kapat

11.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
iku
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RUHAT MENGİ(rmengi@sabah.com.tr )


"Lirik Tarih"e skandal darbe

Bütünüyle bize ait olan ve izleyenlerin tamamını mutluluktan ağlatan ilk sanat eseriydi "Lirik Tarih Gösterisi". İzleyen bütün köşe yazarları da ona övgüler dizmek için birbirleriyle yarışmışlardı. Olanca gururumuzu, sevincimizi anlatmak için sabırsızlanmış "Ne kadar övsek azdır, herkes mutlaka izlemeli, bravo İstanbul Devlet Opera ve Balesi'ne" demiştik.

Her güzel ve bize gurur veren olayda gördüğümüz gibi (son -pardon sondan bir önceki- örnek Galatasaray'ın hallaç pamuğu gibi dağıtılması), bunları yazdıktan kısacık bir süre sonra "Lirik Tarih"e ilk tırpan geldi. Hem de İzmir'de yapılan, halka açık ilk gösteride.

Kültür Bakanlığı gösteride rol alan İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının iznini kaldırdığı için onların yerini yabancı sanatçılar aldı.

Burada yine özür dileyerek bir ağlama molası vermek istiyorum, ağlamadan devam edemeyeceğim. Düşünebiliyor musunuz, bizim müzik ve dans tarihimizi anlatan, Mehter marşlarından, Balık Ayhan'a, Karadeniz Halk Oyunları'na, Sema gösterisinden, Türk Sanat Musikisi'nin en güzel eserlerine kadar en özgün Türk sanat başarılarının yer aldığı bir eserde YABANCI SANATÇILAR.. İsterseniz siz de ağlayın, ne kadar ağlasak yeridir!

Olay bu aşamaya gelmeden önce Kültür Bakanı Sayın İstemihan Talay'la görüştüm. "Lirik Tarih Gösterisi'nin başarısını herkesten önce Kültür Bakanlığı sahiplenmeli, korumalı, gururlanmalı. Oysa biz bu eseri ortaya çıkaranlar hakkında soruşturma açıldığını duyuyoruz, bu nasıl iştir" diye sordum. Bakan "Bizim engellememiz söz konusu değil ama yasal bir hata varsa gereken yapılır" cevabını vermişti. Yasal bir hata olmadığı halde gerekeni yapmaya, gösteriyi yok etmekten başladılar demek ki..

Lirik Tarih Gösterisi İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Yekta Kara'nın eseriydi ve bu eserden dolayı Kara ve yapımcı Protel şirketinin sahibi Ali Taygun'a Cumhurbaşkanlığı ödül vermişti. Sanatçılar ise gösteride Kültür Bakanlığı'nın özel izniyle rol almışlardı. Eser akıl almaz bir başarıya ulaştı ve olaylar başladı.

500 kişinin rol aldığı bir gösteride, bu aşamada sanatçıların izni kaldırılabilir mi, daha önce akılları neredeydi? Madem ki yasal bir sorun var, baştan izin verilmeseydi..

İş Bankası gösterinin sponsorluğunu almış, para istemiyor, sanat için devlete destek oluyor, tek istenen şey izin ve Bakanlık bunu vermiyor, olacak şey mi bu?

Çiftlik değil!
Büyük bir heyecanla izlediğim gün; nerelerde gösterilecek diye sormuştum. Eser İzmir'den sonra Eylül'de Ankara ve GAP, daha sonra Avrupa'ya gidecekti. Herhalde kimsede zevk ve heyecan kalmamıştır artık. Ve cezalandırma sırası başarısından ötürü Yekta Kara'ya gelecektir şimdi de..

En verimli oldukları dönemde değerli sanatçılarımızın hayatını zindana çeviriyor, onları stres içinde yaşatıp kaybettikten sonra arkalarından dövüne dövüne ağlıyoruz. Hiç değilse bu kez, Yekta Kara'ya ve bizi yurtdışında sonsuz bir başarıyla temsil edebilecek bir eser olan Lirik Tarih Gösterisi'ne yapılan büyük haksızlığa sessiz kalmayalım.

Devlet Opera ve Balesi kimsenin çiftliği değil, medyadaki tüm meslektaşlarımı bu konuya duyarlı olmaya davet ediyorum!

Avantajlı bir salon!
Kısa süre önce Atatürk Havalimanı Dışhatlar Terminali'nde yeni bir oturma salonu açıldı; Advantage Club Lounge...

Beymen'in "Advantage Card"ına sahip olanların kullanabileceği salona son yurtdışına çıkışımda gittim ilk kez, inanılmaz rahat... Beklerken yararlanmanız için bilgisayarlar, gazete ve dergiler, içki ve yiyecekler için bar, çocuk oyun odası. Ne ararsanız, herşey düşünülmüş. Hatta yurtdışında iş görüşmesine giden işadamları için toplantı odası bile...

Kartınızın üzerine bir uçak 'sticker'ı yapıştırıyorlar, ondan sonra her yolculukta aile fertlerinizle ücretsiz olarak imkânlardan yararlanıyorsunuz.

Ama dediğim gibi... Ancak "Advantage" kartınız varsa!

TV'ler eğitiyor
RTÜK ekrana çıkan mayolu kızları görerek kanal kapatmayı biliyor da çocuklara, gençlere olumsuz etkisi kanıtlanan şiddet sahneleriyle dolu filmleri neden görmüyor anlamak mümkün değil!

İzmit'te, 5 yaşında bir çocuk tüfekle 12 yaşındaki ağabeyini öldürmüş. "Silah kullanmayı nasıl öğrendin" diye soranlara da "TV'den öğrendim" cevabını vermiş.

Bunların bizde de olacağını, Amerika'da elinde silahıyla okul basıp öğrencileri, öğretmenleri öldüren çocuklarla ilgili olaylardan sonra defalarca yazmış "TV'lerde sadece şiddet (ve magazin) gösteriliyor. Çocukların izleyeceği saatlere şiddet sahnesi olan filmler konulmamalı" demiştik. Ne dersek diyelim, ne kadar uyarırsak uyaralım rating, para hırsı, bencillik bizde "sorumluluk"tan çok önde gidiyor. Hem de toplum bilinci oluşturmada en fazla rol oynayan medyada bu bencillik en üst noktada.

O zaman da, sonucun gaz kaçıran imamla cemaat hikâyesine dönmesi kaçınılmaz oluyor tabii. TV kanallarının en ufak bir sorumluluk hissetmeden günün 24 saatini sadece şiddet, cinsellik, şöhret, gece hayatı içeren programlara ayırmasının cezasını daha çok çekeceğiz.

Ne ekersen onu biçersin" sözü boşuna söylenmemiş!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır