Efendim, Avrupa Birliği'nden uzaklaşmalı, Putin'in Rusyasına yanaşmalıymışız..
Çünkü Türkiye Avrupa Birliği'nin tam üyesi olmadığı için Avrupa güvenlik sisteminin dışında bırakılıyormuş. Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu bu konuların sıkı takipçisi imiş.
Ve sıkı durun.. Aynen naklediyorum:
"Ülkemizi yönetenler, Türkiye'nin bölgesinde güçlü olabilmesi için Putin'in yeni güçlü Rusyası ile sıkı işbirliğine girmelidir. AB ülkeleri güçlü olmayan bir Türkiye'yi, NATO'da kendi menfaatleri istikametinde kullanacaklardır. İlk adım da AB üyesi olacak Güney Kıbrıs'ın kuzeyindeki Türk Ordusu'nu adadan çıkarmak olacaktır."
Yani Putin'e yanaşmazsak, Kıbrıs'ı kaybederiz, tehdidi..
Yanında bir yazı daha.. Putin ve Rusya methiyenamesi..
Çeçen sorununu barış yolu ile Putin çözecekmiş. Türkiye, Putin'i dikkate almadan fukara Kafkas ülkeleri ile işbirliğine giderse çok şey kaybedermiş. Ve gene dikkat.. Aynen:
"Türkiye'yi yönetenler Orta Asya Cumhuriyetlerinin yolunun Moskova'dan geçtiğini bilmelidirler.."
Yani Kafkasya'daki komşu ve müslüman ülkelerle, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile anlaşmak için önce Rusya'nın iznini almamız gerekiyormuş.
Efendim, kim bu Türkiye'nin dış politikasını temelden değiştirmek isteyen, savunma mekanizmasının altına dinamit koyup, bu defa Batı'ya karşı, Doğu ile güvenlik anlaşmaları öneren kişi?..
Geçmişin en hızlı komünistlerinin adlarını aramayın boşuna..
Bunları yazan, zamanında benzerlerini Sırp Kasabı Miloseviç için yazıyordu, yazmakla kalmıyor, kişisel ilişkilerini kullanarak, müslüman unsurları ezen Yugoslav yönetiminin Dışişleri Bakanı'nı Türkiye'ye getirerek (İfade tamamen kendisine aittir), Türkiye'yi Miloseviç cephesine katmaya çalışıyordu..
Türkiye'de yaşayan tüm Arnavutlar onun yazılarını okudukça "Bunları Sırplar bile söylemiyor" diyorlardı.
Peki niye Miloseviç'e bu kadar yakındı:
Sırplara silah satıyordu da ondan..
Peki niye Putin'in kucağına itmek istiyor, Türk Genelkurmayı'nı..
Köhne Rus silahlarının temsilcisi de ondan..
Köşesinde ne yazılar yazdı, Amerikan silahlarını yere vurarak ve Rus silahlarını överek..
Yerli yersiz övgü yazıları yazarak, komutanlarımızla yakın dost olduğunu ima etmeye çalıştı..
Bunların hepsinin altında ayni amaç var:
Silah ticareti..
Geçmişte Genelkurmay'a uçmayan helikopterler satarak dünyanın parasını kazandı. Şimdi de bu yeni helikopter ihalesini Rus ortakları ile kazanma ve yakın mesafeli Rus silahlarını Türkiye'ye sokuşturma peşinde..
Hükumet ve Genelkurmay Başkanlığı bu adama, bu terbiye özürlü adama karşı çok ama çok dikkatli olmalı!..
Ne güzel!..
Bu Ada Müzik'i yürekten kutlamam gerek.. Gençliğimi geri getiriyorlar..
"Eski 45'likler" diye bir dizi.. Eski 45'likler artık yok.. Varsa da, çalacak pikap yok.. O da varsa, bu defa cızırtıdan müziğin zevkine varmak mümkün değil..
Oysa bir hazine var, 60'larda.. 70'lerde..
İşte o dönemin 45'liklerini digital tekniklerle, bilgisayarlarla temizliyor Ada ve hepsini bir CD'de topluyor.. Bu CD'yi de sanatçıların öyküsünü anlatan bir kitabın içine koyup piyasaya çıkarıyor..
Müthiş bir koleksiyon oluyor bu.. Müthiş..
Şimdi de 3 Hürel dönüyor, CD çalarımda.. Onur, Haldun ve Feridun dönüyor.. 70'li yıllarım dönüyor..
Sevenler Ağlarmış, dönüyor.. Hoptirinom, Haram dönüyor.. Şeytan Bunun Neresinde dönüyor..
Anadolu Rock dönüyor..
Size birşey diyeyim mi?..
Bu "Eski 45'likler", eksiksiz her evde olmalı.. Hümeyra çıktı.. Ayten Alpman çıktı.. Şimdi 3 Hürel!.. Timur Selçuk ve Modern Folk Üçlüsü de yolda..
Hele yaşınız benim yaşlarda ise, sadece müzik dinlemekle kalmaz, bir ömrün en güzel yıllarını yeniden yaşarsınız, hayale dalarak!..