kapat

15.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
"Galatasaray'a tam alışamadım"
Bir takımın formasını çıkarıp, diğerini giyiyor. Şimdi, 'alışamadığı' Cim-Bom'un renklerini taşıyor. Sergen'le futbolu, fırtınalı yaşamını ve arabalarını konuştuk

ÖZEL hayatından futbola, atlardan kızlara pek çok konuda konuştuğumuz Sergen Yalçın'ın futbol ve özel hayatı karışık, ama cep telefonu bir kerede ezberlenecek kadar kolay. "Akılda kalsın diye mi böyle kolay numaralar seçiyorsun?" diyorum. "Ben seçmiyorum yaa, telefoncu böyle veriyor" diyor. "Arabacıların" da sürekli adının başharflerini taşıyan SY plakası verdiklerini anlatıyor. 1 saat süren röportajımız boyunca cep telefonunu arabasında bırakıyor, bu arada tam 18 çağrı geliyor! Sergen röportaj boyunca sıkılmakla-sıkılmamak arası bir ifade ile soruları cevaplıyor.

'GENCİM, YILDIZIM, BEKARIM'
Sergen hiç de mütevazı sayılmayacak bir kişiliğe sahip. Medya ile yıldızının barışmamasının nedenini şöyle açıklıyor: "Benim suçum, çok göz önünde olmak. Hep milletin gördüğü yerlere gidiyorum. Star oyuncu, kaliteli oyuncuyum, yaşım da genç, bekarım da... 9 senedir 1'inci ligde oynuyorum, 9 senedir yıldızım. Kıskanıyorlar beni" Sergen sorularımıza ilginç yanıtlar veriyor, farklı açıklamalar yapıyor:

* Fatih Hoca ile aramız çok iyi. Kontrol falan yok. Bu yaştan sonra evden kontrol etmek çocukluk olur. Ama Fenerbahçe'deyken kontrol ediliyorduk. Evden, cepten, her yerden kontrol ediyorlardı.

'SIKILDIM, GİTMEK İSTİYORUM'
* Kendimi henüz Galatasaray'ın bir parçası olarak görmüyorum. Tam alışamadım açık söylemek gerekirse. Uyumluyuz ama transfer konusu çözülürse daha iyi olacak. Çünkü kafamı kurcalıyor. Galatasaray'da kalmak istiyorum. Henüz bir konuşma olmadı. Son Kocaeli maçı hariç, Galatasaray'da kötü maçım yok.

* Kötü oynadıktan sonra eve gidiyorum, kızıyorum kendi kendime. "Senden bir b.k olmaz, sen niye futbol oynuyorsun?" diyorum.

* Sezonu kapattım galiba. Bileğimde bir problem var. Her tarafında var. Dinlenmeyle geçiyor. Avrupa Şampiyonası'na kadar bir şey kalmaz.

* Bir an önce dışarı gitmek istiyorum. Bir teklif olursa hemen gideceğim. Avrupa Şampiyonası'nda iyi oynarsam... Sıkıldım buradaki insanlardan.

ZEMAN DİYE BİR ADAM...
*Beşiktaş'ı çok seviyordum, huzurluydum. Bir yönetici ile problem olana kadar. Dünyanın parasını kazandım. Reklam teklifleri geliyor ama küçük rakamlar. Ben küçük rakamlarla oynamam.

* İstanbulspor'u konuşmak istemiyorum. Ama ben gittim, ligte 4'üncü oldu. Fenerbahçe'de kısa bir dönem geçti. Zeman diye bir antrenör... Yurtdışında iş bulamamış, gereksiz antrenörleri alıyorlar getiriyorlar Türkiye'ye. Adamlar ahkam kesiyor.

* UEFA finalinde oynamıyorum diye üzülmüyorum. Hiçbir maçta oynamadım zaten.

*Artık düzgün ilişki arıyorum. Düzensiz ilişkilerim de oluyor tabii. Gece yanıma gelip reklam yapmak isteyen çok oluyor. Onlardan bıktım.

* Evlenmeye hazır hissettiğimde beni için öbür hayat bitmiştir. Eşim sanat camiasından da olabilir.

* Uzun ilişkim olmadı. 1 tane oldu, 3 yıl sürdü. Transfer olduktan, kafam rahatladıktan sonra ilişki düşünebilirim.

* Önemli olan güven. Kızlar bana güvenmiyor. Güven karşılıklı olur.

* Bir haftada 4 tane kızla yazdılar. Kimle çıkıyorum, ben de bilemiyorum.

* Her gece gezmem. Hafta içi çok nadir çıkarım. Haftasonları da maçlar var çıkamıyorum.

* Kendimi yakışıklı buluyor muyum? İdare ederiz işte. Manken de değiliz ama.

İNGİLİZLER BİLE ALEMCİ DİYOR!
* Yabancı basın da gece hayatımı sordu. İngiliz gazeteci geldi, "Seni İngiltere'de çok gezen, alemci tanıyorlar" dedi. Ünümüz dağılmış yani. Yurtdışında olsan kimse kaale almaz, oyununa bakarlar.

* En çok sıkıldığım soru "ağbi bu hafta maçı kazanır mıyız?" Gazete, kitap okumam, sıkılırım.

* At yarışını ufak ufak oynuyorum. Atlarımı sattım. Bir tek Sergen duruyor, ismimi taşıyor diye. Benim çok iyi atım vardı, sakatlandı. Ben de soğudum.

* Arabamın sigortası yok. Hız yaptığım için arabamı kimse sigorta yapmadı. Hız yapmayı seviyorum ama eskisi kadar zevk almıyorum. Kadranda en fazla 295 gördüm. İzmit yolunda yaptım. Arabayı süs diye almadık yani. Korkan insanlardan sıkılıyorum. Nissan arabam vardı, 250-260'la 2 kere motorunu yaktım.

* Arkadaşlarımın Harley motorunu kullanıyorum. Sakat, araba gibi değil. Almayı düşünmüyorum. Başımıza iş almayalım. Ama arabada korkmam.

Gamze REİSOĞLU


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır