Acıya karşı şerbetliyim
"Kaza geçirdim. Hastanede haftalarca yatabilirdim. Ertesi gün yürüdüm. Acılar içindeydim ama beş gün sonraki triatlon yarışımasına katılabildim"
Teksas'ın Plano kentinde futbolcu ya da zengin değilseniz yoksunuz demektir. Annem sekreterdi. Benim tek çarem futbolcu olmaktı. Denedim. Beceremedim. Ama başarılı olabileceğim bir şey bulmakta kararlıydım. Bir yüzme kulübüne kayıt oldum. İlk günün sonunda beceriksizliğim ortaya çıktı. Utanç vericiydi. Ama kararlıydım.
İnsanı büyük sporcu yapan şey utancı sindirmek ve çekilen acılardan şikayet etmemekti. Bir yıl sonra bin 500 metre serbestte eyalet dördüncüsü olmuştum.
Havuza antrenman olsun diye bisikletle gitmeye başladım. Bir gün araba çarptı. Hastaneye kaldırdılar. Dizim fena yarılmıştı. Ayağımda ve başımda dikişler vardı. Doktora 6 gün sonra Lake Dallas'ta yapılacak triatlona katılacağımı söyledim. Doktor "İmkanı yok " dedi, "üç hafta boyunca kıpırdamayacaksın bile"
DOKTOR ŞAŞIRDI KALDI
Bir gün sonra acılar içinde hastaneden çıktım. Ama birkaç gün evde oturduktan sonra çok sıkıldım. Ayağım sarılı halde golf oynamaya gittim. Dışarı çıkmak iyi gelmişti. Sargıları çıkardım. Çok fena değildi.
Dördüncü gün kendimi iyi hissediyordum. Triatlon yarışına kaydımı yaptırdım. Anneme "Yarışa katılıyorum" dediğimde sadece "Tamam, harika" dedi.
Bir arkadaşımdan bisikletini ödünç aldım. Tırnak makasıyla ayağımdaki dikişleri söktüm. Başımdakileri sökmedim çünkü bone takacaktım. Ayağımın hava alabilmesi için ayakkabımda delikler açtım.
Ertesi sabah başlangıç çizgisindeydim. Sudan ilk çıkan ben oldum. Bisiklet bölümünü birinci tamamladım. 10 bin metre koşusunda yetiştiler ve üçüncü oldum. Ertesi gün gazetede, "Bir araba çarptıktan birkaç gün sonra üçüncü geldiğimi anlatan büyük bir haber vardı. Bir hafta sonra doktordan bir mektup aldık: "İnanamıyorum" diyordu.
|