Sen 15 faul kaçıracaksın; ribaundlarda 34-20 kaybedeceksin; 76 posession'da ancak 67 sayı üretebileceksin; buna karşılık 76 possession'da 79 sayı yiyeceksin. Nasıl kazanabilirsin ki?
Tofaş, final serisi boyunca Efes'e karşı bariz bir üstünlük sağladı. Bunda, özellikle savunma konsantrasyonun yüksek olması ve şahsi gayretlerle sayı bulmaya çalışan Efes'in bireysel savunmayla oyundan düşürülmesi önemli rol oynadı. Ancak başrolde kelepçe Alper vardı. 4 maçtır yaptığı savunmayla serinin kaderini değiştiren Alper, dün oyunda kaldığı sürece Mulaömeroviç'e müthiş bir baskı yaptı; % 00 ile 10 sayı üretti ve 6 da ribaund aldı. Efes'te yetenekleriyle NBA hayalleri kuran delikanlılar dökülürken, kelepçe Alper'den iş disiplini dersi almaları gerektiği de ortaya çıktı.
Tofaş, ilk yarıda bulduğu 40 possession'da 41 sayı üreterek işi bitirdi. Her istatistikte Efes'e sağlanan üstünlük, takım halinde hücum ve savunma yapması Tofaş'ın serideki özelliğiydi ve maçın da farklı kazanılmasını sağladı.
Seri başlarken Tofaş'ın takım olma özelliğiyle ağır bastığını düşünüyorduk. Efes ise basketbolun bireysel olmadığını pahalı bir dersle alıyor.
Son söz hakemlere... Fark hakemler yüzünden olmadı. Ama ince ince çalınan düdükler kontrolu kaçırmanın ötesinde, hiç de hoş gözükmedi.