IMF bankaları masaya yatırdı
Bankacılık sektörünü büyüteç altına alan IMF ve Dünya Bankası uzmanları, bankaların vade ve faiz riskinin arttığını ifade etti
Türk mali sektörünü, Dünya Bankası ile birlikte yakın gözetim altında tutan IMF uzmanları, çarpıcı değerlendirmelerde bulundular. Şubat ayında, ağırlıklı bölümünü İstanbul'da yaptıkları temasların ardından Türkiye Raporu hazırlayan IMF teknik ekibi, bankacılık sistemine özel bir bölüm ayırdı. Raporda, sektörün bugünkü durumu ve geleceği ile ilgili mesajlar verdi. IMF Mali Sektör uzmanlarının hazırladıkları raporun bir örneği Başbakan Ecevit ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a da ulaştırıldı.
BANKALAR KARLI MI?
IMF uzmanları, "Türk bankalarının oldukça kârlı oldukları şeklinde bir algılama var" ifadesiyle başladıkları tespitlerinde şu ifadelere yer verdiler:
* Kârlılık yüksek olmakla birlikte bu durum kısmen eflasyonun net faiz marjları üzerindeki etkisinden kaynaklanıyor.
* Enflasyon ve nominal faiz hadlerinin düştüğü ortamda bankalar bir defalık önemli ölçüde gelir elde edebilecektir.
* Ancak kritik nokta, bankaların topladıkları mevduatların vadesinin 3 aya kadar düşmüş olmasıdır. Ayrıca, vadesi 3 ile 4 yıl arasında değişen sabit faizli tüketici kredileri verilmektedir. Yani vade riski artmaktadır.
* Mart ayı itibariyle Hazine'nin iç borcu 4 milyar dolar artmıştır. Bu gelişme, banka kaynaklarının krediye dönüşme hızının yavaş seyrettiğini göstermektedir.
* Bankaların mevduat faizindeki disponibilite gibi yüklerle toplam maliyet yüzde yüzde 45'e çıkmaktadır. Bir yıllık tüketici kredisinin faizi aynı bazda yüzde 40'tır. Bu durumda bankaların faiz riski artmaktadır.
* Bankaların açık pozisyonlarındaki büyüklük üzerinde durulmalıdır.
* Bankaların, Merkez Bankası'nda yüzde 50'nin üzerinde bir faizle borçlanarak, ortalama yüzde 33-34 getirili uzun vadeli Hazine tahvillere yatırımları risk yaratır.
"Düşük enflasyonu sevecekler"
Raporda, bankalarla ilgili olumlu gelişmeler ise şöyle sıralandı:
* Yüksek enflasyonun düştüğü ortamda bazı kârlılık kaynakları ortadan kalkmakla beraber düşük enflasyon genel beklentilerin tersine uzun vadede yine de bankalara olumlu etki edecek.
* Ekonominin monetize olması, Türk parasının itibar kazanması, operasyon maliyetlerini aşağıya çekecek yeniden yapılanmanın sağlanması, bankaların mevduat ve kredi rakamlarını ve kârlılıklarını artıracak. Ancak operasyon maliyetlerini aşağı çekmeleri gerekiyor.
Şamil TAYYAR-Okan MÜDERRİSOĞLU
|