kapat

26.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Otizmin sırları aralanıyor
Otizm hastalığının sebebi ve tedavi yöntemleri hâlâ tam olarak açığa çıkarılmış değil. Ancak araştırmalar, bu hastalığın gizli yönlerini yavaş yavaş ortaya çıkarıyor, tedavi ve bakım yöntemleri giderek gelişiyor

En gelişmiş toplumlarda bile otistik çocuk sayısı sanıldığından çok daha fazla. Amerika'da her 500 çocuktan birinin otistik olduğunu saptayan uzmanlar, bu hastalığın Down Sendromu ve kanserden daha yaygın hale geldiğini belirtiyorlar. Ancak, hastalık ne kadar yaygın olursa olsun hâlâ gizemini koruyor. Hastalığın ilk teşhis edilişinin üzerinden 60 yıl geçmesine rağmen, "Otizmin sebebi nedir, tedavisi var mıdır?" gibi sorulara hâlâ kesin yanıtlar verilemiyor.

BEYİNDE BAŞLIYOR
Tüm bu tabloya rağmen, son dönemde yoğunlaşan otizm çalışmaları otistiklerin, "bir dahinin kapasitesine sahip olabilen beyinleri hakkında" her gün yeni ve şaşırtıcı bilgiler veriyor. Yapılan araştırmalar, hastalığın "genetik değişim, virüs ya da zararlı kimyasal maddelerden kaynaklanabileceğini, beyin temelli bir gelişim bozukluğu olduğunu" gösteriyor.

ZİHİN KÖRLÜĞÜ
'Klasik otistikler', normal konuşma becerisine sahip değil. Toplumsal güdüleri de gelişmemiş. Klasik bir otistik çocuk, bir ihtiyacını karşılamak için birinin koluna yapışabilir ancak normal çocuklar gibi oyuncaklarla oynamaz. Bunun yerine kapı kolları, plakalar gibi takıntılar geliştirir ve değişikliklere direnir. Bakkala her günkünden farklı bir yoldan gidilmesi otistik çocukta sinir krizlerine yol açabilir. Bu çocuklardan 4'te 3'ü zihinsel gerilik yaşar ve 3'te 1'i sara hastasıdır.

Yapılan araştırmalar otizmin temelinin 'zihin körlüğü' denilen bir sendrom olduğunu göstermiştir. Normal çocuklar başkalarının neler bilip, bilmediğini tahmin edebilir; düşüncelerin ve hislerin yüz ifadeleriyle, ses tonuyla ifade edildiğini bilir. Otistik biri ise bunlardan hiçbirini hissedemez. Bu nedenle zihin körlüğü çeken kişilerin sosyal gelişimlerini tamamlaması neredeyse imkansız gibidir. Karşısındaki insanların zihinsel durumunu algılayamayan bir insanın o kişiye sempati göstermesi, şakayla tehdidi birbirinden ayırt edebilmesi ve dostluklar kurması mümkün değildir.

GİZLİ DAHİLER
Otistik insanların aşık olması da kolay değildir. Ancak belirli meslek alanlarında çok başarılı olabilirler. Bir telefon rehberini 10 dakikada ezberleyebilir ya da bir binanın yüksekliğini bir bakışta hatasız bir şekilde hesaplayabilirler. Otistik insanların 10'da 9'u resim, müzik, matematik ve hafıza konusunda sıradışı beceriler gösterirler. Belirli zihinsel görevler konusunda mükemmeldirler. Çoğumuz algıladığımız şeyleri kategoriler ve kavramlarla sınıflandırırken, otistikler her şeyi birbirinden ayrı değerlendirirler. Onlar için 'Titanic' adlı bir gemi vardır ama genel bir gemi kavramları yoktur.

FARKLI YAKLAŞIMLAR
California Üniversitesi'nden Dr. David Amaral, otizme neyin neden olduğunu ve beynin hangi bölgelerinin en çok etkilendiğini henüz bilmediklerini söylüyor. Otistik insanlara yapılan otopsilerde otistik insanların eklem bölgelerindeki hücrelerin gelişmemiş olduğunun görülmesi "ilk çocukluk gelişimlerinini tamamlayamadıkları" görüşünü akla getiriyor.

Bir kısım araştırmacı ise farklılığı beyin kimyasında arama eğiliminde. Ulusal Sağlık Enstitüsü'nden Doktor Karin Nelson'un yürüttüğü çalışmalar, otizmin sebebinin kimyasal olabileceğini gösteriyor.

Dr. Nelson'un 246 çocuk üzerinde yaptığı kan testleri beyin gelişiminde etkili olan 4 proteinin (VIP, CGRP, BDNF ve NT4) otistik çocuklarda yüksek düzeyde olduğunu ortaya koyuyor. Hastalığın genetik nedenlerini araştıran uzmanlar belirli bir "otizm geni" tespit edememekle birlikte, 10 kadar genin çeşitli kombinasyonunun hastalıkta etkisi olduğunu tespit etti.

Yapılan bazı araştırmalar da çevre faciaları yaşanan bölgelerde otistik çocukların sayısının şaşırtıcı derecede yüksek olduğunu gösteriyor.

BAKIM ÇOK ÖNEMLİ
Sonuçta uzmanlar, "araştırmalar kesin sonuçlar verene kadar yapılabilecek en iyi şeyin otistik insanlara yardım etmek" olduğunu belirtiyorlar.

Otistik çocukların aileleri sıklıkla özel diyetler, gelişmiş iletişim gibi tedavi yöntemleri deniyor ancak, bunların da yararları henüz kanıtlanabilmiş değil. Özel bakım evlerinde otistik çocuklara uygulanan "Uygulamalı Davranış Analizi" adlı teknik sayesinde belirli davranışlara çocukların alışkanlık kazanmaları sağlanıyor. Resim Değişim İletişim Sistemi adı verilen bir başka teknikle de kendilerini ifade etmeyi öğrenmeleri başarılabiliyor.

NEWSWEEK DERGİSİ: OTİZM NASIL TEŞHİS EDİLİYOR?
Otİstİk bozukluklar, CHAT adı verilen bir test sayesinde çok erken yaşlarda tespit edilebiliyor. Uzmanlar, bu testlerin bütün çocuklara yapılması gerektiğini savunuyorlar. Anne-babalar dikkat:

1. Çocuğunuz oyuncak fincan ve çaydanlık ya da benzeri şeylerle çay yapma taklidi yapıyor mu?

2. Çocuğunuz işaret parmağıyla, ilgi duyduğu şeyleri gösteriyor mu?

3. Odada bulunan ilginç bir nesneyi işaret ederek "Bak! Burada (nesnenin adını söyleyin) var" deyin ve çocuğunuzun yüzünü inceleyin. İşaret ettiğiniz nesneyi görüyor mu?

4. Oyuncak bir fincan ve çaydanlık vererek çay yapmasını isteyin. Çocuk çay doldurup, içiyor gibi yapıyor mu?

5. Işığın nerede olduğunu sorun. İşaret parmağıyla gösterebiliyor mu? *Bu görevleri yerine getiremeyip, soruları cevaplayamayan çocuklarda 'klasik otizm'in bulunma ihtimali yüksek.

DURUMLARIN ALGILANMASINDA GÜÇLÜK ÇEKERLER
1. Sally'nin masasında bir sepet ile kutu vardır. Sally, misketi sepete koyar kapağı kapatır ve dışarı çıkar.

2. Sally dışarıdayken arkadaşı Anne misketi sepetten alarak kutuya koyar ve kapaklarını kapatır.

3. Sally odaya döndüğünde sepet de kutu da bıraktığı yerdedir. Sizce Sally misketini nerede arayacaktır?

4 yaşında normal bir çocuk Sally'nin misketi, bıraktığı sepette bulmayı umduğunu, hemen sepete bakacağını düşünür.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır