|
|
Bir bebek iki kadın!
Hamile kalamadığı için kocasının aşağılamalarına maruz kalan Naide Uykan, Gülseren hanımın minik bebeğini hastaneden kaçırıverdi...
BİR bebek çalındı geçen hafta. Yeni doğmuştu. Anneciğinin kucağından koparıp alıvermişlerdi. Annesi Gülistan'ın gözyaşlarına eşlik etmişti sonra olayı basından izleyen binlerce, milyonlarca kişi. Evlat acısını yüreklerinde hissetmiş, bebeği kaçıranı lanetlemişlerdi. Sonra bulundu minik yavru. Annesi bu kez sevinç gözyaşlarına boğuldu. Yürek parçalayan dram mutlu sona ulaşmıştı. Herkes rahat bir nefes aldı.
YEN BİR DRAM
Oysa daha her şey bitmemişti. Başka bir dramın perdesi aralanmıştı yalnızca. Bebek sahibi olamayan, hamile kalamadığı için eşi tarafından hor görülüp hırpalanan, çaresizlik batağına saplandığı anda da başkasının evladını çalacak kadar gözü dönen, evindeki huzursuzluğun bedelini bir başka kadına ödetmekten çekinmeyen bir başka kadının dramı sergileniyor şimdi. 25 yaşında genç güzel bir kadın Naide. Beş yıl önce evlenmiş kendinden tam 20 yaş büyük Ahmet Uykan'la. Sekreteriymiş onun. Çalışma arkadaşlığı aşkı da beraberinde getirince nikah defterine basıvermişler imzayı. İlk aylar cicim ayları. Göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş. Sonra bebek sahibi olmaya karar vermişler ama beklentiler boşa çıkmıştı.. Çaresiz ne yapacağını düşünürken evlilik dışı hamile kalan bir arkadaşı yetişmişti imdadına. Bebeği ona verecekti. Ondan cesaret alarak Ahmet'e hamile olduğu müjdesini verdi. Her şey daha iyiye gidiyordu artık. Sonunda bir bebekleri olacaktı. 6 ay geçmişti müjdeli haberin üzerinden. Naide bir yandan bebeğin doğumunu bekliyor, bir yandan Ahmet'e hamile numarası yapmaya devam ediyor, bir yandan da Cerrahpaşa Kadın Doğum Servisi'nde kısırlık tedavisini sürdürüyordu.
O sabah yine hastanedeydi. Doktoru birkaç tahlil istemişti. Merdivenleri çıkarken bir bebek ağlaması duydu. Kendini toparlayıp sesin geldiği yöne doğru yürüdü. İşte karşısındaydı; iinicikti. Annesi ise yanıbaşında uyuyordu
Hiçbir şey düşünemedi o an. Bebeği kucağına aldı. Sımsıkı sarıp kapıya doğru yürüdü. Üç beş dakika sonra taksiye binmiş gidiyorlardı. Arkadaşından alacağı bebeği baktırmak için önceden anlaştığı Binnaz hanımın adresini verdi şoföre. İçi içine sığmıyordu. Ne kadar güzel bir bebekti bu. Bebeği Binnaz hanıma teslim edip eve döndü heyecanla.
GELEN TELEFON
Üç gün geçmişti aradan. Bir sabah Binnaz hanım telefon etti. Hastaydı bebek. Taksiye atladığı gibi evin yolunu tuttu. Merdivenleri üçer beşer çıkıp zili çaldı sabırsızca. Kapı açıldığında anladı. Her şey bitmişti. Evin içinde bulunan polisler içeriye buyur ettiler onu kibarca. Yolun sonuna gelmişti. Açıkça anlattı tüm yaptıklarını. Önce karakol, sonra hastane ve mahkeme.
ALİ BALCI
SEDAT ÖZKÖMEÇİ
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|