kapat

26.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kıbrıs'ı böyle batırdılar
Kıbrıs'ta çalışan nüfusun yüzde 20'si maaşını devletten alıyor. Devlet ayrıca adadaki 9 bin emekliye ve 2 bin de malul gaziye maaş ödüyor.

Mücahitler 30 yaşında emekli oldu. Türkiye'de ortalama emekli maaşı 120 milyon lira olurken, KKTC'de 350 milyon liraya kadar yükseldi. Adada, 10 milyar lirası olan banka kurdu. 70 bankanın büyük bölümü kara para aklamakta aracı oldu. Politikacılar bu duruma sessiz kaldı

KKTC'de yaşanan bankazede krizi, Yavru Vatan'daki ekonomik çöküşü tüm çıplaklığı ile ortaya koydu. Bağımsız cumhuriyetin ilan edildiği 1983 yılından bu yana Türkiye'nin sağladığı mali destekle ayakta duran KKTC, 1997 yılında Ankara'nın önerdiği ekonomik kurtuluş reçetesini uygulamaya koymakta gecikti. Geçen yıl Aralık ayında Türkiye'de yapılan 5 banka operasyonu KKTC'ye sıçradı. Gözetim ve denetim sisteminin yetersiz olduğu KKTC'de içi boşaltılan bankalar birbiri ardına batmaya başladı.

KKTC'nin Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç, ülkede bulunan 70 kadar bankanın Kıbrıs ekonomisinin büyüklüğüne göre çok fazla olduğunu belirtti ve "Bunların büyük bölümü ya kara para aklama ya da hortumlama için kuruldu. Acilen, kapsamlı bir ekonomik programın uygulamaya konulmasından başka çare yok. Türkiye, bu konuda gerekli desteği verdi" dedi.

Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel ise KKTC'deki 100 trilyonluk bankazade faturasını ödeyebilecek bir kaynağın bulunmadığını belirtti ve "Kıbrıs bizim için yaşamsal öneme sahip ancak bu parayı ödemeyi düşünmüyoruz" dedi.

KARA PARA AKLANDI
Büyükelçİ Bulunç, bankacılık krizinin kökünün 1994 yılında Türkiye'de yaşanan mali krize dayandığını söyledi. Bulunç, son 5 yıllık çöküş öyküsünü şöyle anlattı: "5 Nisan 1994 Kararları, ekonomisi Anavatan'a bağlı KKTC'de de tüm ağırlığı ile hissedildi. 1997 yılı başında Türkiye ile bir Ekonomik İşbirliği Protokolü imzalandı. KKTC ekonomisini istikrara kavuşturacak bir program hazırlandı. Ancak reformlar hayata geçmedi.

Geçen yıl Türkiye'de 5 bankaya el konulunca, KKTC'deki Yurt Securities Off Shore Bank'a isim benzerliğinden dolayı bir hücum yaşandı. Mali yapısı zayıf, yeterince denetlenmeyen bankalar sapır sapır dökülmeye başladı. İlk etapta 4 bankaya (Yurt, Everest, Hür ve Finansbank) el konuldu. Nakit desteği verilerek ayakta tutulmaya çalışılan iki bankanın ise (Endüstri Bank ve Kıbrıs Kredi Bankası) 2 ay önce faaliyetleri durduruldu. 200 milyon dolar civarındaki (125 trilyon lira) fatura karşısında hemen Türkiye'den destek istendi. Türkiye ilk etapta, 25 milyon dolar gönderdi."

KRİZ 'GELİYORUM' DEDİ
Büyükelçi Bulunç, KKTC'de 40 civarında normal statülü banka, 30 civarında off shore banka bulunduğuna dikkati çekti ve şöyle devam etti:

"70 civarında banka KKTC ekonomisinin büyüklüğü ile karşılaştırıldığında çok fazla. Bu bankaların büyük bölümü kara para aklama için kuruldu. Yakın zamana kadar 10 milyar lirası olan tabela bankası kurabildi. Daha sonra bu parayı yurtdışına transfer edebildi."

"KKTC'de çalışan nüfus 80 bin civarında. Bu nüfusun yüzde 20'si devletten maaş alıyor. 9 bin civarında emekli, 2 bin civarında da malul gazi, şehit ailesi ve hadise kurbanları var. Bunların ailelerine yardım yapılıyor. Barış Harekatı öncesinde, mücahit olarak görev üstlenenlerin 1 yıllık hizmetleri 2 yıl kabul edildi ve bu insanlar 10 yılda emekli yapıldı. 30 yaş civarında binlerce emekli oluştu. Vergi kesintisi yapılmayan emekli maaşları kısa süre sonra çalışanların maaşlarına eşit hale gelebiliyor. Vakit geçirilmeden reformlar hayata geçirilmeli."

Mahmut BULUT

Okan MÜDERRİSOĞLU


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır