kapat

10.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
iku
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


İstanbul Trafik Vakfı otoparkları

Ben Trafik Vakfı'nın kurucu üyelerinden biriyim. Bu vakıf kurulurken yaptığımız toplantılarda, İstanbul'un trafik terörüne kurban gitmemesi için neler yapılması gerektiğini, özellikle otoparkların zapt-ı rap altına alınması ve hasıl olacak gelirden alınacak araçlarla, trafik hizmetinin layıkıyla yapılması için alınacak önlemleri tespit etmiştik. Ama şu andaki vaziyet böyle mi?...

Bu vakfın kurulması ve İstanbul'un belli başlı otoparklarının bu vakfa devredilmesi öncelikle kentin asayiş sorununun çözümüne katkıda bulundu.

Yıllık 50 trilyon lirayı aşan otopark rantını genelde mafya yiyor ve babalar, tetikçilerini bu otoparklarda kahya olarak besliyordu. Rant büyüklüğü yüzünden çıkan kavgalarda da, ayrıca durmadan cinayetler işleniyordu. En kanlı kavgaların olduğu yerlerden biri de Ortaköy, başta Boğaz otoparklarıydı.. Buralar doğrudan mafyanın elindeydi.

Trafik Vakfı devraldığı otoparklarda emekli polisleri görevlendirdi. Böylece mafya büyük bir gelir kaybına uğrarken, vatandaşlar da arabalarını huzur içinde bırakmaya başladılar.

Otoparklardan elde edilen gelirle, İstanbul Trafik Müdürlüğü'ne önemli ölçüde mali destek sağlandı. Bu arada, devletten gerekli finansmanı alamadığı için, çağ dışı koşullarda görev sürdürülen emniyet ve karakol binalarına da yardım sağlandı. Boğucu sıcaklarda çalışmak zorunda kalan emniyet görevlilerinin oda ve salonlarına klimalar takıldı.

Bunların hepsi, "Yararlı" ve "Doğru" sonuçlardı. Ancak.. bu uygulama zamanla yozlaştı... Başlangıçta trafik vakfı otoparklarının girişlerinde bilgisayar kontrollü kart sistemi vardı. Sonra bu sistem öldürüldü.. "Arıza" dendi, "Kart bulunmuyor" dendi, sistemden tamamen vazgeçildi.

Şimdi gireni çıkanı kontrol mümkün değil.. Özellikle Boğaz sahilindeki otoparklarda bütün paralar, makbuz bile kesilmeden alınıyor ve para kimin cebine giriyor bilinmiyor.. Trafik vakfının "İnsan"la kontrolü mümkün değil.. Tek çare tüm giriş çıkışların eskisi gibi otomatik ve bilgisayar kontrollü olması..

Bu arada, Sadettin Tantan'ın talimatı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün vakfın dolayısı ile otoparkların yönetiminden çekilmesi de başı boşluğu iyice tahrik etti.

Bir vakıf müfettişi sivil olarak bir yaz günü ve gecesi, oralara kaç arabanın giriş çıkış yaptığını gözler, sonra da gece verilen hesapla karşılaştırırsa, nice milyarların vakıf yerine ceplere girdiğini fark eder..

İstanbul Trafik Vakfı Yönetim Kurulu'nun acilen toplanarak, duruma çok ciddi şekilde el koyması gerektiğini düşünüyorum. Yarın çok geç kalmış olabiliriz.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır