem ilaç hem de tüketim grubumuzun başarılarına büyük katkıları oldu.
Saffet Özbay Topluluğumuzda 34 yıllık bir hizmeti var. Eczacıbaşı İlaç Sanayi'nin Genel Müdürlüğünü yapıyor. Sadece bizim değil tüm ilaç sektörünün en deneyimli yöneticileri arasındadır. Böylesine birikim sahibi yöneticilerin emekli olmalarının Topluluğumuz açısından ne kadar büyük önem taşıdığı açıktır.
Kanımca kuruluşlar, daha fazla aktivite gerektiren görevler için genç yöneticilere sorumluluk verirken, kendileri için büyük değerler ifade eden kıdemli ve deneyimli yöneticilerinden daha az aktif bir çalışma düzeni içinde yararlanmanın yollarını da bulmalıdırlar. Eczacıbaşı'ndaki yeniden yapılanmanın amaçlarından biri de budur. İsimlerinden söz ettiğim yöneticilerimiz danışman olarak Koordinasyon Kurullarında üye olarak hizmetlerini sürdürecektir.
Sağlık sektörüne geçiş için yeni projelerimiz var. Bugünlerde Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin kuruluşunu tamamlıyoruz. Bu Amerikalı bir şirketin ortaklığı ile oluşacak. Öncelikle hastanelerin dışında evlerde hasta bakımına yönelecek. Hastane işletmesinin rasyonel çalışması açışından hastanelerde kalma süresi giderek kısalıyor. Tabii bu arada ortaya evde bakım hizmeti gereksinimi çıkıyor. Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri bu işi yapacak. Birkaç ay içinde faaliyete başlayacağız. Bu alanda yeni teknolojiler de yaratacağız. Bütün bu faaliyetler bizim için sağlık hizmetlerine geçiş olacak. Sonuç nereye gider bilemiyorum ama sadece ilaç üreten değil, sağlık sektöründe kapsamlı iş yapan bir kurum haline gelmeyi planlıyoruz.
* Diğer holdinglerde de bunu görüyoruz. Acaba değişim mi hızlandı? Sizin yapılanmanın diğerleri ile bir farkı var mı?
Her kuruluşun kendine has yöntemleri ve yönetim anlayışı var. Hepimiz aile şirketiyiz. Ancak bu aile şirketi kimliğinden profesyonel hayata geçişte farklı rotalar kullanıyoruz. Profesyonelleşmek bir ön koşul. Buna paralel olarak da her kuruluşun önem verdiği bazı yönetim ilkeleri var. Bizim önem verdiğimiz ilke katılım ilkesi. Katılımı arttırmanın değişime ayak uydurmak açısından kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz. Bu özellikle aile şirketlerinin üzerinde çalışılması ve gayret etmesi gereken bir konu. Kararların tepeden verilmesine olan alışkanlığın sürmesi tehlikesi vardır. Bunları kırmak için katılımı artırıcı mekanizmaları oluşturmak şart.
"Programın uygulanmasında iyimserliğimizi koruyoruz"
* Enflasyonla mücadele programı ve buna bağlı olarak 8-9 aylık gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
İyimserliğimiz koruyoruz. Bu yılı hedeflerin biraz üzerinde kapatabiliriz ama bu çok önemli değil. Mühim olan programın tutarlılık içinde uygulanmasıdır. Mevsimsel dalgalanmalardan arındırılarak analiz ettiğimizde hedefler doğrultusunda gidildiğini görüyoruz. Kur sepetine ilişkin hedeflere yaklaşıldığı belirtiliyor.Kötümser olmak için bir neden yok. Hem fiyat artışlarından hem de piyasada durgunluktan şikayetçi olanlar var. Biz inanıyoruz ki program hedeflerine varılırsa bu şikayetlerden arınma daha kolay olacak. Zaten biz de hedeflerimizi bugünkü sonuçları tahmin ederek almıştık. O nedenle yılbaşından bu yana olan gelişmeler bütçelerimizde önemli revizyonları gerektirmedi.
* Yeni ekonomi alanında yatırımlarınız olacak mı?
Bir e-kart uygulamamız olacak. E-kart aslında giderek önem kazanan bir iş ortamı olan e-business alanında veri saklama, veri kullanımı ve yetkilendirme diye tanımlanan işlemlerden oluşuyor. E-business'in hepimiz için önem taşıyacağını biliyoruz. E-kart e- business için gerekli olan altyapı hizmetlerini ve ürünlerini sağlayacak bir kuruluş. Eczacıbaşı Menkul Değerler (EMDAŞ) kendi alanında etkin kurumlardan biri. EMDAŞ'ın bu faaliyetlerini tamamlayacak, genişletecek olan bir sistem yaratacağız. Bu konuda da Avrupalı bir finansman şirketi ortak olacağız. Bu ortak yapı altında Türkiye'de fon kurma ve dışarıdan fon getirme hizmetlerini yapacağız. Şirketin ismi henüz belirlenmedi. Biz yeni ekonominin getirdiği olanaklardan şirketlerimizin yeni sistem içinde geri kalmaması için yararlanacağız.
* Bu yeniden yapılanma grubu önümüzdeki yıllarda yeni sektörlere sokacak mı?
Stratejimizle bu yakından ilgili bir konu değil. Daha sağlıklı strateji oluşturmaya yardımcı olacaktır tabii ama stratejimizi değiştirdiğimiz anlamına gelmiyor.
ABDURRAHMAN YILDIRIM