kapat

10.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
iku
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )


Faiz, repo ve yatırım indiriminde gelişmeler

Geçtiğimiz Cuma günü Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, üç önemli konuyu görüşmek üzere toplandı. Kararlar; yatırımcıları, bankaları ve vadeli mevduat hesabı bulunan ticari işlemleri yakından ilgilendiriyor.

7 Temmuz 2000 tarihli üç kararın özeti aşağıdaki gibi.

1- Vadeli Mevduatların Faizi
Maliye Bakanlığı, "genel tebliğ ile" ticari işletmelere ait vadeli mevduatların, vadesi dolmasa dahi 31 Aralık itibariyle faizinin hesaplanıp geçici vergisinin ödenmesini öngörmüştü. Bu uygulama, her geçici vergi beyan döneminde de aynen devam edecekti.

Danıştay 4. Dairesi de; vadesi dolmadan faiz gelirinin elde edilmiş sayılamayacağı, tebliğ ile vergi alınamayacağı, Anayasamızın 73. maddesine göre, verginin ancak yasa ile alınabileceği gerekçesiyle, "tebliğ ile getirilen vergileme" konusunda, 29 Mayıs 2000 tarihinde "yürütmeyi durdurma" kararı vermişti.

Bu karar üzerine, Maliye Bakanlığı'nın "yürütmeyi durdurmanın iptali" istemiyle yaptığı başvuru, 7.7.2000 tarihinde reddedildi...

2- Yatırım İndirimi Stopajı
Yatırım indiriminin, stopaja tabi olup olmadığı tartışması, yaklaşık iki yıldır devam ediyor. Danıştay 4. Dairesi, bu konuda önce "yürütmeyi durdurma" ardından da "kararnamenin ilgili bölümünün iptaline" karar vererek, yatırım indiriminden stopaj yapılamayacağını netleştirmişti. Dördüncü Daire'nin 3 Mayıs 2000 tarihinde oybirliğiyle verdiği kararda; yasada stopaj yapılacağı yönünde bir hüküm yer almadığı, kararname ile yasaya "yatırım indirimi dahil" ibaresi eklenmek suretiyle vergi alınamayacağı, verginin ancak yasa ile alınabileceği belirtiliyordu.

Maliye de, bunu kabullenmiş ve "yeni bir yasa tasarısı" hazırlamıştı. Şu anda, TBMM'de bulunan tasarının bir maddesi ile yatırım indiriminin stopaja tabi olduğu yönünde, yasanın ilgili bendine bir cümle ekleniyordu. Bu arada, ilgili bende "istisna" sözcüğü eklenirken, hemen altındaki bentde yeralan "indirim" sözcüğünün değiştirilmesi de unutulmuştu. Maliye yatırım indirimi stopajını, yeni bir yasa tasarısı ile düzeltme yoluna giderken, diğer yandan da, her ihtimale karşı Dördüncü Daire'nin kararına karşı 7.7.2000 tarihinde Maliye Bakanlığı'nın bu talebini yerinde görmeyerek "reddine" karar verdi...

3- Repo Vergisi
Dava Daireleri Genel Kurulu'nun üçüncü kararı,"repo vergisi" diye adlandırdığımız bir konuyla ilgili. Bu konuda, Danıştay Dördüncü Dairesi 13 Haziran 2000 tarihli kararıyla, repo konusu menkul kıymetlerin, repo işleminde mülkiyetinin el değiştirdiğine, SPK Yasası ve tebliği ile ilgi kurmak suretiyle "yürütmeyi durdurma" kararı vermişti. Bunun üzerine, Maliye Bakanlığı'nın, yürütmeyi durdurma kararının iptaline ilişkin başvurusu, 7.7.2000 tarihli kararla, uygun bulundu. Genel Kurul'un bu kararı, Dördüncü Daire'nin aynı konudaki kesin kararını, hukuki anlamda bağlayıcı değil. Dördüncü Daire'nin, kendi yürütmeyi durdurma kararı doğrultusunda nihai karar vermesi mümkün. Ancak, kararın Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu'nda temyizi halinde, kurulun genel eğilimi de ortada... Özetle, repo vergisinde kafalar karışmış durumda...

Repo vergisinde; 2000 bütçesini, en az bir katrilyon lira etkileyen bir olayla karşı karşıyayız. Tebliğ ile hukuku zorlayarak getirilen tartışmalı vergileme iptal edilirse, bankalara hem yüz trilyonlarca lira vergi iadesi yapılacak hem de 15 Ağustos'ta yüz trilyonlarca liralık vergi alınamayacaktı. Bu da, bütçedeki vergi gelirleri hesaplarını alt üst edecekti. Tebliğ ile yapılan düzenleme uygun görülürse, bu kez "vergilemenin yasallığı" ilkesi tartışma konusu olacaktı.

İşin doğrusu, ortada 4369 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemelerden kaynaklanan bazı zaafiyetler var. Eğer zamanında, yasa değişikliği yapılarak,"yasanın açık hükmüne dayalı" vergileme yoluna gidilseydi, Maliye de yıpranmazdı, mükellef de şaşkın duruma düşmezdi. Kuşkusuz yargı da manevi baskı altında bırakılmazdı. Maliye de bizim, mükellef de ve kuşkusuz yargı da...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır