Döviz kurunun yılbaşından itibaren önceden belirlenen sabit bir hızla artırılması, enflasyonla mücadelede önemli başarı sağladı. Dün açıklanan verilere göre toptanda fiyat artışı yüzde 1.7, tüketicide de yüzde 2.2 olarak belirlendi.
İmalat sanayinin önemli girdisi olan ithal mallarda bir çıpa görevi üstlenen kur, çekirdek enflasyondaki düşüşle boyun eğdiğinin sinyalini vermiş, özel imalat sanayi fiyat artışı 1994 yılı Temmuz'dan sonraki en düşük seviyesi olan yüzde 1.9'a gerilemişti. Dün açıklanan verilere göre çekirdek enflasyonu Mayıs ayında yüzde 2.5'ye fırladı. Bu kez tarımdaki düşüş devreye girdi.
Döviz mevduat faizleri yüzde 10'un altına inemese de, bu aydan itibaren 1 yıllık dönemde yüzde 15'in altına gerileyecek devalüasyon, maliyetlerin düşüşü açısından önemli.
Dövizde kontrolünü sonuna kadar kullanan Merkez Bankası, faizlerin belirlenmesini piyasaya bırakmış durumda. Gelecek yıl Temmuz ayına kadar da böyle devam edecek.
TL faizleri Merkez Bankası'na gelen döviz miktarına bağlı olarak değişiyor. Mayıs'ta Hazine'nin dış borç alamaması ve ay sonunda bankaların açık pozisyonların bir kısmını kapatması nedeniyle sıkışıklık yaşandı.
Ay başında pozisyonlar yeniden açılınca, TL kısmen de olsa rahatladı. Hazine'nin 500 milyon euroluk tahvil satışının gerçekleşmesi, Dünya Bankası'nın 375 milyon dolarlık kredisini girişi parayı daha da rahatlatacak. Temmuz ayında da yen cinsinden borçlanmanın tamamlanması hedefleniyor.
Mevsimsel olarak daha fazla döviz girişinin yaşandığı aylara girilmesi, kısa vadeli TL faizlerinin de düşebileceğini gösteriyor.
Uzun vadede faizleri indirecek en önemli gelişme ise 2001 yılından itibaren mevduat munzam karşılıklarının kademeli olarak azaltılması olacak.
NADİN TAŞCIOĞLU