Ankara keseyi açtı
KKTC'deki bankazede mevduatlarının ilk 4 taksidi Türkiye'nin gönderdiği 15 trilyon lira ile ödendi. Ankara yine devrede ve ek yardım gönderilmesi gündemde
KKTC'de yaşanan siyasi gerilime dün de bankazedelerin Meclis baskını eklenince Ankara'da hareketli saatler yaşandı. Bankazede depremi üzerine Hazine, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı'nda kısa bir durum değerlendirmesi yapıldı. Ardından da KKTC'ye, 2000 Yılı Bütçesi'nin "mali transferler" kaleminden ilave destek sağlanması gündeme geldi. KKTC Hükümeti'nin garanti altına aldığı ve 18 taksitte ödeme planına bağladığı mevduat tutarının 75 trilyon lirayı bulduğu, ilk 4 taksidin Türkiye'nin gönderdiği 15 trilyon lira ile ödendiği, daha sonra ise ödemelerin durduğu belirlendi. Öte yandan 26 Temmuz'da İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı'nda yapılacak olan MGK Toplantısı'nda, KKTC'deki siyasi ve ekonomik gelişmeler ile BM gözetimindeki Kıbrıs dolaylı görüşmelerinin seyri özel gündem maddesi olarak ele alınması kararlaştırıldı.
Bankazede krizi KKTC ve Türkiye'de çeşitli tepki ve tartışmalara neden oldu:
MURAT SÖKMENOĞLU (TBMM Başkanvekili)
Kaba kuvvetle çözüm olmaz
HİÇBİR konu kaba kuvvet ile çözülemez. Meclis, tüm demokratik ülkelerde kutsal bir çatıdır. KKTC bizim gözbebeğimiz. Halkın sorunlarının çözüm yeri olan Meclis'in içinde, kaba kuvvet kabul edilemez.
HAKAN TARTAN (DSP Milletvekili)
Türkiye'nin desteğiyle sorunlar aşılacaktır
DEMOKRASİNİN beşiği olan Meclis'ler gösteri değil, çözüm yeridir. Her ülkede vatandaşların taleplerinin çözümünü Meclis'ten istemeleri doğaldır. Ancak Meclis'in basılarak eylem yapılması yanlıştır. Genç bir cumhuriyet olan KKTC bu tür sorunları, anavatanın desteği ile aşacak güçtedir.
SEDAT SERTOĞLU (SABAH Gazetesi yazarı)
Milli mutabakat yönetimi gerekli
NE ekerseniz onu biçerseniz; bu çok doğru bir söz. Türkiye 26 yıldır ne ektiyse onu biçti. Kıbrıs'ta yapılması gereken hiçbir şey yapılmadı, atılması gereken hiçbir adım atılmadı. Sonunda da Kıbrıs hem ekonomik hem de siyasi olarak dibe vurdu. Kıbrıs'ta bugün bir karmaşa ortamı var. Bu son 7 batık banka olayı da bunu doğruluyor zaten. İnsanlar bu bankalara yatırdığı paralarını istiyorlar. Ama para yok. Nasıl olsun? Kıbrıs son yıllarda özellikle Derviş Eroğlu döneminde çok kötü yönetildi ve Kıbrıs zor bir dönemece girdi. Kıbrıs'ın acilen Türkiye'deki gibi bir milli mutabakat hükümetine ihtiyacı var.
EMİN GÜRSES (Sakarya Üniv. Ulusl. İlişkiler)
Türkiye Kıbrıs'taki hırsızlığa seyirci kaldı
GEÇEN hafta Kıbrıs'ta 5 bin kişinin yürümesi özellikle Türkiye için önemli bir uyarıydı. Kıbrıs'taki patlamanın nedeni Türkiye'nin Denktaş'a yeterince yardım etmemesi ve onu yalnız bırakmasıdır. Kıbrıs'ta kuralsızlığa ve ahlaksızlığa karşı duyarlı bir muhalefet var. Bankaların batması ve insanların patlamasını haksızlığa karşı duyulan bir tepki olarak değerlendiriyorum. Türkiye Kıbrıs'ta dönen namussuzluğa, hırsızlığa ve duyarsızlığa seyirci kaldı. Denktaş, dışarıdaki Rum oyununa içerideki haksızlıklara tek başına kaldı. Buna rağmen iyi dayandı.
ZÜLFÜ LİVANELİ (SABAH Gazetesi yazarı)
Değişim açısından bir başarı sayılabilir
KIBRIS'TA gelinen durum bir çıkmazı işaret ediyor. Bu çıkmazın iki boyutu var: İçerdeki durum ve uluslararası boyut. İçerdeki durum demokratikleşmenin sağlanamadığını; toplumsal muhalefetin kendini ifade fırsatı bulamadığını ve huzursuzluğun arttığını gösteriyor. Uluslararası boyut ise; bu ülkeyi bizden başka tanıyan yok. İşlerin böyle gitmesi bile gerekli olan değişim açısından bir başarı sayılabilir.
DOĞAN HARMAN (Kıbrıslı Gazetesinin sahibi)
Paraları batıranların serveti halka dağıtılsın
BU bankalar halkın tasarruflarını özel yatırımları için kullandı; hükümet de göz yumdu. Para kalmayınca Türkiye'den istediler; Türkiye vermeyince, Türkiye aleyhine kampanyalar ve kışkırtmalar başladı. Bu hükümet yaptığı haksızlıklarla halkı isyan noktasına getirdi. Paraları batıranların servetine el konulup halka dağıtılmalıdır.
HARUN DENİZKAN (Avrupa Gazetesi Yazarı)
Devlet sözünü tutmadı halkın da sabrı taştı
BANKA skandalı üst üste gelen olayların ardından bardağı taşıran son damla oldu. Devlet sözünü tutmayınca halkın sabrı taştı ve üzücü olaylar yaşandı.
Mahmut BULUT-Okan MÜDERRİSOĞLU
|