kapat

25.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Çankaya'nın sağlığı

Cumhurbaşkanımız Ahmet Sezer'in, düzenli sağlık kontrolünü reddettiği yönünde bir iddia ortaya atıldı...

Ama hiç inandırıcı değil...

Cumhurbaşkanı'nın rutin sağlık kontrolüne "hayır" demesinin mantığı da yok...

Kaldı ki Cumhurbaşkanı, kalp ameliyatı sebebiyle doktorların özel dikkati altında.

Demirel gibi Çankaya'da "özel bir doktor" istihdam etmemesi de kendi bileceği iştir.

Zaten Çankaya'da, en küçük bir ihtiyaçta kontrol yapabilecek doktorlar nöbete devam ediyorlar.

Kendisini sağlıklı hisseden birinin, her sabah uzun muayenelerden geçmeyi istememesi de "moral" açıdan haklı görülebilir.

Biliyorsunuz, kırmızı ışıkta durmak, sade kıyafetlerin tercih edilmesi, öndeki koltuğun kaldırılması gibi "şekle" yönelik yeniliklerin, fazla bir kıymeti harbiyesi bulunmadığını savunuyorum.

Biliyorum ki, padişah-kul ilişkilerini andıran alışkanlıkları reddettiği için bu tavırlar halktan sempati topluyor.

Ama ben yine de, 2000'lerin dünyasında, sevineceğimiz konuların daha "derinlikli" olmasını diliyorum.

Meselâ, "Mavi Akım" projesinde, Türkiye lehine bir strateji geliştirilmesi...

Bakü-Ceyhan boru hattının somutlaşması...

Enerji yoksulluğumuzu çözecek büyük adımların atılması gibi...

Türkiye, küçük değil büyük sevinçleri özlemiştir!..

Sağlığa dönersek, cumhurbaşkanımızın, masraf oluyor veya "ihtimamı" çağrıştırıyor diye düzenli sağlık kontrolünü reddedecek bir bakış açısına sahip olabileceğini sanmıyorum.

Doktorlar Çankaya'da bulunduğu müddetçe mesele yok demektir.

Yönerge yokmuş
Geçen gün, Cumhurbaşkanlığı'ndan gazetecilere gönderilen kılık kıyafet yönergesine karşı çıkmıştım, okurlar anımsayacaktır.

Görüşümün özeti şuydu:

Hiçbir makam gazetecilere nerede, ne giyileceğini anlatmamalıdır.

Bu, mesleğimize saygısızlıktır, demiştim.

Öğrendim ki, Cumhurbaşkanı böyle bir yönerge göndermemiş...

Cumhurbaşkanlığı basın bürosu kendi inisiyatifini kullanarak, devir-teslim töreni duyurusunun altına bir not düşmüş:

"Şu kıyafetler tercih edilmelidir" diye...

Basın bürosunun saygı titizliği mazur görülebilir.

Çünkü, resmi davetlerde bizim meslekten bazı genç arkadaşların ipin ucunu kaçırdıkları, yakışıksız kıyafetleri tercih ettikleri de bir gerçek...

Cumhurbaşkanı'nın, gazetecilere bir kıyafet yönergesi göndermemiş olduğunu bildirmek boynumun borcudur.

Yeşil
Yeşil'in sağ kolu, piyasadan 500 milyar haraç toplamış... "Sağ kol" oldun mu böyle olacaksın!..

Soygun
Hande Ataizi'ni yine soymuşlar... Ama bu kez yönetmenler değil, evine giren hırsızlar soymuş...

Anılar
Müjde Ar, "Seks düşkünü" patronları açıklayacağı kitabıyla sanata dönüyormuş... Sanata sanatsal dönüş...

Bölücü hukukçu
DGM'de yargılanan İslami Hareket üyelerinin avukatı Abdurrahman Sarıoğlu'nun sarfettiği sözler üzerine savcıları harekete geçmesi gerekir, diye düşünüyordum.

Çünkü bu sözler, resmen bölücüktü.

Şöyle diyordu Sarıoğlu:

"Türkiye'de laikler Kuran-ı Kerim'in kamusal alana ilişkin hükümlerini kabul etmezler. Kuran'ı kabul etmeyenler kâfirdir."

Adam, laikler'in "kâfir" olduğunu söylüyor...

Türkiye'yi, müslümanlar ve kâfirler diye ikiye ayırıyor.

Ne mutlu ki savcılar harekete geçmişler bile...

Bu sözlerin hesabını versin bakalım...

İzmir futbolu
İzmir futbolu yine yerlerde sürünüyor.

İzmir, yıllar önce futbolda bir yıldız gibi parıldıyordu.

Sonradan öyle başarısız dönem yaşandı ki, İzmir'in birinci ligde kaç takımı olduğunu bugünkü gençler bilmez bile...

Altay, Altınordu, İzmirspor, Karşıya ve Göztepe...

Ne oldu bu takımlara?..

İzmir, neden futbolda böyle havlu attı?..

İzmir, coğrafya ve kültür bakımından parıltılı bir spor dünyasına sahip olabilir, hakkıdır da...

Ama eksik olan bir şey var, İzmirlilerin üzerinde tartışması gereken...

İzmir'in, "güç"ü temelli İstanbul'a bırakması kabul edilemez...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır