Türkiye Basketbol Federasyonu ve güdümünden kopamayan Efes ve Ülker muhafazakar davranarak bu yaz patlak veren FIBA ve ULEB (Avrupa Kulüpler Birliği) kavgasında Suproleague tarafında kaldılar. Sağlamcılık yaparak mühür kimde ise onun yanında olurken, için için de kolay Avrupa Şampiyonluğu hayalleri kuruyorlar.
Üç büyük düşünemeyenlerden Galatasaray ise yetki sınırlarının farkında olmayan Osman Hattat ile bizi ele güne rezil eden bir atakta bulunduysa da o da vizyon sahibi (!) Başkan Süren'e tosladı. Bekleyip göreceğiz bakalım, devrimci, yeni vizyoncu ULEB'ciler mi, yoksa statükocu Stankoviç mi kazanacak uzun vadede.
Televizyon hak ve gelirleri, seyir ve medya kapsamı bakımından Avrupa'nın en iyi takımlarını barındıran ULEB'in Euroleague'i daha avantajlı gözüküyor genelde. Müthiş bir kavga var. Real Madrid'in başkanlığındaki son değişiklik ULEB Başkanı Portela'nın en güvendiği amiral gemisini yaraladı. Hakem arayışlarında bizim emekli Necip Kapanlı'nın kapısına kadar geldiler. FIBA'cıların dayatmalarının üstesinden gelerek ligi nasıl oynatacaklar?