Cem: Önemli olan demokratik kriterler
"AB üyeliği demokratikleşmeye bağlı" diyen İsmail Cem "Kopenhag kriterleri tamamlanmadan üyelik müzakerelerine başlanamıyor" diye konuştu
Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerine başlamasının, Kopenhag kriterlerindeki demokratik ölçüleri yerine getirmesine bağlı olduğunu söyledi. Cem, bu ölçülerin yerine getirildiği noktada Ankara'nın müzakerelere başlamak için başvuru yapacağını bildirdi.
AB'nin genişleme sorumlusu Gunther Verheugen'in tartışma yaratan Ankara ziyareti adından Türkiye AB ilişkilerinin geleceği üzerine sorularımıza, Cem şu yanıtları verdi:
- AB'nin Türkiye'den talepleri ne zaman kesinleşecek, Türkiye nasıl yanıt verecek? Bu bir takvime bağlanacak mı?
- Bir tür takvime zaten bağlı. Ekim ya da Kasım'da katılım kağıdını bize vermelerini bekliyoruz. Beklentileri tam olarak orada ortaya konmuş olacak. Bizim de yıl sonundan önce ulusal programımızı açıklamamız bekleniyor. Neleri yapacağımızı ulusal programımızda açıklamış olacağız.
DEMOKRASİ ŞARTI
- AB ile ilişkiler aksıyor görüntüsü hakim. O tarihe dek bir düzelme sağlanabilecek mi?
- İlişkilerimiz son 6 ayda hızlı ve hatta Verheugen'ın deyişiyle 'beklenenden hızlı' gelişiyor. Uyum çalışmaları için oluşturulan 6 teknik komite gayet hızlı çalışıyor. 'Hizmet sektörünün serbest çalışması' ve 'devlet ihalelerine karşılıklı katılım imkanı' konularında müzakereler başlıyor. Yani bunlar iyi gidiyor.
- İyi gitmeyen ne sizce?
- Dediğim gibi, ekonomik uyum cephesinde bir sıkıntı yok görünüyor. Önemli olan demokratik kriterler. Kopenhag kriterlerinin demokratik ölçüleri. Kopenhag kriterleri tamamlanmadan üyelik müzakerelerine başlanamıyor.
- Burada idam cezası, 312 gibi düşünce özgürlüğünü ilgilendiren maddeler, istenilen dilde iletişim gibi konular devreye giriyor sanırım. Bunları bir önşart olarak mı öne sürüyorlar?
- Diyorlar ki, 'benim bir adayla müzakerelere başlamam için, o adayın bütün diğer adaylarla eşit hale gelmesi lazım.' Yani önşart, ya da engel denmiyor ama, 'eşit hale gelinmesi lazım' deniyor.
- Peki bu gelişmeler Helsinki belgesine yazılan 2004 tarihine dek sağlanabilecek mi?
- Bu ölçüler sağlandığı anda müzakerelere başlanması için başvurabiliriz.
- AB Kıbrıs sorununda da çözüm istiyor. O bir engel oluşturmayacak mı?
- Hiçbir engel oluşturmaması gerektiğini başından bu yana söylüyoruz. Baştan beri Türkiye'nin üyeliğinin Kıbrıs sorununa bağlanmaması gerektiğini söyledik. Bu tutumumuzu koruyoruz.
KRİTİK AYLAR
AB genişleme sorumlusu Verheugen'in raporunda "Kürtlere eğitim ve yayın hakkı" sözünün yer almadığı Başbakan Ecevit tarafından daha önce açıklanmıştı. Dolayısıyla, Cem bu konuya girmek istemiyor.
Dikkat çektiği nokta ise Türkiye'nin AB üyeliği açısından çok daha önemli: Türkiye AB'ye üye olmak istiyorsa, demokratik ve ekonomik ölçüleri yerine getirmek zorunda. Aksi halde görüşmelere dahi başlanamıyor.
Burada 'Avrupa idam cezasının kaldırılmasını istiyor, öyleyse karşı duralım' türünden bakışı sorgulamak gerekiyor.
Galatasaray nasıl 'benim özel durumum var, ben on iki kişi oynayayım' ya da 'bana ofsayt uygulanmasın' demeden gidip Avrupa şampiyonu olduysa, Ankara'nın da AB üyesi olmak istiyorsa, oyunu kurallarıyla oynamayı kabul etmesi gerekiyor.
Brüksel'in katılım belgesine, Ankara'nın ulusal programla yanıt vermesine dek geçecek bu birkaç ay, Türkiye'nin AB yolculuğu açısından kritik önem taşıyor.
MURAT YETKİN
|