Eskiden şirketler tüm işlerini kendi bünyesinde yapardı. Core-business devriyle birlikte şirketler artık ana faaliyet konularına odaklanmaya başlayıp diğer işleri outsourcing olarak adlandırılan yöntemle çözmeyi tercih ediyor. Yemek, temizlik ve güvenliğin başka şirketlere verilmesiyle başlayan yeni model, şimdi insan kaynaklarından lojistik hizmetlerine, bilgi işlemden filo operasyonlarına kadar genişlemiş durumda.
DO-CAR da, Türkiye'de özellikle uluslararası şirketlerin outsource ettikleri filo ihtiyaçlarını karşılıyor. 1997'den bu yana, başta ilaç ve kimya şirketleri olmak üzere pek çok firmaya binek otomobil kiralayan DO-CAR, bugün 400'e yakın filosuyla hizmet veriyor. Türkiye'de outsourcing faaliyetlerinin çok kısa sürede gelişeceğine işaret eden DO-CAR Genel Müdürü Mürşit Unat, en geç 5 yıl içinde 5'ten fazla araca ihtiyacı olan şirketlerin, filo kiralama yoluna gideceklerini belirtiyor. Mürşit Unat, Türkiye'de outsourcing işinin gelişimini, DO-CAR'ın faaliyetlerini ve gelecek vizyonunu anlattı.
* DO-CAR ne zaman kuruldu, hangi alanda faaliyet gösteriyor?
DO-CAR 1997 yılında kuruldu ve işi filo kiralama. Globalleşen dünyada firmaların kendi faaliyet alanlarına konsantre olma dönemi başladı. Tüm dünyada yaygınlaşan outsourcing olayıyla birlikte artık Türkiye'deki şirketler de ana işlerine odaklanıp, yan işleri uzman şirketlere bırakmaya başladı. Uluslararası şirketlerden başlayarak artık pek çok yerli firma yan işlerini başka şirketlere yaptırıyor. Filo kiralama işine biz de bu gelişen trendle birlikte girdik. Önce tanıdığımız şirketlerin ihtiyaçlarını karşılayarak başladık sonra bu işi yaptığımızı duyan başka firmalardan da talep aldık. Bugün 400'e yakın otomobilden oluşan bir filomuz var ve şirketlere uygun koşullarda araç kiralıyoruz.
* Bu işin şirketlere getirdiği avantajlar neler?
İş uzmanına bırakıldığı için hizmet kalitesi artıyor. Şirketler kendilerine uygun fiyatla kiralama yaptıkları için, işin ekonomik boyutu da ön plana çıkıyor. Filo kiralayan şirket, araba bozulmuş, lastikleri eskimiş, egzos pulu zamanı gelmiş, araba çalınmış, kaza yapmış hiçbir şeyden sorumlu olmuyor. Sadece her ay faturasını alıyor, masraf gösterip vergiden düşüyor. Araba firmalarına kota verilmeye, daha ucuza araba alma imkanı sağlanmaya başladı. Bu, sistemin dikkatli fiyat veren firmalar için daha ucuza mal olmasını sağlıyor.
Fiyatlandırma sırasında firmayı tanıyor ve aracın ortalama aylık masrafını tahmin ediyoruz. Bunu finansman maliyetinin üzerine ekliyoruz ve tek bir fatura olarak veriyoruz. Fiyatlandırmada 3 kriter var. Maliyette, dönem sonundaki tahmini satış fiyatı, arabanın değer kaybı çok önemli. Biz tamamıyla maliyetine bütün riski üstleniyoruz. Arabayla ilgili her türlü sorunla biz ilgileniyoruz.
* Şirketlerin yaş, model,
marka gibi özel tercihleri oluyor mu?
Volkswagen çok popüler bir araba. Bize de çok talep oluyor. Filomuzda 50'den fazla Volkswagen var. Ancak servis ve yedekparça sorunu olmadığı için yerli markalarla çalışmayı tercih ediyoruz. En çok Tofaş'ın arabalarıyla çalışıyoruz.
Hande DEMİREL