kapat

10.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
iku
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.



Faruk Süren'le yaptığım söyleşinden sonra Hakan beni aradı. Çok sıkıntılıydı. Olayı yaşayan kişiden, başkanının o lafları söylerkenki yüz ifadesini öğrenmek istiyordu. Hakan'ı dinlerken futbolculuk dönemlerime uzandım. Kaptanı olduğum A.Gücü'nde 17 puan farkla şampiyon olduğumuzda, futbolcuların hakları olan şampiyonluk primi yüzünden yöneticilerle tartışıp, takımdan koparılışım gözümün önüne geldi

Ses tonu üzüntülüydü
Aramızdaki fark; ben satıştan A.Gücü'nden Mersin İY'na gidiyordum. Hakan ise G.Saray'dan Inter'e. Hakan'ın ses tonu üzüntülüydü. Çünkü, 6 yıl uğruna mücadele ettiği G.Saray'ın simgesi olmak kolay değildir. Hakan da, yöneticiler de hata yapmış olabilirler. Burada bir ayrıntı var; Yöneticinin işi yönetmek. Diğeri kulübün işcisi. Birinin yaşı 29, karar verecek grubun ise yaşı 45 ile 60 arasında.

Jardel'den sonra aramışlar
Hakan'ın çok yanlışı olabilir ama bir doğrusu var: Türkiye'de 6 yıldır alternatifsiz. Dışardan getirirsiniz. Ama Jardel'i getirdikten sonra Hakan'ı arayıp, "Jardel'le anlaştık. Seninle de aynı şartlarda masaya oturalım" derseniz, yöneticiliğe yakışmaz. Hakan, "Para önemli değil, biz 3 aşağı 5 yukarı anlaşırız" dedikten sonra, Ali Dürüst "Hakan 6 milyon $ istiyor" beyanatı veriyor

Gece operasyonu koymuş (!)
O zaman birinin söylediği yalan. Yöneticiler diyor ki: "Hakan'ı, Milli Takım kampında aradık, o bizi aramadı." İşte Hakan'ın yanıtı: "Türkiye'de Milli Takım'la kampa girecekken, Ergün, Okan ve Ümit'i gece alıp, sabaha karşı 02.30'da anlaşma yaptılar. Bana ise kimse gelmedi. Beni de alıp götürselerdi 'hayır' mı diyecektim." Hakan devam ediyor: "Transfer alacaklarımı ertesi seneye bile sarkıttım."

Hakan'a yok ama Hagi'ye var
"Türk parası da aldım. Kaybım büyüktü. Paramı maç başına değil, senelik istedim. Toplam para için en ufak talebim olmadı." Burada Hakan'ın isteklerini tartışmıyorum. Kulübün prensipleri vardır, uygularlar. Hakan hiç sakatlanmayan, özverili, değerli bir futbolcu olduğu için bazen prensipler delinebiliyor. Niçin Hakan'a vermiyorsunuz da Hagi'ye veriyorsunuz? O da tartışılır.

Bırakmaya kesin kararlı
Futbolculuk ömür boyu olmaz. Hakan'ın yaşı 29. Çok çok 4 sene daha gider. Kendisi de bunu çok iyi biliyor: "İnter'e isteyerek gidiyorum. Ama öncelikle G.Saray'da kalmayı tercih ederdim. Makul bir paraya bonservisimi verirlerse, İnter'e gidebilirim. Ancak işi zorlaştırıp, Türkiye'de 13 milyon $ diye açıkladıkları bonservisimi, İnter'e 22 milyon $'a çıkarırlarsa... Sonra 18 milyon $'a indirip, bir de "Inter vazgeçerse, Hakan yalnız satıştaki şartlarıyla geri dönebilir" derlerse, işte o zaman kusura bakmasınlar Erman ağabey!"

Benimle oynamasınlar
"Bir insanla bu kadar oynamasınlar. Belki yönetmeliklere göre, beni satıştaki şartlarla geri alabilerler ama o zaman da zorla futbol oynatabilirler mi?" Hakan, "Futbolu bırakmakla hata yaparsın" dediğimde son bombayı patlattı: "Depremde Sakarya'da maddi olarak da çok şey kaybettim. Bazı yöneticiler bana 'Paraya ihtiyacın mı var Hakan?' diyorlardı. Herkesin paraya ihtiyacı olur. Ama iş o raddeye gelirse bunu da düşünmem. Beni satıştan G.Saray'da bırakmaya kalkarlarsa, kesin olarak futbolu bile bırakırım."

Cip olayı da tezgâh mıydı?
"Sürekli gözönünde olmak, prim konusunda, cip konusunda ön plana çıkmak beni üzüyor. Üzerime oyunlar oynanıyor. Cip bir jestti. Yoksa ne benim cipe ihtiyacım var, ne de Terim'in bir cipe veremeyecek parası. Ama bu yüzden çok yıpratıldık. Öyle bir yere geldik ki, cip olayına karışan 2 kişiden ne Terim ne de Hakan G.Saray'da olmayacaklar. Belki ikisi beraberce ayrılacaklar. İnsan 'Acaba' diyor!. Bazıları öyle mi istedi!"

Faruk Süren ile Hakan'a çağrı
Ayrıldığım dönemdeki A.Gücü Başkanı Sabri Mermutlu'yla 15 yıl sonra bir yemekte karşılaştım. "Erman" dedi, "Keşke o zaman çok şeyi oturup konuşup, tartışsaydık". Ben de dedim ki, "Ah keşke." Şimdi de Faruk Süren'le Hakan bir odaya girseler, 2 saat tartışsalar, herşeyi ama herşeyi. İnanıyorum, o kapı açılıp da dışarı çıktıklarında çok şeyi halletmiş olacaklar. Hem G.Saray hem Türk futbolu için, vakit henüz çok geç değil.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır