Müziği sabahın erken saatlerinde bile sonuna kadar açacaksın.. Barına 18 yaşından küçük çocuklar alacaksın..
Üstüne üstelik bu çocuklara içki de satacaksın..
Ondan sonra da polis geldi mi yaygarayı basıp, bu tür klüplerde eğlenen bazı tiplerin yardımı ile, "ben Bodrum'um, ben İstanbul'um, ben Antalya'yım" diye, karşıt kampanya başlatacaksın..
Dünyanın hiçbir eğlence merkezinde, bizdeki gibi başıboşluk yoktur.. Bizdeki gibi sabahın dörtlerine beşlerine kadar müziği alabildiğine açma özgürlüğü, dünyanın hiçbir eğlence merkezinde yaşanmaz..
Güngör Mengi, Rauf Tamer ve Zülfü Livaneli gibi dünyada pek çok yeri gezmiş olan arkadaşlarıma sordum; onlar da hiçbir yerde böyle bir kepazelik ile karşılaşmadıklarını söylediler..
Fransa-Portekiz maçı sonrası Cannes kentinde eğlenmek için sokağa dökülen Fransızların başlarına gelenleri, tesadüfen orada bulunan bir Türk vatandaşından duydum.. Polis ve belediye saat 01.00 e doğru "Hadi gürültü bitti.. Burası bir tatil yeri.. Burada insanlar dinleniyor" diyerek Fransızları evlerine veya otellerine postalamış..
Bu nedenle gürültü ile mücadele eden polisleri kutluyor ve İçişleri Bakanı Tantan'ı destekliyoruz..
Bu tür barcılar, sıkıysa gitsinler de, batı dünyasında bir kente ve açsınlar böyle bir bar veya diskotek.. Mümkün değil...
İster İstanbul olsun, ister Bodrum, ister Antalya.. Saat 24.00'ten sonra kimseyi rahatsız edecek yükseklikte müzik çalamazsın.. Bunun tertibatını almak da, senin görevin.. Polis veya jandarmanın görevi değil ki her gece bar bar dolaşıp ses denetimi yapmak..
Güvenlik güçlerimizi, gürültü ile yaptıkları mücadelede, sonuna kadar destekleyeceğiz..
Ses sınırını aşıp yasaları çiğneyenleri, kendini yasadan üstün görenleri, üç-beş barcı tanıdığına güvenip yasaları hiçe sayanları ve böylece halka saygısızlık edenleri yakaladığınız yerde, kapatın dükkanlarını.. Kapatın ki, hem onlara, hem de onlar gibi düşünenlere ders olsun..
Bu tür yerlerdeki dert sadece gürültü değil ki.. İçeri küçük yaşta çocuk almalar.. Bir başka kepazelik de bu..
18 yaşından küçükler giriyor barlara.. Girmekle de kalmıyorlar, bunlara içki servisi de yapılıyor.. 16 yaşında kızlar oğlanlar, ellerinde biralar sallanıp, yuvarlanıyorlar.. Aslında bize 18 yaş sınırı az bile, bu sınırı 21'e çıkartmamız gerekiyor gibimize geliyor..
Bazı barlarda ise girişte duranlar, zaman zaman bazı kişilerden kimlik istiyorlar.. İşin doğrusu bu..
Görevliler, gözü tutmadığı herkesten kimlik istemeli ve yaşı küçük olanları, kim olursa olsun, hangi ensesi kabarığın, hangi politikacının, hangi gazetecinin, hangi polis müdürünün, hangi sanatçının, özetle kimin nesi olursa olsun, içeri almamalılar..
Bunu yapanlara bizden de alkış gelecektir, güvenlik güçlerinden de..
Aynı şey gürültü için de geçerlidir..
Eğlenceyi, yasaları aşmadan uygulayanlara bizden de alkış gelecektir, güvenlik güçlerinden de.
Serdar Ortaç isimli değerli sanatçımız geçenlerde ses kısıtlamasına çok kızmış ve "Gerekirse Tantan ile konuşacağım" demiş..
Ona hiç tavsiye etmem.. Üstelik aklı varsa, Tantan'ın bulunduğu yerlerin semtine bile uğramaz.. Bizden hatırlatması.. Biz Tantan'ı 30 yıldır tanıdığımız için bu tavsiyede bulunuyoruz değerli sanatçımıza..