kapat

04.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Finale gideceklere uyarılar

Galatasaray'ın Avrupa kupalarındaki başarıları futbola çok fazla ilgil duymayanları bile heyecanlandırdı. Leeds maçıyla başlayan "Galatasaray maçına gitme hevesi" Kopenhag'la doruğa ulaşmıştı, şu sıralarda ise herkes Ağustos'ta Monaco'da Real Madrit ile yapılacak süper kupa maçına gitmek için can atıyor.

İlk defa gidecekler için birkaç uyarı yapmak istiyorum.
* Monaco bizim Ortaköy'den biraz büyük bir yer. Denize dik inen kayalıklar üzerine kurulu. Şehir çok küçük ama öyle dik yokuşlar var ki yürümek o kadar kolay değil.

* Monaco dünyanın en zengin kentlerinden biri. Bu nedenle pek hissedilmeyen ama olağanüstü güçlü bir güvenlik var. Kentin her noktası gizli kameralarla denetleniyor.

* Monaco polisi çok kibar görünümlü, ama prenslik çok parası olduğu için Fransa'nın en iyi komandolarını polis olarak tutmuş, hepsi bir doksanın üzerinde.

* Monaco'nun sadece iki girişi var, bu yollar da herhalde maç günü çok sıkı kontrol edilecektir.

* Monaco stadı dünyanın en lüks stadlarından biri. Sanki bir apartmanın teras katı gibi bir yere yeşil saha kondurmuşlar. En fazla 25 bin seyirci alabiliyor. Türkler ve İspanyollar için dörder bin bilet ayrılmış.

*Monaco'da otel bulmak çok zor, bulunsa da çok pahalı. Maça gidecekler Nice veya Menton'da kalırlarsa daha ucuza gelir. En iyisi günü birlik gitmek.

* Monaco sokak ve caddeleri ancak birer aracın geçebileceği genişlikte. Maç günü çok kalabalık olacağı için özellikle dışarıdan geleceklerin birkaç saat öncesinden kente girmeleri gerek.

* Monaco Avrupa'nın kumar cenneti. Maça gidecekler "şansını denemeye" kalkarsa kendileri bilir.

Başarı ayrıntıda gizli...
Televizyonların en beğeni ile izlenen dizilerinin başında şu sıralarda yaz tatiline giren İkinci Bahar geliyor. Türkan Şoray- Şener Şen ikilisinin olağanüstü oyunlarına diğer sanatçıların da ayak uydurması, sağlam bir senaryo ve güçlü çekimlerle dizi şimdiden klasikler arasında yerini aldı.

Peki bu büyük başarının arkasında ne yatıyor? Sadece oyuncular, iyi senaryo ve güzel çekimler mi?

Başarının ardında ayrıntılar da yatıyor. Ayrıntılara gösterilen özen mükemmele giden yolun da kapısıdır.

Bakın size bu dizi ile ilgili küçük bir ayrıntı nakletmek istiyorum.

Şener Şen'in Urfa çekimleri için otobüs yolculuğu sahneleri varmış senaryoda. Doğal olarak dizi prodüksüyonu otobüs firmaları arasından sponsor aramış. Türkiye'nin en büyük otobüs firmalarından biri sponsor olmaya talip olmuş. Ancak dizinin yönetmeni Orhan Oğuz "Bu firma Urfa'ya gitmiyor, dizide kullanamayız, seyirciye saygısızlık olur" demiş. Sonunda Urfa'ya yolcu taşıyan bir firmadan bedeli karşılığında çekim boyunca otobüs kiralanmış, çünkü firmalardan hiçbiri günler sürecek çekimlere otobüs tahsis edecek kadar büyük değilmiş.

Bir ayrıntı adına, ekstra masraf yapmayı alarak seyirciye saygı gösteren bir yapımın iyi olmaması mümkün mü?

İstanbul gül açıyor...
Açıkçası haberim yoktu. İstanbul Belediyesi kenti güzelleştirmek için geçen yıl bir proje başlatmış. Gürtuna İstanbul'u baştan başa güllerle donatmaya karar vermiş.

Bu nedenle geçen yıl seçilen pilot bölgelerde güller dikilmiş. Bu yıl güller açmış, çok da güzel olmuş. Gül dikiminin başarılı olması üzerine proje bu yıl daha da büyütülecekmiş.

Sordum, "bu güller nasıl yetişti?" diye. Geçen yıl 60 bin fidan dikilmiş. Bu yıl da 130 bin dikilecekmiş. Önümüzdeki yıllarda ise iki milyonu geçecekmiş. Dikilen gül fidanları genetik araştırmalardan geçmiş. Hastalanmıyor ve fazla bakım istemiyormuş, üstelik 30 yıl ömrü varmış. Yani bir iki yılda yapılacak yatırım 30 yıl sulama ve gübreleme dışında başka masraf istemeden İstanbul'u güzelleştirecekmiş.

İstanbul'u hakettiği gibi güzelleştiren her girişime alkışlar.

Devlet memurları yine maaş azlığından yakınarak harekete geçmiş. Zam alırlarsa vatandaşın hemen her işinden aldıkları rüşvet tarifesinden indirime gidecekler mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır