


Fazilet iki "BÇG" kıskacında
Kongre salonu kent merkezine hayli uzak... Ama... Sabahın 08.00'inde neredeyse dolmuş... "İçerisi" düzenli... Dışarısı, "içerden daha düzenli."
Kalabalık "iyi."
Heyecan "yüksek."
Kadın sayısı "diğer parti kongrelerinden" daha fazla.
Diyeceğimiz o ki...
Fazilet Partisi "bir gerçek."
"Merkez güçlenirse" Fazilet'in oyu düşebilir.
Merkez dağılırsa "artabilir."
Ancak "belli olan" bir şey var:
Fazilet "sağlam bir tabana" sahip.
Dünkü kongre bunun en belirgin göstergesi.
***
Davul, zurna... Müzik... Şenlik...
Hava da güzel olunca...
Kongre "bahar şöleni gibi."
Ama o da ne...
Şölen daha başlamadan "gölgeleniyor."
Zira "MHP'ye... MHP'nin çiçeğine... Temsilcilerine" gösterilen tepki:
- Yuuuh!.. Yuh!
CHP'ye gösterilen tepki...
"Daha fazla yuh."
Medyaya ise...
"Hepsinden fazla yuh."
Ve "yuh"a ilaveten:
- Kahrolsun medya... Satılmış medya.
***
Recai Kutan kürsüde "barış... Uzlaşı... Hoşgörü" konuşması yapıyor ama...
Hangi hoşgörü?
Hangi uzlaşı?
Fazilet "karşı görüşe" kapalı.
Parti içinde "karşı görüşe... Karşı listeye... İç demokrasiye ise..."
"Öylesine" kapalı ki...
Sadece "tek örnek" vereceğiz.
Kongrede, bir bayan meslektaşımız, bir "gazete" gösterdi... "Genel merkez yanlısı" bir gazete.
Gazetede deniliyor ki:
- Ey Abdullah Gül!.. Amerikan vatandaşı olduğunu neden gizliyorsun?
İnsaf, dinin yarısıdır.
Abdullah Gül'e bile bu "insafsızlığı" yapanlar, düşünün "başkasına" neler yapmaz?
***
Kongre salonunda bir "afiş..."
"Havayı" en iyi belirten afiş "bu" olsa gerek:
"O, ne diyorsa, o."
"O" biliyorsunuz... Erbakan.
Biz "bu afişi" not alırken...
Gök gürültüsü gibi bir tezahürat başlıyor:
"Erbakan nerede, biz oradayız!.."
***
Fazilet "iki arada, bir derece" kalmış.
İki "kıskaç" arasına sıkışmış.
Kıskaçlar "BÇG" kıskaçları.
Biri "Batı Çalışma Grubu."
Diğeri "Balgat Çalışma Grubu."
İki kıskacın arasına sıkışan... Ve kendi iç sorunlarıyla, uzunca bir süre daha boğuşacağı anlaşılan Fazilet'in "işi kolay değil."
Siyaset "sorun çözmek için" yapılır.
Fazilet ise "sorun çözmenin... Üzüm yemenin" peşinde değil.
Onun derdi varsa, yoksa "bağcıyı dövmek."
Kendisini "sorun haline" getirmek.
***
Dün 14 Mayıs'ın yıldönümüydü.
Fazilet Kongresi'nde de "Menderes'ten... 14 Mayıs 1950'den" bahsedildi.
"Demokrat Parti"ye övgüler yağdırıldı.
Sadece Fazilet Kongresi'nde değil... Diğer bazı "siyasi karargahlarda da" 14 Mayıs kutlamaları oldu.
Bu kutlamaları yapanlar... Fazilet dahil... Ne kadar samimiler acaba?
Demokrat Parti kongreleri "beş, altı gün... Bir hafta" sürerdi.
O kongrelerde "Türkiye konuşulurdu... Parti konuşulurdu."
Kongre "öğleye doğru başlayıp, akşam bitmezdi."
***
Evet, Fazilet bir "Türkiye gerçeği."
Ancak bu gerçek, şu anda bir "sorunlar yumağı."
Ve görünen o ki...
Fazilet, bir süre daha "kendi iç sorunlarıyla uğraşmayı... Çözüm değil, sorun üretmeyi" sürdürecek.