kapat

25.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Hasta çocuk

Kıbrıs.. Yavru vatan.. Türklüğü onurlandıran bu ada, düşmanlarımızı sevindiren elem verici bir kargaşaya sürükleniyor.

Yaşı ilerleyen ama gelişemediği için bunalıma sürüklenen bu "kavruk çocuk" zaten derdi başından aşmış ana vatanı üzecek bir "büyük sorun" olma yolunda..

Dün sabah Lefkoşe'de 1500 kişi, KKTC'de şimdiye kadar görülmemiş boyutta bir protesto eylemi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı ikametgâhına yürüyen grup, sonra güvenlik engellerini aşarak meclise girdi. Yumurta yağmuruna tuttuğu meclis salonunda evrakları havaya savururken kürsüye çıkanlar meclisi istifaya çağırdı, bankalarda batan paraların ödenmesini, batıranlardan da hesap sorulmasını istedi.

Güvenlik güçlerine direnen göstericiler, tutuklananların konulduğu minibüsün camlarını kırdıktan sonra bir polis aracını devirdiler.

Polis havaya ateş açmak ve göz yaşartıcı bomba kullanmak zorunda kaldı.

Olay, görünürde bankazedelerin protestosu idi ama "Denktaş istifa", "Faşizme son" sloganları, toplumsal patlamayı besleyen başka sebeplerin de var olduğunu gösteriyor.

Tehlikeli tırmanış
Dünkü olaylar KKTC'de ekonomik, siyasal ve toplumsal yapının dibe vurduğunu işaret ediyor.

Tablo, esef veren bir iflâs görüntüsüdür.

Yapısal hastalıklara acil çözümler üretilmediği takdirde geleceğin hezimetten başka bir şey vaad etmediğini herkes görmek zorundadır.

Evet, ambargolar KKTC'nin gelişmesine izin vermedi. Ama KKTC'yi yönetenler de her yıl Türkiye'den gelen yardımları, ekonomik gelişme yolunda değerlendiremediği gibi adaletli olarak da bölüştürmedi.

Siyaset yıllardan beri Türkiye'nin sırtından geçinenlerin bölüşüm kavgası şeklinde yürüdü. Siyasal koruma altındaki soygunlar, Türkiye'deki yolsuzlukların abartılı çirkinliklerini sergiledi.

Dünkü protesto eylemleri KKTC yönetimini hedef aldı. Ama bu tırmanışın yakın bir zamanda doğrudan Türkiye'yi hedef alması tehlikesi vardır ve bu ciddiye alınmalıdır.

Müdahale zamanı
Rum tarafı, Türkiye'ye AB yolu açıldıktan sonra adada çözüm arayışlarını, Birleşmiş Milletler zemininden uzaklaştırıp Avrupa Birliği çerçevesine oturtmaya çalışan bir strateji izlemeye başladı.

KKTC'de yolsuzluk üreten kirli siyasi rekabet, Rum tarafı hızla zenginleşirken Kuzey'de paraların ve umutların kaybolması, hatırı sayılır bir aydın grubun aklını çelmeye başladı.

Olayları önleyecek köklü önlemler alınmaması, Rum tezinin KKTC'deki taraftarlarını çoğaltması riskini büyütecektir.

Türkiye adaya her yıl 150 milyon dolara yakın para akıtıyor. Siyasetin kurtlar sofrasında bu paranın yok olmasını Ankara şimdiye kadar seyretti.

Artık nereye kullanılacağı konusunda söz sahibi olmalıdır.

Kıbrıs Türkü, Rum cumhuriyetinin içinde bir azınlık olamaz. Ama süngüyle alınan süngüyle de korunamaz.

Ankara karar vermek, hem de acele etmek zorunda.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır