kapat

04.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


"Bilinçsiz halkımız"

Yöneticilerimiz iki yanlışı toplayınca bir doğru eder sanıyorlar herhalde: Off Shore'zedelere verilecek para zorunlu tasarruf hesabından ödenecekmiş.

Katmerli suça bakın. Hem adına "zorunlu tasarruf" deyip insanların paralarına zorla el koyacaksın. Sonra da bu parayı hiç ama hiç haketmeyenlere yedireceksin.

Off Shore'zedelere yapılan çömertlik üzerine en güzel lafı ASO Başkanı Zafer Çağlayan söylemiş. "Devlet kumarda kaybedenlerin parasını da ödesin bari" demiş.

Daha ne söylesin; daha ne söyleyelim!
Ama çok iyi biliyoruz ki, biz ne söylersek söyleyelim, devletimiz şimdiye kadar olduğu gibi bundan böyle de "bilinçsiz halkımızı aldatılmaktan korumak" için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacak. Bilinçsizliği yüzünden düştüğü tuzaklardan çekip kurtarmaya devam edecek.

Banker faciaları doğdu mu, kendini ortaya atıp zararı üstüne alacak hemen. Döviz fiyatları birden fırlayınca dövizle borçlanıp ev alanların yardımına koşacak. Gecekonducuları biraz süründürse de sonunda "gecekondu mafyasının oyununa gelen o zavallıların" hepsine tapularını dağıtacak, eli mahkum. Kimileri kendini tutamaz kumar oynar da, çoluğunun çocuğunun rızkını kumar masasında kaybeder diye kumarhaneleri yasaklayacak, halkın ahlakı bozulur diye porno kanallara sansür koyacak, saadet zincirleriyle halkın parasını kapanları, falla, büyüyle, üfürükle aldatanları takip ve cezalandırmaya devam edecek.

Kısacası, bu "bilinçsiz halkımız" nakaratı böylece sürüp gidecek. Aslında para söz konusu olduğunda bilinçsizlik ne kelime, cin gibi olan; üç kuruşunu başkasına kaptırmama uyanıklığında, en küçük açıkları ustaca kullanmada, sinekten yağ çıkarmada, avantayı havada kapmada, devleti suya götürüp susuz getirebilecek "bilinçte" olan halkımız, işine geldiği yerde "bilinçsiz halkımız" kategorisine kapağı atıp, devleti ve hepimizi işletmeye devam edecek.

Devam edecek, çünkü devlet de bilecek ki, basın biraz ofurdayıp pofurdasa da; üç beş kişi, "kendi düşen ağlamamalı" diye isyan etse de; sessiz çoğunluk devletin "zayıf"a yardım eli uzatan bu baba tavrına sempatiyle bakmaktadır.

Böyle durumlarda merhamete gelen yüreklerin sığınacakları gerekçe hazırdır: "Canım, bir düzine vurguncu iş adamı-bankacı deveyi hamuduyla yutarken, bu zavallılara verilen üç beş kuruşun lafı mı olur, varsın biraz da onlar nasiplensin."

Sanki büyük soyguncularla, küçük soyguncular arasında bir tercih yapmak zorundaymışız gibi...

Kaldı ki, sıkı bir hesap yapılsa devleti böyle ufak ufak tırtıklayan milyonlarca "bilinçsiz" vatandaşın bütçede yarattığı gediğin, bir seferde milyon dolarlar götüren büyük soyguncuların verdiği zararı defalarca katladığı ortaya çıkardı.

Peki bu hesap niye yapılmıyor?
Kimbilir belki de diyorum, küçük küçük tırtıklamalara karşı gösterilen bu "gönlü bol" tutumun ardında; bitip tükenmeyen bu "bilinçsiz halkımız" muhabbetinin gerisinde bir başka "bilinç" yatıyor.

Belki de, "canım bu kadardan ne olacak" hoşgörüsünü gösterenler, "bilinçsiz vatandaş" rolünün bir gün kendisine de lazım olabileceğinin hesabını yapıyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır