|
|
Vur emri Yeşil'den
Sabancı'nın katili Mustafa Duyar'ı Afyon Cezaevi'nde öldüren, Parsadan'ı da yaralayan Ahmet Yargüder vurma emrini Yeşil'den aldığını iddia etti
KARAGÜMRÜK Çetesi'nin elebaşı Nuri Ergin'in sağ kolu Ahmet Yargüder şok iddialarla dolu bir ifade verdi. Yargüder, Afyon Cezaevi'nde öldürülen Sabancı Suikasti sanığı ve DHKP-C militanı Mustafa Duyar'ın infaz emri ile Parsadan'ın vurulmasını emrini Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın verdiğini öne sürdü. Yargüder, suç ortağı Sami Tokur'u cep telefonundan arayan Mahmut Yıldırım'ın, "Yeşil" olduğunu ispatlamak için Afyon Cezaevi 1.Müdürü Osman Sert'i kefil gösterdiğini ve Tokur'un müdürle görüşüp garanti aldıktan sonra harekete geçtiğini söyledi. Ahmet Yargüder, şu ifadeyi verdi:
"Yeşil; Duyar ve DYP lideri Tansu Çiller'i dolandıran Selçuk Parsadan'ı öldürmemize karşılık 1 trilyon lira vereceğini ve Tokur'un bu paranın 500 milyar lirasını peşin alacağını söyledi. Sami de paranın 500 milyar lirasını Sinop'taki akrabalarından birine verilmesini istedi. Yeşil, 2 gün sonra parayı yatırdı.
Tokur'u cep telefonundan arayan akrabası 500 milyar liranın kendisine verildiğini söyledi. Sami de bu paranın 50 milyar lirasının cezaevine getirilmesini istedi. 2 gün sonra Tokur'un akrabalarından biri cezaevine gelerek parayı dolar halinde Cezaevi Müdürü Osman Sert'e verdi. Sert de Tokur'a getirdi. Sami bana 10 milyar liralık döviz (dolar) verdi."
Yeşil'in, Mustafa Duyar'ı, Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından önce öldürmelerini istediğini öne süren Yargüder, "Sami'yi arayan Yeşil, 14 Şubat 1999 tarihini kastederek, 'O gün ikisini de öldürün, fazla uzamasın. Basın daha çok Abdullah Öcalan'ın yakalanması olayını işleyecek' dedi. Parsadan için de 'Mahkumlara yanlış yaptı onun için öldürdük' dememizi istedi. Sami de, 'Tamam biz hazırız' dedi. Yargüder, infazı şöyle anlattı:
NASIL VURDU?
"Gardiyanlar bahçe kapılarını açarken Sami Tokur elindeki silahla koğuş kapısını açan gardiyanı rehin aldı. Sonra infaz koruma memurlarını bahçeye kilitledik. Abbas Özcan, Serkan Erdemli, Ömer Kukut, Murat Ersoy ve Yasin Al koridordaki kapıları tuttular. Ben, Sami ve Emin Mustafa Duyar'ın koğuşunun kapısını açtık, Duyar o anda tuvalete kaçtı. Tuvaletin camını kırarak içeriye girdim. Kafasına iki el ateş ettim. Sonra Sami de iki el ateş etti. Hemen bitişik koğuşta kalan Selçuk Parsadan'ın yanına girmek istedik.
Ancak kapıyı açamadık, Selçuk mazgala geldi. Sami ateş etti, ancak adam tam isabet almadı. Bütün koğuşları açtık, mahkumlar koridora çıktı.Tokur telefonla basını aradı ve olayları önceden planladığımız gibi anlattı. Sonra da nakillerimiz başladı."
NASIL KAÇTI?
Yargüder, İstanbul'daki firarının da "jandarmanın hediyesi" olduğunu ileri sürdü. Yargüder'in kaçış öyküsü, kendi ifadeleriyle şöyle: "13 Şubat 2000 tarihinde, sabah saat 07.00 sıralarında Astsubay Yalçın Ünal ve 2 jandarma erinin muhafazasında cezaevi arabası ile İstanbul'a gitmek üzere harekete geçtik. Astsubay Ünal, bana 'Senin durumunu biliyoruz, İstanbul'da tahliye olacaksın' demişti. İstanbul'a geldiğimizde, isteğim üzerine, şoför, 2 asker ve astsubayla birlikte Karagümrük'teki Nuri Ergin ve kardeşlerine ait Öz Karagümrüklüler Lokali'ne gittik. Burada çay içtik, kahvaltı yaptık. Astsubayın konuşmasından firar etmeme göz yumacağını anlamıştım. Astsubay bu arada bir bankada çalıştığını söylediği bayan arkadaşını telefonla aradı. Beraber otogara giderek bu siyah saçlı bayanı aldık, içkili lokantaya oturduk. Akşam Fatih'te Bern Oteli'ne geldik. Astsubay ve bayan arkadaşına burada bir oda ayırdık. Onları otelde bırakıp cezaevi araç şoförüyle beraber Fatih'teki Sies Kuaföre gittik. Burada ayrıldım ve bir daha da geri dönmedim. Kimliksiz olarak Kıbrıs'a gittim. Burada üç ay kaldıktan sonra İstanbul'a geldim. En sonunda imam nikahlı eşimin evinde yakalandım."
"Yeşil yaşıyor yeni görüştüm"
YEŞİL kod adlı Mahmut Yıldırım'ın sağ kolu olduğu iddiasıyla İstanbul'da gözaltına alınıp Ankara Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi'ne getirilen Bedirhan kod isimli Zakir Selvi nihayet konuştu.
İlk olarak kendisinin Jandarma İstihbarat Teşkilatı JİTEM adına çalıştığını iddia eden Selvi, daha sonra bu teşkilatta bulunan ve irtibat kurduğu bazı askeri yetkililerin de isimlerini vererek bırakılmasını istedi. Bu isteğin karşılıksız kalması üzerine de "Evet Yeşil yaşıyor. En son 2 yıl önce yüz yüze konuştuk. Daha sonra da en son iki aya kadar telefonla görüştük" diyerek konuşmaya başladı.
Selvi, "Yeşil'in ailesine JİTEM bakıyor. Aylık olarak maaş veriliyor. Bu maaş Jandarma Kıdemli Binbaşı ......... tarafından her ay düzenli olarak Bahattin Yıldırım'a elden teslim ediliyor" dedi. Selvi, "Kendi başıma yaptığım iş yoktur" dedi. Selvi'nin sorgu sırasında kamerayla kayda alınan bu şok itirafları yazılı kayıtlara geçirilmezken, ilk olarak üst düzey emniyet yetkilileri bildirildi. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a konuya ilişkin bilgi verildi. Bu ifadelerden sonra Yeşil'in kardeşi Bahattin Yıldırım'ın da gözaltına alınmasına karar verildi.
Ünsal ERGEL
Salih ALUŞ
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|