kapat

26.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Şeftali Kebabı Cumhuriyeti

Tam 26 yıldır Kıbrıs'ı izliyoruz.. Dile kolay 26 yıl.. Bu süreç içinde adanın kuzeyini yönetenleri zaman zaman alkışladık, zaman zaman eleştirdik.. Ama özellikle 1990'lardan itibaren "işin nereye gittiğini açık seçik görmeye başladığımız için" eleştirilerimiz ağırlık kazandı.. Eleştirilerimiz sadece KKTC'yi yönetenlere değil, Ankara'ya da yönelikti..

Yıllarca, defalarca yazdık.. Onca yıldır kaç yazı yazdığımızı hatırlamıyoruz şimdi.. Ama hep dedik ki; "Bu gidiş gidiş değil.. Bir gün deniz bitecek.."

Bu eleştirilerimiz sırasında, KKTC'deki bozuk düzenin sürmesini isteyenler, bu sistemden nemalananlar, bize, akıl almadık iğrençlikte saldırılarda bulundular.. Akıl almaz suçlamalar yaptılar..

Bu iğrenç suçlamalara karşıt, biz yine doğru bildiğimizi yazdık..

Gerek barış sürecindeki hataları, gerek Türkiye'den gidenlerle ada Türkleri arasında başlayan çekişmeleri, ekonomik uygulama adı altındaki kepazelikleri, Türkiye'den giden paraların Şeftali Kebabı pişirip, akşamları rakı ile bunu yemeye harcanmaması gerektiğini, hep gündeme getirdik..

Bütün bunları yaparken de, hem Kıbrıs halkı, hem yöneticileri, hem de Ankara'da politika belirleyen çevrelerle konuştuk.. Aradaki çelişkiler o kadar ayan beyandı ki, görmemek için gerçekten kör olmak lazımdı..

Ve nihayet "Deniz bitti..."

Seçimlerde para veya başka türlü avantalar dağıtılmasının iğrençliğini,

140 bin nüfuslu bir yerde, devletin ayda 58 bin maaş ödeme çeki kesmesinin akıl almaz bir uygulama olduğunu,

dünyanın hiçbir yerinde 25 yaşında insanlara emekli olma hakkı verilmediğini,

üretimin sıfır noktasına gerilediğini,

Bir kaç defile dışında turizmin dibe vurduğunu

daha hala su ve elektrik probleminin çözülemediğini,

böylesine kötü yönetilen bir yere kimsenin yatırım yapmayacağını,

Ankara'nın her yıl verdiği ve bazı bölümleri gizli olan yüzmilyonlarca doların nereye gittiğinin bilinmediğini,

yine Ankara'nın, çocuğunu harçlık veren zengin baba gibi davranmayıp, bu paranın nasıl harcandığını denetlemesi gerektiğini,

başta partizanlık olmak olmak üzere tüm hastalıkları adaya ihraç ettiğimizi,

Dışişleri Bakanlığı'nın Kıbrıs politikasının son derece yanlış olduğunu,

KKTC'nin geleceği olan gençlerin büyük sayılar halinde adayı terketmeye başladıklarını,

adada hırsızlıktan sabıkalı olanların siyasete girmelerine izin verilmesinin, gelecekte başlarına işler açacağını,

Eroğlu iktidarının son bankalar skandalı öncesi, bu bankalarda batacağı açıkça görülen paraların karşılıklarını, seçimlerde babasının serveti gibi dağıtmasının ancak 3'üncü dünya diktalarında görülebileceğini,

Ve de, yöneticilerin KKTC'yi neredeyse Şeftali Kebabı Cumhuriyeti haline getirdiklerine hep yazdık..

Şimdi sormak sizin hakkınız; "Peki bütün bunları yazdınız da ne oldu?"

Cevap açık: hiçbir şey olmadı.. KKTC yönetimi de, Ankara da denizin bitmesini bekledi..

Ama, Ankara'dan aldığımız son haberler, geç de olsa, bazı kişilerin akıllarının başlarına gelmeye başladığını, işlerin böyle gitmeyeceğini, bugünkü düzenin son derece bozuk bir düzen olduğunu anladıklarını gösteriyor..

Şimdi deniyor ki, KKTC için bir "Master Plan" hazırlanacak..

Bu plan, adanın kuzeyindeki düzeni, "A'dan Z'ye değiştirecek.."

Ve bunun uygulanmasını, bugünkü hükümet ile başbakan yapmayacak.. Çünkü işleri ne hale getirdikleri belli...

Milli Mutabakat Hükümeti kurulacak.. UBP ve TKP'ye, DP'de eklenecek..

Aynı Türkiye'deki gibi "kemerler iyice sıkılacak.."

Türkiye'den giden para "kuruşuna kadar kontrol edilecek..."

Emekli kepazeliği bitecek..

İktidara yakınlık, artık nema ve rant getirmeyecek..

Kaynaklar rant ekonomisinin büyümesine değil, en akıllı biçimde, başka üretim alanlarına kayacak..

Turizm ve narenciye üretimi gibi sektörler baştan aşağı yeniden yapılanacak..

Peki Kıbrıs halkı ne düşünüyor?

Ankara'dan ne bekliyor? Ne istiyor?

Bunların cevabını alabilmek için Kıbrıs'a uçtuk.. Birkaç gün onlarla beraber olacağız.. KKTC halkının, ama gerçek anlamda halkının, yani siyasetçilerin değil, ne düşündüğünü, ne istediğini, ne beklediğini, sizlere adadan yansıtmaya çalışacağız..

Çünkü halk doğruları söyler..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır