kapat

31.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Galatasaray'ın şirinleri

Ne şirin bir turnuvaydı, Paris'teki.. Bu yıl dördüncüsüymüş.. Ama biz ilk kez katılıyoruz..

Uluslar Kupası adı.. Danone organize ediyor.. Fransa, İtalya, Polonya, Romanya, Bulgaristan, Güney Afrika ve biz katılıyoruz..

Biz "Galatasaray!.."

Herkes milli takımla.. Türkiye'yi ise Galatasaray temsil ediyor.

11 yaş gurubu için düzenlenen bir turnuva bu..

Türkiye Şampiyonası'nı DanoneSA düzenlemiş ve Galatasaray finalde Trabzon'u yenerek şampiyon olmuştu.

Cuma sabahı uçtuk Paris'e.. Bizim küçükler o gün akşama kadar Euro Disney'de hayatlarını yaşadılar..

Ertesi sabah eleme maçları için Paris banliyölerinden St. Germain en Lay'nin yolunu tuttuk. Kente tepeden bakan şirin bir köy bu.. 1982'de, burada bir hafta yaşamıştım. Kuzenim Ahmet Taner Kışlalı ve eşi Nilgün'ün konuğu olarak. Şimdi ikisi de yok.. Ne sakin, ne keyifli günler geçirmiştik..

Bizim gurupta Bulgaristan'ı yendik önce.. Sonra da Romanya'yı.. Ama sadece takımın değil, bence turnuvanın en iyi forvet oyuncusu Aydın sakatlandı, ikinci maçta..

Fransa gurup şampiyonluğundaki rakibimizdi.

Bu yaştaki maçlarda hakem oyunları insanı daha fazla üzüyor.. Resmen icad bir penaltı ve net ofsayt sonucu gelen gol.. 2-0 kaybettik.

Ertesi gün maçlar, dünyaca ünlü Prensler Parkı'nda.. Parc des Princes!..

Rakip öbür gurubun birincisi Polonya.. Yarı final maçı bu.. Rakip takımın teknik direktörü, bir eski dost.. Roman Kosecki!.. Sarılıyoruz.. "Merhaba, nasılsın" diyor Türkçe.. Bizim çocukları işaret ediyor: "İyi takım!.."

Maç golsüz.. Penaltılara geçiliyor ve Fırat enfes bir kurtarış yapınca, finale biz kalıyoruz. Rakip gene Fransa..

Gene hakem oyunları, inanılmaz. Son saniyede, ceza alanı içinde indirdiler bizimkini.. Frikik.. Ceza alanı içinden frikik attık, penaltı değil.. Hayret bizden itiraz eden de yok. Maç gene 0-0!.. Ve iki penaltı atışında Fransız kaleci 3 metre ileri fırlayıp topu kestiği halde tekrar yok..

Sağlık olsun.. Milli takımlar arasında, Galatasaray olarak, finale kalmak da önemliydi..

Gerideki üçlümüz harikaydılar.. Uğur, Ferhan ve Erkan'a bayıldım.. Hele Erkan.. Dinçer hayal kırıklığı yarattı biraz.. Oysa müthiş futbolcu.. Semih en iyilerden biri, ama hocamız tutmadı nedense çocuğu..

Aydın tabii.. Sakatlanmasa herhalde şampiyon olurduk.

Bir de Hürriyet'ten Ziya Şengül var kafilede.. DanoneSAcılar ağırladı bizi orda.. Pervane oldular.. Çok şirin üç gün geçirdik Paris'te..

Döndüm baktım..

Altyapı diye mangalda kül bırakmayız ya.. Tek satır yok gazetelerde.. Benimkinde bile.. Oysa her iki günde de, telefon edip, kısacık iki haber yazdırmıştım. Sayfalar dolusu spor var, bu iki küçük habere yer bulamamışlar!.

Bu minicik teşviki bile çok görüyoruz çocuklarımıza.. Yazık!..

Uluslar Kupası'nı bu kadar özenle ve küçüklere bu kadar önem vererek düzenleyen Danone ve Türkiye Şampiyonası'nı düzenleyen DanoneSA'yı yürekten kutlarız..

Sporun en anlamlı sponsorluğunu yaptıkları için..

Çark etmek..
Yurda dönüşte okudum, Akşam'ın birinci sayfadan verdiği haberi..

"Hıncal Uluç çark etti.."

Bir gün evvel hem de televizyonda söylediğim için kayıtlı sözlerimi utanmadan saptırarak "İğrenç İftira" diye manşet atmışlardı.

Ertesi gün beni arayan muhabirlerine söylediklerimi saptırarak "Çark etti" dediler utanmadan..

Konu, Reha Muhtar olayı..

Şimdi Akşam Genel Yayın Müdürü Deniz Arman'a soruyorum.. Lütfen yazılı yanıt versin, aynen köşemde yayınlayacağım:

1-Hıncal Uluç, kime, nasıl iftira etmiştir?.

2-Hıncal Uluç hangi sözünden çark etmiştir?.

Eğer bu yanıt gelmezse, asıl müfteri ve asıl yalancı Akşam Gazetesi olacaktır, çünkü her iki haberde de imza yok.. O zaman haber, gazetenin olur.

Sevgili Deniz.. Faksının bugün elimde olacağını tahmin ediyorum.

Minik not..
Prof.Dr. İlhan Özay'ın bir kitabından minik alıntıyı Nesteren Bilginer yollamış bize..

* * *

Amerika'daki Kızılderili kabilelerinden biri vejetaryen olduğundan sadece sebze meyve ve balık yermiş. Derken bulundukları yerde sebze ve meyve yetmemeye başlamış, göldeki balıklar da tükenmiş. Kıtlık ve açlıktan ölümler olmasına ve dağlar da yaban geyikleri ile dolu bulunmasına karşın kimse onlara dokunamıyormuş. Bunun sebebi de dinsel bir inaçları imiş.

Sonunda kabilenin ileri gelenleri toplanmışlar, düşünüp taşınıp yaban geyiklerine "Dağ Balığı" adını vermeyi kararlaştırmışlar. O gün bugündür de başka hayvanların etlerini yemeseler de dağ balıklarını kapışıyorlarmış.

Rusya'ya yanaşmalıymışız!..
Efendim, Avrupa Birliği'nden uzaklaşmalı, Putin'in Rusyasına yanaşmalıymışız..

Çünkü Türkiye Avrupa Birliği'nin tam üyesi olmadığı için Avrupa güvenlik sisteminin dışında bırakılıyormuş. Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu bu konuların sıkı takipçisi imiş.

Ve sıkı durun.. Aynen naklediyorum:

"Ülkemizi yönetenler, Türkiye'nin bölgesinde güçlü olabilmesi için Putin'in yeni güçlü Rusyası ile sıkı işbirliğine girmelidir. AB ülkeleri güçlü olmayan bir Türkiye'yi, NATO'da kendi menfaatleri istikametinde kullanacaklardır. İlk adım da AB üyesi olacak Güney Kıbrıs'ın kuzeyindeki Türk Ordusu'nu adadan çıkarmak olacaktır."

Yani Putin'e yanaşmazsak, Kıbrıs'ı kaybederiz, tehdidi..

Yanında bir yazı daha.. Putin ve Rusya methiyenamesi..

Çeçen sorununu barış yolu ile Putin çözecekmiş. Türkiye, Putin'i dikkate almadan fukara Kafkas ülkeleri ile işbirliğine giderse çok şey kaybedermiş. Ve gene dikkat.. Aynen:

"Türkiye'yi yönetenler Orta Asya Cumhuriyetlerinin yolunun Moskova'dan geçtiğini bilmelidirler.."

Yani Kafkasya'daki komşu ve müslüman ülkelerle, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile anlaşmak için önce Rusya'nın iznini almamız gerekiyormuş.

Efendim, kim bu Türkiye'nin dış politikasını temelden değiştirmek isteyen, savunma mekanizmasının altına dinamit koyup, bu defa Batı'ya karşı, Doğu ile güvenlik anlaşmaları öneren kişi?..

Geçmişin en hızlı komünistlerinin adlarını aramayın boşuna..

Bunları yazan, zamanında benzerlerini Sırp Kasabı Miloseviç için yazıyordu, yazmakla kalmıyor, kişisel ilişkilerini kullanarak, müslüman unsurları ezen Yugoslav yönetiminin Dışişleri Bakanı'nı Türkiye'ye getirerek (İfade tamamen kendisine aittir), Türkiye'yi Miloseviç cephesine katmaya çalışıyordu..

Türkiye'de yaşayan tüm Arnavutlar onun yazılarını okudukça "Bunları Sırplar bile söylemiyor" diyorlardı.

Peki niye Miloseviç'e bu kadar yakındı:

Sırplara silah satıyordu da ondan..

Peki niye Putin'in kucağına itmek istiyor, Türk Genelkurmayı'nı..

Köhne Rus silahlarının temsilcisi de ondan..

Köşesinde ne yazılar yazdı, Amerikan silahlarını yere vurarak ve Rus silahlarını överek..

Yerli yersiz övgü yazıları yazarak, komutanlarımızla yakın dost olduğunu ima etmeye çalıştı..

Bunların hepsinin altında ayni amaç var:

Silah ticareti..

Geçmişte Genelkurmay'a uçmayan helikopterler satarak dünyanın parasını kazandı. Şimdi de bu yeni helikopter ihalesini Rus ortakları ile kazanma ve yakın mesafeli Rus silahlarını Türkiye'ye sokuşturma peşinde..

Hükumet ve Genelkurmay Başkanlığı bu adama, bu terbiye özürlü adama karşı çok ama çok dikkatli olmalı!..

Ne güzel!..

Bu Ada Müzik'i yürekten kutlamam gerek.. Gençliğimi geri getiriyorlar..

"Eski 45'likler" diye bir dizi.. Eski 45'likler artık yok.. Varsa da, çalacak pikap yok.. O da varsa, bu defa cızırtıdan müziğin zevkine varmak mümkün değil..

Oysa bir hazine var, 60'larda.. 70'lerde..

İşte o dönemin 45'liklerini digital tekniklerle, bilgisayarlarla temizliyor Ada ve hepsini bir CD'de topluyor.. Bu CD'yi de sanatçıların öyküsünü anlatan bir kitabın içine koyup piyasaya çıkarıyor..

Müthiş bir koleksiyon oluyor bu.. Müthiş..

Şimdi de 3 Hürel dönüyor, CD çalarımda.. Onur, Haldun ve Feridun dönüyor.. 70'li yıllarım dönüyor..

Sevenler Ağlarmış, dönüyor.. Hoptirinom, Haram dönüyor.. Şeytan Bunun Neresinde dönüyor..

Anadolu Rock dönüyor..

Size birşey diyeyim mi?..

Bu "Eski 45'likler", eksiksiz her evde olmalı.. Hümeyra çıktı.. Ayten Alpman çıktı.. Şimdi 3 Hürel!.. Timur Selçuk ve Modern Folk Üçlüsü de yolda..

Hele yaşınız benim yaşlarda ise, sadece müzik dinlemekle kalmaz, bir ömrün en güzel yıllarını yeniden yaşarsınız, hayale dalarak!..

SEVDİĞİM LAFLAR
Tohum ek, vermezse toprak utansın.

Necip Fazıl

TEBESSÜM
Adamın biri otomobil tamircisine gider. Ustaya:

-Benim arabaya bir bakar mısınız. Sanırım motor boğuluyor.

-Araba nerde?

-Nehrin dibinde.

BİZİM DUVAR
Paraşütçüysen paraşüt açılmayınca çakılırsın. Hayali ihracatçıysan "paraşüt operasyonu" yapılıp defterler açılınca çakılırsın.

Hakan&Utku

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır