kapat

26.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN DÜNDAR(cdundar@sabah.com.tr )


Çevik 1 için 2 iddia

Org. Çevik Bir'le ilgili 2 ciddi iddiayı peş peşe okudum önceki gece... Basına yeterince yansımayan 2 tüyler ürpertici iddia...

2'si de kamuoyunun yakından tanıdığı 2 istihbaratçıya ait:

Birinci "istihbaratçı" Hürriyet'in eski istihbarat şefi Faruk Bildirici...

İkincisi ise MİT'in Kont-terör dairesi eski başkanı Mehmet Eymür...

***

Önce ilkini aktarayım:

Faruk Bildirici bizim meslekte benim kuşağın en düzgün isimlerinden biridir. 20 yıllık gazeteciliğin ardından kendini araştırmacılığa ve yazarlığa verdi.

Son kitabı "Siluetini Sevdiğimin Türkiyesi" (DK. 2000), bir portreler galerisi... Türkiye'de son dönemde öne çıkmış 28 kişinin portrelerini çiziyor.

"Siluetler"i zevkle okurken 311. sayfadaki bir ayrıntıyla irkildim.

Portresi çizilen isim, Çevik Bir'di... Birkaç yıl öncesine kadar "Türkiye'nin en muktedir paşası" sayılan ve emekli olduktan sonra Cumhurbaşkanlığı'na aday adaylığını ilan eden Org. Bir'in hayatını anlatırken o sayfada 70'li yılların başına gidiyordu Faruk...

Deniz Gezmiş'lerin idamından iki ay önce Ankara'da yapılan THKP-C operasyonunda pek çok şüpheliyle birlikte -şimdiki İnsan Hakları Vakfı Başkanı- Yavuz Önen de gözaltına alınmıştı. Önen, önce emniyete, sonra da Güvercinlik'teki jandarma birliğine götürülmüş, orada gözündeki bağı çıkartılmış. Daha önceden yazılmış bir ifadeyi imzalaması istenmişti. Önen de reddetmişti.

Faruk'un kitapta aktardığına göre o sorguda bulunan bir subay Önen'i, kaldırıp koluna girmiş ve şöyle demişti:

'- Sen bir kurşunluk adamsın. Elimde yetki de var. Burada anayasayı, yasayı falan unut. Boşuna direnme, imzayı bas!'.

Önen başını kaldırıp subayın yüzüne bakmış ve bu yüz çizgilerini belleğine iyice kazımıştı.

Sonra dayaklı elektrikli işkence başlamış, 4 gün süren bu seanslar boyunca o subay da zaman zaman Önen'in kolunu tutmuştu. 4 günün sonunda işkenceciler, ifadeyi imzalamamakta direnen Önen'e "yeni doğum yapan eşini de buraya getireceğiz" deyince ifade imzalanmış işkence bitmişti.

İşte Faruk, kitabında Güvercinlik'teki o subayın adını ilk kez açıklıyor:

Çevik Bir...

***

Gece yarısı Faruk'un kitabını kapattıktan sonra internete girdim. Mehmet Eymür'ün sitesini ziyaret ettim. Ve yine aynı isim çıktı karşıma...

Bu kez devletin istihbarat teşkilatının zirvesinde görev yapmış bir istihbaratçıydı bilgi kaynağı ve ortaya attığı iddia, en az ilki kadar ilginçti.

Eymür, Bir'in ekibinden bir korgeneralin "Apo operasyonu"nu sekteye uğrattığını öne sürüyordu.

Eymür'ün anlattığına göre birkaç yıl önce MİT'e bağlı bir tim "çok hassas bir operasyon" için Suriye'ye sızmış ve Şam'da karargah olarak kullanılan PKK kampının yerini saptamıştı. Bu karargaha girip çıkanları takip ederek PKK'nın ve Öcalan'ın diğer barınaklarını tespite çalışıyorlardı.

İşte tam o günlerde Şam'daki Türk sefaretinde görevli askeri ataşenin telefonu çalmıştı. Arayan, Genelkurmay istihbarat başkanı olan korgeneraldi.

Eymür'ün aktardığına göre "çalışma masasının baş köşesinde duran 2. Başkan Çevir Bir'in resmine bakarak konuşan general" ile askeri ataşe arasında şu konuşma geçmişti:

"- Gözlerinden öperim."

"- Ellerinizden öperim komutanım".

"- Şimdi bak dinle. Nasıl olsa oradakiler de telefonu dinliyorlardır. Oraya timleri yolladık. O Abdullah Öcalan köpeğini sürükleye sürükleye buraya getirecekler".

"- Emredersiniz komutanım".

"- İyi dinlesinler, o köpeği ipe bağlayıp sürükleye sürükleye getirecekler.

***

Eymür, sonra neler olduğunu da anlatıyor:

Söz konusu General terfi etmiş, "halen önemli bir görevde" imiş.

Operasyona katılanlar ise çeşitli bahanelerle görevlerinden uzaklaştırılmışlar. "Tıpkı Öcalan'ı uçakla getirirken 'Ülkene hoş geldin' diyen emekli albayın uzaklaştırıldığı gibi..." diyor Eymür...

Bakalım, Çevik Paşa bu ciddi iddialara cevap verecek mi, yoksa daha önceki iddialarda yaptığı gibi sessiz mi kalacak?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır