Bir çok kişi gibi bazen benim de bir yığın karikatür konusu geçer aklımdan...
Örneğin biten 20. Yüzyıl Türkiye'siyle, başlayan 21. Yüzyıl Türkiye'sinin değişik karikatürleri...
20. Yüzyıl Türkiye'si önce kocaman bir mangal...
Bir yığın resmi giyimli fesli adam; redingotları, kilot pantolları, donları aşağı indirip domalmışlar, carta çekerek mangalda kül bırakmama yarışı yapıyorlar...
Kocaman mangaldaki kül azalınca, mevcut külleri toplayıp daha küçük bir mangala koyuyorlar...
Ve don pantol aşağı indirip domalarak, yine sürdürüyorlar carta yarışını...
21. Yüzyıl'ın başındaki Türkiye ise...
İçinde kül kalmamış boş bir mangal...
Eski cartacıların önemli bir bölümü, donları pantolları yukarı doğru çekip, aralarında dertleşiyorlar:
- Carta yarışı yapabileceğimiz başka Türkiye, pardon başka mangal da yok; globalleşme süreci ise maalesef osuruk yarışına karşı...
Sadece bir kaç kişi, domalık durumda, külü bitmiş mangala karşı inatla sürdürmeye çalışıyor carta yarışını...
Bunlardan hiç biri elbet de sevimli Vural Savaş değil, ama kim?
O da karikatürün bulmacası...
Biten 20. Yüzyıl Türkiye'siyle, başlayan 21. Yüzyıl Türkiye'si için bir başka karikatür konusu...
20. Yüzyıl Türkiye'sinin ilk yarısında yobazlar Nazım Hikmet'i çarmıha geriyorlar...
Nazım'ı sevenler gizli gizli ağlıyorlar değişik köşelerde...
21. Yüzyıl'ın başındaki Türkiye'de ise...
Vaktiyle çarmıha gerilen Nazım Hikmet, tıpkı İsa peygamber gibi kutsanacak bir kimlik olmuş...
Eski yobazlar, papaz kılığına girmişler, diz çökerek haç çıkarıyorlar Nazım'a karşı...
Onu vaktiyle sevmiş olanlardan arta kalmış olanların ise, gözleri yaşlı, Nazım'ın son şiirlerinden birini okuyorlar dua eder gibi:
Anadolu'da bir köy mezarlığına
gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir çınar olursa
taş maş da istemez hani...
Üçüncü bir karikatür konusu daha... Biten 20. Yüzyıl Türkiye'sinin tarihe mal olmuş plaketinde Orhan Veli'nin ünlü şiiri yazılı:
Neler yapmadık bu vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.
Başlayan 21. Yüzyıl Türkiye'sinin, 36 bin beş yüz gün sonra değerlendirilecek olan plaketi henüz boş...
İki genç konuşuyor.
Biri:
- Acaba, diyor, yüz yıl sonra plaketin üstüne ne yazılacak?
Öteki de:
- Sanırım şöyle, diyor:
"Neler yapmadık çağdaşlaşmak için
Kimimiz Avrupa vatandaşı olduk
Kimimiz Dünya vatandaşı..."