kapat

29.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Peki ya mutluluk?

İnsanın genetik şifresinin çözülmesi, belki de yüzyılların en büyük bilimsel devrimi...

Konu o derece özgün ki, anlamakta güçlük çekiyoruz.

DNA... Genler ve kromozomlar... Genlerin şifrelerinin çözülmesi... Bunların bilime ve tıbba getireceği yenilikler...

Hepsi de "saf" bilimsel meseleler...

Bazı meslektaşlar gibi şimdiden "etik" tartışmasına girmek de gereksiz...

Genetik atılımların kötüye kullanılmasını "hukuk" engelleyecektir.

Ben bu büyük devrimin hayatımıza yapacağı olası katkıyı, felsefi bir noktadan tartışmak istiyorum.

Diyelim ki yaşam 120-130 yıl uzadı.

200 yıl yaşamaya başladık.

"Mutlu olmayı" beceremedikten sonra, ne değeri var?

Şu anda insan ömrü ortalama 65 yıl...

Peki, mutluluk ortalaması nedir?

Yaşam doğanın bize en büyük hediyesi, tamam...

Ama biz bu hediyenin farkında mıyız?

Yaşamı, gerçekten bir hediye gibi algılayıp, kullanabiliyor muyuz?

Etrafınıza bir bakın...

Servetlerini, kazançlarını, kariyerlerini ve güzelliklerini bir kenara bırakarak insanların kaçta kaçının mutlu olmayı becerebildiğine bakın...

Mutluluk elbette göreli...

Ama sonuç ortada:

İnsanların yüzde kaçı mutluluğu yakalayabiliyor?

Yüzde kaçı elindekilerin farkında?

Yarısı, diyebilir misiniz?

Ben diyemiyorum...

İnsanoğlu, bilimsel problemleri çözüyor, duygusal problemleri çözemiyor.

O zaman ana soru ortada duruyor:

Mutluluğa hasret bir yaşam, iki misli uzasa ne farkeder?

Çünkü, yaşamın ana fikri, mutluluktur!

Fatıma
Fatıma'nın olmayan sırlarını açıklıyorlar... Fatıma'ya böyle turist yağdıkça, bu sırlar bitmez...

Ballı
Okuma yazma bilmeyen Aydınlı köylü tek kuponda iki tane loto tutturmuş... Adam hepimizle dalga geçiyor!..

Sol
Aydınlarımız "Türk solu"nu kurtarmaya çalışıyor... Bence bunun için önce insan şifresinin çözülmesi lazım...

Rüzgârlar
Türkiye'nin ilk rüzgâr santrali açıldı.

Can Ataklı'nın minik röportajından öğrendik ki, rüzgâr enerjisinden elektrik üreten santralın bir megavatı 1 milyon dolara mal oluyormuş... Üstelik Türkiye, rüzgâr bakımından hayli bereketli imiş...

ENKA da iki doğal gaz santrali için kolları sıvamış, 2.2 milyar dolarlık bir yatırım...

Türkiye adına mutluyum.

Akıllı ve namuslu çalıştığımız zaman iyi işler yapabiliyoruz.

Yıllardır ülkemiz palavra santralleri ile yönetilmeseydi, çok farklı noktada olacaktık ama...

Bu yatırımlara da şükür...

Açıklama
İstanbul dış hatlar terminalinin kapasite arttırımı ve iç hatların tadilatı ile ilgili sorularımıza gelen Akfen cevabını dün yayınlamıştım.

Bugün de Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel müdürlüğünden bir açıklama geldi. Bu açıklama da, dünkü son sorumuza cevap veriyor.

Sorumuz şuydu:

Yüklenici şirketin yüzde 30 kapasite arttırması sözleşmeden doğuyorsa, bunun bir sınırı var mı?

Bakanlık, imtiyaz sözleşmesinin sadece yüzde 30'luk bir genişletme yetkisi öngördüğünü belirtiyor.

Gösterilen hassasiyete ve açıklamalara teşekür ederim.

Pahalı
İstanbul, Avrupa'nın en pahalı ikinci kentiymiş... Bu kadar pahalı bir şehirde sürünmüyoruz diye de övünebiliriz...

Picasso
İzmir'de ikinci Picasso tablosu ele geçmiş... Bana kalırsa İzmir'de biri oturmuş, hababam Picasso yapıyor...

Sanat
Hande Ataizi'nin evine giren hırsız, "Mum Kokulu Kadınlar"ın Altın Portakalı'nı yürütmüş... Sanatsever hırsız!..

Ölümsüzlüğe doğru mu?

Genetik şifrenin çözülmesinin, insan yaşamını yüzlerce yıla kadar uzatacağı öne sürülüyor.

Bir çeşit ölümsüzlük gibi...

Bu fikir bana biraz erken kanı ve fizikötesi geliyor. Doğum varsa ölüm kaçınılmazdır.

Ölümü geciktirmek belki mümkün olacak ama yenmek imkânsız diye düşünüyorum.

İnsanoğlu, genetik bilgiler ve tıbbi ilerleme sayesinde belki çok uzun yaşayacak, belki çok genç yaşayacak ama sonunda mutlaka ölecektir.

Ölümü yenmek fikri, şimdilik bana metafizik geliyor.

O yüzden inanmakta güçlük çekiyorum.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır