kapat

25.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Televizyon o kadar da kolay değil

Dün ilk kez Kanal 6'da Öğle Haberleri'ne çıktım ya, alel acele gazeteye döndüğümde arkadaşlar "Bugün stresli ve yorgun bir gün, herhalde yazı yazmak zor olur, bu nedenle az yer ayırdık" dediler.

Ben de şaka zannederek güldüm. Şaka değilmiş, Digitürk sayfaya kocaman bir ilân vermiş. Bize de yazacak bu kadar yer kalmış. İlâna çok sevindim tabii.

Aslında bugün çok güzel bir haber ve ilginç konular vardı, onlar artık rahat bir güne kalacak. Yerimiz dar olduğuna göre ilk kez yaşadığım televizyonculuk deneyimimi anlatayım.

Bir kere, ben sadece kendimi stres ve heyecan içinde sanıyordum, meğer bütün ekip yanı duygular içindeymiş. "Size ne oluyor?" dedim, öyle ya, onların hepsi deneyimli bu konuda. Benden yansımış.

İlk gün tabii heyecan içinde geçti, insan ne olduğunu da anlamıyor. Ama anladığım bir şey varsa, o da televizyonculuğun çok zor olduğu.

Gazetede az sayıda kişiyle çalışmak mümkün, ama televizyonda asla. Haber yazılması ayrı, filmlerin seçilmesi ayrı, bu filmlerin üzerine haberi monte etmek ayrı, kamera ayrı, ışık ayrı, bir de üstüne dekor var.

Öyle sanıyorum ki, televizyon haberciliğinin keyfi son dakika haberlerinde. O anda meydana gelen bir olayı, elde ne varsa, ama doğru ve anlaşılır olarak herkesten önce kamuoyuna duyurabilmenin keyfi herhalde bütün yorgunluğu insanın üzerinden atıyordur.

Bilmem, tam ekrandayken gelen çok önemli bir haberde ben ne yapacağım?

Bu arada ilk gün tecrübesinden sonra pekçok tanıdık, dost, arkadaş ve siz sevgili okurlardan telefonlar, faks ve e-mail mesajları aldım. Bu insana çok moral veriyor. Tabii moralle birlikte sorumluluk da yüklüyor.

Bugün de yarın da, daha sonra da hem bu köşede hem de saat 12.00'de Kanal 6'da buluşmak dileğiyle.

Hepinize teşekkürler, sevgiler, saygılar.

Kıbrıs korkutuyor
Kıbrıs'ta garip şeyler oluyor. Ada'daki bir general ile bazı siyasiler ve gazeteciler birbirlerine hakarete varan konuşmalar yapıyorlar. Ardından bazı gazeteciler hakkında "vatan hainliği, Rum casusluğu" suçlamaları yapılıyor. Denktaş "başıbozukluktan" söz ediyor. Off Shore hesapları olan ve paralarını alamayan vatandaşlar Meclis'i basmaya kalkıyor, birçok kişi yaralanıyor.

Anlaşıldığı kadarıyla "Yavru vatan" için için kaynıyor.

Ve tabii tüm bunların altında Kıbrıs'ın dünyadaki statüsü, Türkiye ile ilişkileri ve Rumlarla yapılan pazarlıklar yatıyor.

Kıbrıs Türkiye'den çok yüklü miktarda maddi kaynak çekiyor, bu Türk halkına enflasyon olarak geri dönüyor.

Ve Türkiye Kıbrıs'ı özgürce tartışamıyor. Çünkü konu bir tabu. Herkes yanlış anlaşılmaktan çekiniyor, söylemek istediğini söyleyemiyor.

Oysa Kıbrıs'ı adam gibi tartışmalı, ama bu tartışmaları yaparken birbirimize "vatan haini misin?" suçlamalarında bulunmamalıyız. Aslında zaman aleyhimize işliyor. Dünya Kıbrıs'a bizim gibi bakmıyor. Günün birinde aslında bildiğimiz, ama kamuoyundan sakladığımız durumla karşı karşıya kalıvereceğiz.

O zaman yine Başbakan asmaya kalkmayalım.

Hizbullahçı Fil Hamdi'ler
Vural Savaş ve Nuh Mete Yüksel'in ailelerine "Hizbullah" tarafından suikast düzenleneceği öğrenilmiş. Hizbullahçılar Savaş'ın kızının düğününü basacak ve çok kan dökeceklermiş. Şimdi polis "saptadığı" üç kişiyi her yerde arıyormuş. Maşallah yakalama falan da yok, sadece isminin baş harfleri verilen üç kişi aranıyor. Yakında Aziz Nesin'in Fil Hamdi hikâyesinde olduğu gibi "mebzul miktarda" üç Hizbullahçı yakalanırsa şaşmayın. Tabii sonra böyle bir şey olmadığı ortaya çıkarsa da şaşmayın.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır