kapat

25.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Ciğer aldım pazardan..

Erkeği gösteren bıyığıdır.. Bıyıksız erkek insanda kuşku yaratır.. "Marazlı mı?" diye merak ederler, arkasından "Ciğer aldım pazardan, sarardı soldu nazardan.. Arkadaşı sorarsanız, dün gece çıktı mezardan.." diye laf ederler..

Başımız iyice belada.. Benim haberim yoktu.. Meğer emniyet teşkilatı kendi bünyesinde bir karar almış.. Yedi senedir de resmi görev yapan polisler sakal, bıyık bırakamıyormuş..

Eğer sivil görev yapıyorsan saç sakal serbest.. İsteyen kulağına küpe, ayağına halhal, bileğine burma bilezik bile takabilir..

***

Şimdi "Bütün bunlardan sana ne?" diyeceksiniz ama alâkası var..

Sinan Çetin riyasetinde çekilecek olan Komiser Shakespeare filminde rolümüz olduğundan, üstelik rol gereği bir başkomiseri canlandıracağımızdan olay beni derinden alâkadar ediyor..

Çünkü rolümü resmi kıyafet ile oynayacakmışım.. Bıyıkla oynayamazmışım..

Sinan-Orhan rekabeti..

Dün fotoğraf çekimleri için Plato'ya gitmiştim.. Plato arı kovanı gibi.. Gireni çıkanı belli değil.. Herkes çalışıp, koşturuyor.. Bir tek bizim yönetmen Sinan Çetin on beş metrekarelik bahçede bisikletle dolaşmaya çalışıyor..

Bir gözü senaryonun yazarı Mesut Ceylan'da diğer gözü başka bir proje için çalışan Galip Tekin'de.. Onlarla konuşmaya çalışıyor.. Yetenekleri hem bisiklete binmeye hem de film tartışmaya sınırlı müsaade ettiğinden iki laf arasında ya bir sandalye deviriyor ya bir çalışanı ezmeye teşebbüs ediyor..

Asıl niyeti ortalıkta dolaşan yeğeni Orhan Çetin'i ezip sinemaya kalıcı bir hizmet vermek..

Orhan Çetin de yönetmendir.. Özellikle Ferdi Tayfur'un ölümsüz klibi "Emmioğlu"nu yönettiği iddia ediliyor.. Gerçi kendisi bu konuda tek bir laf etmemeye özen gösteriyor ama yalanlamıyor da..

O klibi bunalım geçirmeden seyredenler bilir.. Ferdi Tayfur dağın başında bir yer bellemiş "Em'moğluuuu.." diye höykürürken çayırın orta yerinden kırmızı bir spor araba çıkıp ekrana konuyor..

İçinden kırmızı fistanlı (gece fistanı) bir kadın inip sivri topuklu ayakkabıları ile çayırda geziniyor.. Yönetmen bu kadını çağdaş bir celep olarak düşünmüş.. Koyun seçmeye "corvet" araba ile gelen, koyunları seçtikten sonra da Havana'ya eğlenmeye gidecek olan bir celep..

***

Celep mal derdinde, koyun can derdinde, Ferdi Tayfur da albümünün derdindeyken çayırın orta yerinden bir cenaze geçiyor..

O klibi belki üçyüz kez seyrettim ama cenazeye bir mânâ veremedim.. Tahminime göre müziğin ne kadar etkili olduğunu göstermek için yaratılmış bir mizansendi..

"Em'moğlu.." türküsünü, kayabaşı yorumuyla söyleyen Ferdi Tayfur'u dinleyen musikişinas bir vatandaşın, bestenin güzelliğini kaldıramayıp, ruhunu o çayırda teslim ettiğini anlatmaya çalışıyorlardı..

Bu doğrudan müşteriye de mesaj sayılırdı.. "Bakın bu albüm adamı hücceten götürür, o kadar güzel.." şeklinde bir mesaj..

Gerçi klip çok tuttu.. Ferdi Tayfur'un albümü büyük bir ticari başarı kazandı ama Sinan Çetin, klibi yöneten yeğeni Orhan Çetin'i asla affetmedi..

- "Nasıl olur da sinema için yaratılmış Çetingiller'in içinden böyle bir yönetmen çıkar?" diye bunalıma girip Rebeka'dan iki çocuk daha yaptı.. O günden beri de Orhan'dan intikam için fırsat kolluyor..

Ancak Orhan Çetin durumun farkında olmadığından, Sinan'ın bu tavrını kendisine gösterilen bir ilgi olarak yorumlayıp daha da memnun oluyor.. Nitekim Sinan'ın bisikleti ile hamle yapıp her ıskalamasından sonra Orhan keyifle "Ole.." diye mırıldanıyordu..

Büyük bıyık bunalımı..

İşte o hengame arasında Sinan'ın gözü bana ilişti.. Daha doğrusu bıyıklarım konusunda küçük bir tartışma yaşanmıştı, adamları onu Sinan'a rapor ettiler.. O da bisikletinin frenine basıp ayaklarından birini yere dayadıktan sonra:

- "Bıyıklarını kesmiyor musun?" diye sordu..

Terslendim.. "Oldu olacak dudağımı da boyayayım bari.." dedim.. Aslında söylemek isteyip de söyleyemediğim "Zaten şahtık, bıyıkları kesip şahbaz mı olalım.." lafıydı..

Ben kendimi biliyorum.. Bıyıkları kestik mi aşırı gelişmiş su kabağına dönüyoruz, karizmamız çiziliyor.. İtirazın rujlu kısmı işin şaşırttırmacası.. Bu kadarı yetti.. Sinan bir daha bıyık konusunda ısrar etmeyip yeniden Orhan Çetin'i kollamaya başladı..

Ama nasıl yaptı, nasıl ettiyse o sırada Plato'da ne kadar kız çocuğu varsa başıma üşüştü.. "Selahattin Bey ne olur bıyığınızı kesin.." diye yalvarmaktalar ki bırakın normal bir erkeği, delikanlı bir kişiliği Kaz Dağı'nı çatlatacak bir yiğidin dahi (özüm gibi) yüreğini parçalar..

O sıra da Galip Tekin de elindeki cep telefonu ile tanıdığı ne kadar polis amiri, şefi varsa arayıp "Bıyıksız olmaz mı?" diye görüş alıyor.. Yazıklar olsun polis teşkilatına..

Bir tanesi de çıkıp "Canım ne var, bıyıklı oluversin.." demedi..

***

Ben aslanlar gibi direndim.. "Kovun beni filmden arkadaş.." diye ortaya konuştum.. "Kovun, işsiz gezerim yine de bıyığımı kesmem.."

Ben böyle dellenirken yanıma gelen bir genç kız "Selahattin Bey ne olur, benim hatırım için.." deyiverdi.. İyi de kardeşim, ben senin adını bile bilmiyorum, ne hatırı, kimin katırı?

Daha olmadı surat astım.. Ortaya "Oynamam arkadaş, oynamayıveririm.. Bana film mi yok?" diye söylendim..

Bu lafımın altındaki mânâ şuydu:

- "Gerçi filminizde Kadir İnanır, Müjde Ar, Okan Bayülgen, Özkan Uğur, Ali Sunal, Pelin Batu oynuyor ama ben olmazsam bu film acaba iş yapar mı?"

Zaten Sinan da bu riski göze alamadı..

"Tamam, uzatmayın.." dedi.. "Senaryoda değişiklik yaparız.. Hem karakol amiri hem de sivil görev yapmış olur.. O zaman bıyıkla çalışabilirmiş.."

Meğer biz tartışıp dururken benim bıyıklar için Sadettin Tantan'dan bile görüş alınmış..

Şimdilik kabullenmiş görüyorlar lakin eşkıyanın gece ne yapacağı bilinmez.. Ben bıyıklarıma mukayyet olayım da..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır