


Düzgün şeyler...
İyi giden ne varsa ille oraya da çomak sokacağız.
İşte Galatasaray.
Türkiye standartlarını aştı diye sevinirken, kulübe sanki büyü yapıldı, herkes birbirine düştü... Ayrılanlar oldu. Kalpler kırıldı, basın aracılığıyla sert tartışmalar başladı.
Kim haklı kim haksız bilemem. Dışardan gazel de okumam. Ama dere geçilirken at değiştirildiği muhakkak.
O ruhu yakalamak kolay mı?
Dünya yıldızlarını bile toplasanız 1996-2000 ruhu bir daha kolay kolay geri gelir mi?
Bu giden, sadece Fatih, Hakan ya da Arif falan değil... Bir başka şey gitti...
Ne ise o "şey", Faruk Süren mutlaka bir "başka şey" plase edecektir diye ümitlerimi muhafaza ediyorum.
Beşiktaşlı olduğuma bakmayın. Türk futbolu adına konuşuyorum. Dicle Irmağı'nın kenarında tek koyun bile kaybolsa kime şikâyet edeceğimi biliyorum.
Nerden biliyorum?
Siyasetten.
*
Hükümet de öyle değil mi?
İyi gidiyorken, bir çomak da oraya.
Ama sokan kim?
Dışardan bir müdahale yok... Muhalefet faul bile yapmıyor...
Medya? Kredi üstüne kredi açıyor.
Ama koalisyon ortakları, kendi kendine problem çıkarıyor.
Af meselesinde çıkarıyor, idam meselesinde çıkarıyor, Yüce Divan meselesinde çıkarıyor, öbür paketlerde çıkarıyor, sürekli çıkarıyor.
Bir hatırlasanız ya.
5+5 formülünden tutun Cumhurbaşkanı adayları'na kadar, koalisyonu yoranlar üzenler hep iç mihraklar.
*
Efendim, Türk'ün Türk'ten başka dostu yok.
Tamam da Türk'ten başka düşmanı var mı?
- Bu ormanları Yunanlılar mı yakıyor?
- Trafik kazalarında her gün 10-15 kişiyi Ruslar mı öldürüyor?
- Yıllarca Güneydoğu'nun kalkınmasını Bulgarlar mı engelliyor?
- Cezaevlerindeki isyanları Belçika Adalet Bakanlığı mı tezgahlıyor?
- Bu antidemokratik yasaları bize hep Avrupa Konseyi mi dikte ettiriyor?
Allah Allah...
Haliç'i Fransızlar mı mahvetti, Boğaziçini İtalyanlar mı katletti, Marmara'yı İngilizler mi kirletti? Bu milyonlarca gecekonduyu Hindistanlılar mı gelip kurdu?
Enflasyon, Bizanslıların yadigârı mı?
Bölücülük sahiden Suriye'nin eseri mi? Yâni Suriye olmasaydı PKK doğmayacak mıydı?
Bırakalım kendimizi kandırmayı.
Marmara fay hattı'nı, tam 77 yıl, Saddam mı gizledi bizden?.. Gidip tam deprem bölgesinin göbeğine bu sanayi tesislerini Kaddafi mi kondurdu?
*
Bu bakımdan... diyorum ki, iyi giden işleri, iyi işleyen kurumları bozmayalım bâri.
Her yere ille de bir çomak sokmayalım.
Karayolları iyi mi gidiyor? Bırakın, dokunmayın Allahaşkına... Hava Yolları iyi mi gidiyor, sakın ilişmeyin.
İyi otel, iyi fabrika, iyi banka... Sakın oynamayın.
Reform, hamle, kan değişimi... Bunlar başka şey... Gerektiğinde elbette ki...
Ama ruh'u zedelemeden...
Hafıza'yı asla kaybetmeden...
Siyasi Partiler bile ancak havuzun suyu gibi değişebilir...
Ötesi macera olur.