


İktidar uğruna...
Dünya edebiyatı, insanların iktidara yakın olmak uğruna ne kadar alçalabildiklerinin eşsiz örnekleriyle dolu.
Shakespeare başta olmak üzere pek çok dahi yazar bu konuyla ilgilenmiş.
Avrupa sinemalarında yeni başlayan bir filmde bunun çok ilginç bir örneğini gördüm.
Filmin adı Vatel.
Gerard Depardieu'nun canlandırdığı Vatel, aslında gerçek bir kişi.
16. yüzyılda yaşamış bir adam. Görevi; krallara, prenslere ziyafetler hazırlamak, büyük ve eğlendirici gösteriler sahnelemek.
Prens Conde'nin yanında çalışıyor.
Kendisine Güneş Kral denilen Fransa Kralı 14. Lui, yüzlerce kişilik maiyetiyle Prens Conde'nin şatosuna birkaç günlük ziyarette bulunuyor.
Vatel, kralı memnun edebilmek için eşi menendi görülmemiş eğlenceler hazırlıyor, kuş sütü eksik masalar donatmak için didiniyor ama sonunda zamanında yetişmeyen balıklar yüzünden intihar ediyor.
1671 yılındaki davet ve Vatel gerçek.
***
Benim üstünde durmak istediğim ise filmin bir sahnesi.
Kral 14. Lui bir paravanın arkasında doğal ihtiyacını gidermekle meşgul.
Paravanın öteki tarafında prensler ve generaller var. Majeste bir yandan ıkınıp sıkınıyor, bir yandan da savaş üzerine konuşuyor.
İşi bittiği zaman, hizmetçiler altından oturağı alıyor ve bir adam Güneş Kral'ın poposunu silme şerefine erişiyor.
14. Lui eğiliyor ve adam onu temizliyor.
***
Kimbilir bu görevi alan adam nasıl heyecanlanmış, ikbal basamaklarını bu kadar hızlı tırmandığı için ne kadar sevinmiştir ve yine kimbilir eşitleri onu nasıl kıskanmışlardır.
Çünkü kutsal kraliyet poposunu silebilmek her babayiğite tanınmayan bir şeref.
Aslında o günden bugüne çok şey değişti, aradan ihtillaller geçti, tahtlar taçlar devrildi ama sonuçta yapılan işin niteliği değişmedi.
İktidara yakın olmak demek, onun pisliklerini silmek anlamına geliyor ve bunu yapan insanlara büyük bir şeref bahşediliyor.