Dün açıklanan Mayıs ayı enflasyon rakamları beklenenden yüksek çıktı. Yüzde 1.5-2 arasında tahmin edildiğinden ve fiyatlara yansıtıldığından dolayı 1.7 ve 2.2 çıkan Mayıs ayı enflasyon rakamlarının üzerinde pek durulmayabilirdi. Ancak gelecek aylardaki enflasyonun öncü işareti olarak kabul edilen çekirdek enflasyonun yönünü dört aydan sonra yeniden yukarı çevirmesi oldukça düşündürücü, üzerinde durmayı ve önlem almayı gerektiren önemli bir gelişme. Oranlar, umutsuzluğa kapılmadan enflasyonla mücadelede sabırlı ve kararlı olmak gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
* Talebin etkisi - Enflasyonun yüksek çıkmasında özel imalat sanayi fiyat artışları etkili. İmalat sanayi alt sektörlerindeki bu fiyat artışlarına bakınca, canlanan talep karşısında fiyatların artırıldığını görüyoruz. Ekonominin en canlı sektörü otomotiv ve beyaz eşya. Kullandığı ana girdi metal fiyatları ise yüzde 5.5 oranında artmış ve özel imalat sanayi enflasyonunu Nisan ayındaki yüzde 1.9 düzeyinden yüzde 2.5'e çekmiş. 1.9'dan daha da düşük bir oran beklerken bir anda daha yüksek bir oranla karşılaşıldı. Yılın tümü için hedef alınan yüzde 20 oranına ilk beş ayda yüzde 18.2 ile varılmış olacak. Dolayısıyla bu tablo enflasyona yeni bir müdahaleyi gerekli kılıyor.
* IMF'nin uyarısı - Bir yandan iş dünyasının ücret artışları karşısında hükümetten istediği bu müdahale, diğer yandan IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli tarafından da net biçimde vurgulandı. Cottarelli, hem ücret artışları hem de tarım taban fiyatlarının belirlenen enflasyon hedefine uygun biçimde olması için bir platformda uzlaşılması gerektiğinin altını çizdi.
Geçen haftadan gelen bu olay önümüzdeki dönemde de belirleyici olabilecek. Çünkü hedefin hemen yıl ortasında aşılması yanında
önümüzdeki aylarda yoğunlaşacak toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yüksek ücret artışları verilmeye devam ederse, yılsonu için hedeften sapma oranı giderek büyüyecek. Bu da ekonomik beklentileri olumsuza çevirebilir ve programın uygulanmasını tehlikeye düşürebilir. Dolayısıyla böyle bir tabloya hükümetin seyirci kalması zor.
* Siyaset gündemde - Ekonomide olumlu ve olumsuz gelişmeler birbirini dengelerken, dış piyasaların kendini toparlaması ile İMKB hafta ortasından itibaren sıçradı.
Ancak Yılmaz hakkında gensoru isteği son gün borsayı vurdu. Önümüzdeki günlerde Yılmaz'ın Yüce Divana gitme olasılığı azaldıkça, bu olayın etkisi de azalabilir. Ancak siyasi etki piyasaların gündeminden çıkmayabilir. Çünkü sadece Yılmaz olayı değil, Fazilet Partisi hakkında Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar da piyasalar için önemli. Anayasa Mahkemesi raportörünün FP'ni kapatma talebi basına yansıdı. Partinin kapatılması ara seçimi gündeme getireceğinden piyasaları ve ekonomiyi olumsuz etkiliyor.
Anayasa Mahkemesi'nin özelliğinden dolayı Fazilet Partisi olayına müdahale etmek mümkün değil. Ancak enflasyona müdahale hükümetin elinde. Ve bu yapılacaksa hemen olmalı.
Sonuç - "Yara sıcakken sarılır" n