|
|
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr
)
|
  
KDV'de korkulu bir rüya bitti!..
Katma Değer Vergisi'nde, yıllardır devam eden korkulu bir rüya, Danıştay'ın kararı ile bitti. Artık onbinlerce hatta yüzbinlerce kişi, korkulu rüya görmeyecekler. Danıştay 11. Dairesi, bir kararıyla, korkulu rüya görmeye neden olan 70 Seri No.lu KDV Genel Tebliği'nin, ilgili bölümünü iptal etti...
Korkulu rüya neydi?
Maliye Bakanlığı, 10 Eylül 1998 tarihinde yayınladığı 70 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile ilginç bir düzenleme yapmıştı. Tebliğin beşinci bölümünde yapılan açıklamaya göre, mal alan bir vergi mükellefi, bu malın daha önceki alım satım aşamalarında Hazine'ye intikal ettirilmeyen KDV'sini indirim veya iade konusu yapamıyordu. Yani mal aldığı firma, KDV'yi beyan etmezse ya da beyan edip ödemezse "sen de müteselsilen sorumlusun arkadaş" diye, müşterinin yakasına yapışılıyordu.
Düşünebiliyor musunuz, vergi mükellefi olan bir şahıs ya da şirket, 100 değişik firmadan alışveriş yaptığında, KDV'sini ödeyip, faturasını alacak. Bu faturayı da defterine yazıp, KDV'sini indirim ya da iade konusu yapacak. Ancak, mal aldığı firmalara malı satanlar, tahsil ettikleri KDV'yi vergi dairesine beyan edip ödemezse "sen de müteselsilen sorumlusun" diye, Maliye KDV'yi indirim ve iade konusu yaptırmıyordu...
Olmaz böyle şey demeyin. Yıllardır, hem vergi mükelleflerinin hem de yeminli mali müşavirlerin korkulu rüyalarından biri buydu.
Danıştay'ın kararı
Danıştay 11. Dairesi'nin, 2000/1115 sayılı kararına göre; Vergi Usul Kanunu'nun müteselsilen sorumluluk ile ilgili 11. maddesinin üçüncü fıkrasında, kanun koyucu; müteselsil sorumluluk kapsamına aldığı kişi ve kuruluşların, mutlaka mal alım-satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanlarla, doğrudan intikal etmeyen vergiden, müteselsilen sorumlu tutulacak kişi ve kuruluşun, sözkonusu vergiyi Hazine'ye intikal ettirmeyenlerle doğrudan veya dolaylı ilişkisinin bulunması gerekir. Aksi halde, mevcut bir alım-satım veya hizmet ifası ilişkisinin, doğrudan tarafı olmayan, bu ilişkinin daha alt kademelerinde yeralan üçüncü bir kişinin, tahsil ettiği KDV'yi, Hazine'ye intikal ettirmeyişinden, bu alım-satım ilişkisinin en son kademesinde bulunan iyi niyetli bir mükellefin indirim ve iadelerinin kabul edilmemesi, kanuna aykırı olmasının yanı sıra, hukukun temel ilkeleriyle de bağdaştırılamaz. Maliye'nin tebliğ ile müteselsil sorumluluk kapsamı genişletilmiş ve kanunun öngördüğü yetki sınırları aşılarak, kanunda öngörülmeyen bir yükümlülük yaratılmıştır. Bu nedenle, 70 No.lu tebliğin, konuya ilişkin paragrafının iptaline, oybirliğiyle karar verilmiştir.
Daha önce Sabah'ta ele alıp iptal edilmesi gerektiği yönünde dikkati çektiğimiz "müteselsilen sorumluluk" konusunda, verdiği karar nedeniyle, Danıştay 11. Dairesi'ni içtenlikle kutluyoruz.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|