


Güncel konular
Ankara yabancı heyet kaynıyor. IMF'nin Mayıs'ta geleceği biliniyordu. "Stand-by anlaşması" periodik denetim içeriyor. Anlaşmanın koyduğu hedeflere "performans kriterleri" deniyor. Cotarelli ve arkadaşları bunların ne ölçüde gerçekleştiğine bakıyorlar.
Hedefleri ikiye ayırabiliriz. Birincisi dar anlamı ile iktisat politikalarını kapsıyor. Bütçe açığı, para arzı, döviz rezerleri gibi. Şu ana kadar Ecevit hükümeti bunları tutturmakta zorlanmadı.
Ancak, önümüzde kritik günler var. En önemlisi buğday ve diğer hububat fiyatlarının saptanması. Eğer anlaşmanın sınırları dışına çıkılırsa, özellikle bütçe dengesinde sorunlar belirmesi ihtimali fevkalade yüksek.
İkincisi yapısal reformların izlenmesini amaçlıyor. Yapısal reformların genellikle kısa dönemde bütçeye yada para politikasına etkisi ya hiç yok yada çok az. Kamu harcamalarında şeffaflık yada devlet bankalarının özelleştirilmesi gibi.
Fakat gene de programın başarısı açısından önem taşıyorlar. Çünkü, hükümetin enflasyonla kalıcı bir mücadeleyi sürdürmekte ne kadar kararlı olduğunu gösterecekler.
Yapısal reformlarda gecikme yada ayak sürme, hem iç ve dış mali piyasalarda, daha da önemlisi vatandaş nezdinde, enflasyonla mücadele programına güveni zedeleyecek. Güvensizlik kısa dönemde de tehlikeli sonuçlara yol açabilir.
Reformları yakın takibe almakta yarar görüyoruz.
Galatasaray'a devlet yardımı
Hükümetin Galatasaray'a mali yardım kararı büyük bir tartışmaya yol açtı. şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Genellikle bu tür konularda birkaç aykırı ses çıkar. Ama hükümet bildiğini okur.
Bu sefer öyle olmadı. Bir haftadır her gün Galatasaray'a devlet yardımına karşı çıkan 50-60 email mesajı alıyorum. En azından internette depremden bu yana görmediğimiz bir hareketlilik oluştu.
Bir konuyu tam anlamış değilim. Bu tepkinin arkasında ilkeler mi yatıyor yoksak kulüpçülük mü? Daha basit soralım. Başarılı bile olsalar, futbol takımlarına devlet yardımına mı karşı çıkılıyor? Rakip takım Galatasaray'ı daha da güçlendirecek devlet yardımına mı?
İlki ise, benim de karşı çıkanlar arasında yer almam gerekiyor. Eğer ikincisi ise, durumum daha zor. Galatasaraylı olduğuma göre, devlet yardımını desteklemeliyim. ilkelerime göre davranacaksam, karşı çıkmalıyım.
şaka yapıyorum. Böyle bir açmazım yok. Çıkarlarımla ve ilkelerim arasında bir tercih yapmak zorunda kalırsam hangisini seçeceğimi biliyorum. İlkelerimi savunacağım.
Neden? Genelde devletin teşvik vermesine ve üreticileri iç yada dış rekabete karşı korumasına karşıyım. Bunlar kısa dönemde yarar sağlasa bile, uzun dönemde zararları çok daha fazla oluyor.
Bir çelişki
İlginç bir gözlemim var. Galatasaray'a devlet yardımına karşı çıkanların önemli bir bölümü küreselleşmeyi çok eleştiriyorlar. Türk firmalarının dış rekabete karşı korunmasını talep ediyorlar. Piyasa yerine plan istiyorlar.
Tutarsızlığa dikkatinizi çekerim. Otomobil, gömlek, buğday, vs. mal ve hizmet üreticisine devlet teşvik verecekse, Galatasaray'a da versin. Yada ikisine de vermesin.
Karar vermek gerekiyor. Piyasayı savunuyor musunuz, yoksa karşı mısınız? Bu sorunun cevabı "nasıl işime gelirse" olmamalı. Gene de bu tartışmadan memnunum. Vatandaşın ödediği vergilerin nereye harcanacağı konusunda devletten hesap sorma bilincinin yaygınlaşmasına katkı yapacaktır.
şampiyon Galatasaray'a vatandaşlık bilincinin güçlenmesine yaptığı katkıdan dolayı teşekkür ediyorum.