Dünyanın her tarafından seçilip aileleriyle birlikte Disney World'e getirilen gençlerle buluşma günü çok erken başladı.
Örnek gösterilen 10 kişiyi sabah yedide otelden aldılar.(Havaalanından itibaren her konuğa ayrı bir Cadillac limuzin ve rehber verildiğini ve gezinin sonuna kadar bu olanaklardan yararlanıldığını teşekkürle belirtmem gerikiyor)
Hani, "Kırmızı halı mı serseydik?" derler ya, toplantı binasına alındığımız özel yol gerçekten kırmızı halıyla kaplanmıştı ve her iki tarafında dev saksılara dikilmiş manolya ağaçları vardı.
Daha sonra sahneye çıktık, bir gün önceki provada gösterilen koltuklara oturduk.
Bu işler, sanki uzaya roket gönderilir gibi büyük bir dikkatle yapıldı.
Yaka mikrofonlarımız önceden takıldı, prova edildi.
Kendi alanlarında bir dev olan koca insanlar sahneye girmeden önce sıraya dizildi.
Kısacası her şey saniye sektirmeyen bir saat mükemmeliyeti içinde yürüdü.
Sahnede ABC televizyonunu ünlü ismi Jack Ford, önce, "İlham veren yetişkinler" olarak adlandırdığı bizlerin yaşam öykülerini özetledi, daha sonra, yönelttiği soruları cevapladık.
Salondaki çocuklar bu cevaplara büyük ilgi gösteriyorlardı.
Kuşkusuz en büyük ilgiyi uzaydaki ilk Amerikalı kadın astronot olan Dr.Sally Ride gördü.
Bir ara Jack Ford Türk Yunan yakınlaşmasındaki emeğimden söz ederek bana şimdiki durumu sordu.
Depremden sonra Türkiye ve Yunanistan'ın bir bahar havası yaşadığını anlatmam üzerine bütün salon, iki halkın dostluğunu ayakta alkışladı.
O salonda bizim çocuklarımızın olduğunu da bilmek heyecan vericiydi doğrusu.
Daha sonra görüştüğümüzde onlar da çok heyecanlandıklarını anlattılar bana.
Sahnede kendilerinden birisinin yer almasına sevinmişlerdi.
Aslında "örnek gösterilme" olayı için hepimizi onbin kilometre uzaktan buralara getirmişlerdi.
Türkiye'de çocuklarımıza örnek gösterilenleri bilseler, ne düşünürler di bilmiyorum.
Toplantı bittikten sonra bir saat boyunca her ülkeden, her renkten, her ırktan çocuğa imza verdik, birlikte resim çektirdik.
Ortalık çiçek bahçesi gibiydi