kapat

12.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Yeni dönem... Yeni sistem...

Aylarca "kimin Cumhurbaşkanı olacağı" tartışıldı... Oysa, asıl tartışılması gereken konu "sistemdi." Ama "kişiyi konuşmanın dayanılmaz cazibesi" sistem konusunu arka plana itti.

Ahmet Necdet Sezer daha "Cumhurbaşkanlığı adaylığı" kesinleşmeden. (25 Nisan sabahı)

"Sistemin... Çankaya'nın yetkilerinin" tartışılmasını istedi.

Yine pek "üstünde duran" çıkmadı.

Ancak istesek de, istemesek de...

"Bu konu" önümüzdeki dönemde "gündeme gelecek."

Öyleyse "bugünden" araştırılmalı... Konuşulmalı. Tartışılmalı.

Yani "yumurta kapıya gelmeden."

Yani "bir bunalım olmadan."

***

Demirel Çankaya'ya çıkınca (16 Mayıs 1993) hukukçuları topladı.

"Görevi... Yetkisi... Konumu" hakkında bir çalışma yapılmasını istedi.

Çalışma "üç ay" sürdü.

Ve Demirel'e 1993 Ağustos'unda "29 sayfalık bir rapor" verildi.

Rapor iki bölüm.

Birinci bölümün başlığı:

Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri.

15 sayfadan oluşan bu bölümde "Anayasa'nın bazı maddeleri... Tam 25 maddesi" sıralanıyor.

Bu maddelerde, Çankaya'nın "görevleri... Yetkileri" açık, açık belirtiliyor.

***

İkinci bölümün başlığı:

Cumhurbaşkanı'nın Türk siyasi sistemi içindeki hukuki ve siyasi konumu.

Bu bölümde belirtiliyor ki...

* 1982 Anayasası, TC Cumhurbaşkanı'nı parlamenter sistemlerde görülen, klasik Cumhurbaşkanı kavramının tamamen dışına çıkarmıştır. (İkinci bölüm, sayfa 3)

* Anayasamız, Cumhurbaşkanı'nı yasama, yürütme ve yargıya ilişkin yetkileri olan bir "üst Cumhuriyet Müessesesi" olarak düzenlemiştir.

* Bu üst Cumhuriyet Müessesesi, ülke yönetiminde" "En Üst Yüce Kurumdur."

*Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmek yetki ve görevine sahip Cumhurbaşkanı "En Üst İdari Makam" konumundadır. (Sayfa 4)

* Bu hüküm, Cumhurbaşkanı'nı, devletin üst çarkının "nazımı" durumuna getirmiştir. (Sayfa 5)

* Bu alandaki yetki, Cumhurbaşkanına "aktif inisiyatif" alma gücünü vermektedir.

* Cumhurbaşkanı'nın yasama, yürütme ve yargı alanına şamil yetkilere sahip olması, onun sistemde (acteur actif) olduğunu belirlemektedir. (Sayfa 7)

***

Ve gelelim rapordaki "en önemli" vurgulamaya:

- Yürürlükteki Anayasa'nın, Cumhurbaşkanı'na verdiği tüm yetkiler siyaset hukuku açısından değerlendirildiği zaman, Cumhurbaşkanı'nın ülkemizdeki konumunun parlamenter sistemdeki Cumhurbaşkanı'nın klasik konumu ile bir özdeşlik içinde olmadığı kesinlikle ortaya çıkmaktadır. (Sayfa 11)

Ahmet Necdet Sezer'in "25 Nisan söylemi" ile rapordaki bakış açısı "üst, üste oturuyor."

***

Konuyu "daha da" açacak olursak.

1982 Anayasası, Cumhurbaşkanı'na...

"Parlamenter sistem içinde, Başkanlık sisteminin öngördüğü yetki ve görevleri vermiştir. (Sayfa 12).

***

Süleyman Demirel dönemi "farklı bir dönemdi."

Siyasetten gelen... Devlet yönetiminde uzun yıllar geçiren karizmatik Demirel "Parlamenter sistem içinde Başkanlık yetkileri" kullandı.

Gücünü, yetkisini "Anayasa'dan alarak" kullandı.

Ahmet Necdet Sezer, Çankaya'yı "parlamenter sistem içindeki yerine" çekmek istiyor.

Tıpkı "Alman Cumhurbaşkanı'nın yeri" gibi.

Bu "çok önemli bir sistem konusu."

Mutlaka konuşulması... Araştırılması... Tartışılması gerekiyor.

Ama kimsenin umurunda değil.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır